ABD Başkanı Donald Trump, İran'da devam eden protestolar üzerine askeri müdahale ihtimalini değerlendirmeyi sürdürüyor. Beyaz Saray kaynakları, Pentagon’un nükleer tesisler ve balistik füze sistemlerinin yanı sıra, siber saldırılar ve güvenlik güçlerine yönelik nokta operasyonları içeren geniş bir plan yelpazesini başkana sunduğunu belirtiyor. Trump, sürece ilişkin yaptığı açıklamada, "Sürecin nasıl gelişeceğini izleyip göreceğiz." ifadesini kullanarak açık kapı bıraktı. Öte yandan, olası bir harekatın nükleer programı hedef alabileceği ancak siber müdahalelerin daha yüksek ihtimal olduğu vurgulanıyor.
Bölgesel aktörlerden erteleme ve itidal çağrısı
Gerilimin bölgesel bir savaşa dönüşmesinden endişe eden Orta Doğu ülkeleri, Washington hattında yoğun diplomasi trafiği yürütüyor. İsrail Başbakanı Netanyahu ve bazı Körfez ülkelerinin, saldırı planlarının ertelenmesi konusunda Trump yönetimine talepte bulunduğu iddia edildi. Özellikle Katar, Suudi Arabistan, Mısır ve Umman’ın, İran ile de temas kurarak misilleme döngüsünün engellenmesi için devreye girdiği belirtiliyor. Rusya aracılığıyla sağlanan temaslarda, tarafların birbirine karşı "ilk saldırıyı başlatmama" güvencesi verdiği öne sürülse de bölgedeki belirsizlik hakimiyetini koruyor.
"İran'dan hemen ayrılın”
Gerilimin somut bir göstergesi olarak ABD, İran’daki vatandaşlarına güvenlik riskleri nedeniyle ülkeyi derhal terk etmeleri yönünde uyarıda bulundu. Tahran Sanal Büyükelçiliği üzerinden yapılan açıklamada, vatandaşların hükümetten yardım beklemeden kendi tahliye planlarını yapmaları istenirken, "İran'dan hemen ayrılın. Ayrılamıyorsanız, evinizde ya da başka bir güvenli binada emniyetli bir yere geçin." denildi. Bu gelişmeyle eş zamanlı olarak, ABD’nin Orta Doğu'ya ek savaş uçakları ve hava savunma sistemleri sevk ettiği bildirildi.

Washington ve Tahran hattında sert mesajlar
İran yönetimi ise ülkede yaşanan protestolardan Batılı güçleri sorumlu tutuyor. İran Genelkurmay Başkanı Abdolrahim Musevi, ülkesinin "bu ölçekte bir yıkımla karşılaşmadığının" altını çizerek doğrudan müdahale uyarılarına tepki gösterdi.
Trump ise sosyal medya ve resmi açıklamaları üzerinden Tahran’ı uyararak, "İranlı liderlere şunu söylüyorum, ateş açmasanız iyi olur, çünkü biz de ateş etmeye başlarız." sözleriyle askeri yanıt verme kararlılığını yineledi.
ABD - İran ilişkilerinin tarihçesi
CIA destekli darbe
İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi, İngiltere-ABD ekseninde hareket etmesi nedeniyle ülkedeki milliyetçiler tarafından eleştiriliyordu. İran petrolünün millileştirilmesi hareketine önderlik eden Başbakan Muhammed Musaddık, 19 Ağustos 1953'te ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) tarafından tertip edilen ve "Ajax operasyonu" olarak tarihe geçen darbeyle devrildi. Musaddık, askeri mahkemede "ihanet" suçlamasıyla yargılanıp mahkum edildi. 3 yıllık hapis cezasından sonra, memleketi Ahmed Abad köyünde ölünceye kadar ev hapsinde tutuldu.
Tahran'da ABD Büyükelçiliği baskını
Ülke içinde 1970'li yıllarda muhalif hareketlerin güçlendiği dönemde, sürgündeki din adamı Humeyni, Şah'a karşı siyasal muhalif grupları bir araya getirdi. İslamcı, solcu ve liberal grupların ortaklaşa gerçekleştirdikleri devrim neticesinde Şah, ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.
Humeyni, 11 Şubat'ta devrim yaptı. Devrim taraftarları, 4 Kasım 1979'da ABD'nin Tahran Büyükelçiliğini basıp 52 çalışanını rehin aldı.
Washington yönetimi, 1980'de İran ile diplomatik ilişkilerini kesti. Dönemin ABD Başkanı Jimmy Carter'ın görev süresinde yapılan rehine kurtarma operasyonu, başarısız oldu. İran, 1981'de Carter'ın makamını Ronald Reagan'a bırakmasından hemen sonra, 444 gün tuttuğu rehineleri serbest bıraktı.
ABD 1984'te İran'ı, terörü finanse eden ülkeler listesine aldı. Reagan, 2 yıl sonra ülkenin ambargo kararını delen ve tarihe İran-Kontra skandalı veya "Irangate" olarak geçen gizli silah anlaşmasını itiraf etti.
Basra Körfezi'nde 1988'de ABD'ye ait Vincennes Savaş Gemisi, 290 kişiyi taşıyan İran uçağını vurdu. Washington yönetimi, uçağın "yanlışlıkla" vurulduğunu ileri sürdü.
Bush ve Obama dönemi
ABD Başkanı George W. Bush, 31 Ocak 2002'de Kongre'de yaptığı ‘‘Birliğin Durumu’’ konuşmasında Irak, İran ve Kuzey Kore'yi "Şeytan Ekseni" olarak tanımladı. ABD'li yetkililer Tahran'ı, gizli nükleer silah programını hayata geçirmekle suçladı.
İran'da 14 Haziran 2013'te cumhurbaşkanı seçilen Hasan Ruhani, ülkesinin ekonomik ilişkilerini küresel ölçekte geliştirmek istediğini belirtti. Ruhani ve Obama, Eylül 2013'te bir telefon görüşmesi yaptı. Bu görüşme, 34 yıl aradan sonra iki ülke liderleri arasında gerçekleşen ilk temas olarak kayda geçti.
Trump dönemi
Trump, 8 Nisan 2019'da İran Devrim Muhafızları Ordusunun ABD'nin yabancı terör örgütleri listesine eklendiğini duyurdu. İran Ulusal Yüksek Güvenlik Konseyi de aynı gün yayımladığı açıklamada, ABD Merkez Kuvvetlerini (CENTCOM) terör örgütleri listesine aldığını bildirdi.
