Oval Ofis'te iç güvenlikle ilgili düzenlenen imza töreninin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Donald Trump, İran'ın askeri helikopteri düşürdüğünü kabul ettiğini hatırlattı. Helikopterdeki bombanın patlamamasının ve pilotların yara almadan kurtarılmasının daha büyük bir krizi önlediğini belirten Trump, Tahran yönetimiyle yürütülen nükleer müzakerelere de değinerek şu eleştirilerde bulundu:
"Anlaşmanın nasıl sonuçlanacağını göreceğiz. Anlaşmaya çok yaklaşmıştık ama bizi sürekli oyalıyorlar, bizi enayi yerine koyuyorlar. Bu anlaşmayı imzalamaları gerekiyor. Bu onlar için iyi bir anlaşma ancak onlara nükleer silaha sahip olma hakkı vermiyor, hatta nükleer silaha sahip olmalarını tamamen yasaklıyor."
"Işıkları kapalı 22 gemiyi ele geçirdik"
Trump, yürütülen askeri operasyonlar kapsamında radarlarını imha ettikleri İran'a ait petrol gemilerine yönelik gizli operasyonlar gerçekleştirdiklerini de ilk kez itiraf etti. Küresel enerji piyasalarında fiyat istikrarını sağlamak için milyonlarca varil petrol çıkardıklarını söyleyen ABD Başkanı, çarpıcı askeri detaylar paylaştı:
"Kimse bunu bilmiyor. İran da şu ana dek bilmiyordu. Geçen gece ışıkları kapalı (petrol taşıyan) 22 gemiyi ele geçirdik çünkü onların radarı yok, çünkü radarlarını paramparça ettik. O gemileri ele geçirdik. Bu yüzden petrolün varil fiyatı 85 dolar."
Trump'tan Erdoğan sorusuna yanıt: "O benim çok iyi bir dostum"
Basın toplantısında İsrailli bir muhabirin, Türkiye ile İsrail arasında bir askeri çatışma ihtimalinin bulunup bulunmadığına yönelik sorusunu da yanıtlayan Trump, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile olan güçlü kişisel ilişkisine vurgu yaptı. Türkiye ile İsrail arasında bir çatışma öngörmediğini belirten Trump, Erdoğan hakkında şu övgü dolu ifadeleri kullandı:
“O, benim çok iyi bir dostum ve birlikte çok iyi çalıştık. Onu seviyorum. Kendisi müthiş bir lider ve çok güçlü bir kişi. Böyle bir şey (çatışma ihtimali) duymadım. Duysaydım onu arardım ve her şeyin yolunda olduğundan emin olurdum. Türkiye ile böyle bir şeyin olacağını sanmıyorum. O bana saygı duyuyor, ben de ona saygı duyuyorum. Bunun da ötesinde, aramızda iyi bir dostluk var.”