15 Haziran 2026 Pazartesi
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Açık
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Dünya ABD ve İran arasında kritik imza tarihi belli oldu

ABD ve İran arasında kritik imza tarihi belli oldu

İsrail'in sahadaki askeri müdahalelerine ve sert itirazlarına rağmen ABD ile İran arasında tarihi bir barış mutabakatı sağlandı. Türkiye, BM ve bölge ülkelerinin yoğun diplomatik çabalarıyla olgunlaşan süreçte, Hürmüz Boğazı'nın kalıcı olarak ücretsiz geçişe açılması kararlaştırıldı. Tahran'ın nükleer kapasitesini sınırlandıran ve Orta Doğu'da kalıcı ateşkesi hedefleyen anlaşmanın resmi imza töreni cuma günü İsviçre'de gerçekleştirilecek.

kaynak:
AA

Tarihi uzlaşmaya doğru adımlar atılırken ilk hareketlilik İsrail kanadında yaşandı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüşebilmek adına güvenlik kabinesiyle gerçekleştirdiği kritik toplantıyı yarıda kesti. Bu telefon görüşmesinde Trump, Netanyahu'ya İran ile bir anlaşmaya varılması konusunda kararlı olduğunu ve sürecin aynı gece neticelenebileceğini aktardı. Paralel şekilde İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da ABD'li mevkidaşı Pete Hegseth ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.

Bu diplomatik temasların hemen ardından İsrail ordusu, yürürlükteki ateşkese ve uzatılan sürelere rağmen Lübnan'ın güneyindeki Gassaniye beldesine bir hava saldırısı düzenledi. Bir meskenin hedef alındığı bu bombardımanda evde bulunan bir karı koca yaşamını yitirdi.

Saldırının hemen akabinde, ABD ve İran arasındaki uzlaşma duyurularının yapıldığı dakikalarda İsrail ordusundan yeni bir askeri açıklama geldi. İsrail Hava Kuvvetleri, Lübnan yönünden ülke hava sahasına giren bir insansız hava aracının (İHA) başarıyla düşürüldüğünü, operasyon esnasında genel prosedürler gereği herhangi bir uyarı sireninin çalınmadığını bildirdi.

İran’dan "Direniş" vurgusu ve anlaşmanın kapsamı

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in iki ülkenin barış anlaşmasına vardığını dünyaya ilan etmesinin ardından İran tarafı ilk resmi tepkiyi verdi. İran devlet televizyonunda yer alan haberde, silahlı kuvvetlerin ve halkın gösterdiği kararlı direncin, ABD'yi savaşın bittiğini kabul etmek durumunda bıraktığı savunuldu.

Hemen ardından kameralar karşısına geçen İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Ali Garibabadi, "İslamabad Mutabakat Zaptı" metninin tamamen hazır olduğunu ve resmi imza töreninin cuma günü İsviçre'de yapılacağını duyurdu. Garibabadi, anlaşma sonrası başlayacak 60 günlük süreçte nükleer program, yaptırımlar ve ekonomik mekanizmaların müzakere edileceğini belirtti. Ayrıca askeri operasyonların derhal sonlandırılacağını ifade eden Garibabadi, bu barış planının Lübnan cephesini de kapsadığını dünyaya ilan etti.

Trump’ın ilk açıklaması

Gelişmelerin ardından ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarla anlaşmanın tamamlandığını duyurdu. Hürmüz Boğazı'nın ücretsiz geçişlere açılmasını ve ABD Donanması'nın uyguladığı deniz ablukasının kaldırılmasını onayladığını belirten Trump, "Dünyanın gemileri, motorlarınızı çalıştırın. Petrol aksın." ifadelerini kullandı.

Trump ikinci paylaşımında ise bizzat kendisinin buralarda başarılı olduğunu vurgulayarak, geçmiş liderlerin aksine bölgeye gerçek barış ve güvenliği getirebilecek tek başkanın kendisi olduğunu ileri sürdü. Trump, cuma günü atılacak imzalarla birlikte boğazdaki mayınların temizleneceğini ve petrol akışının yeniden başlayacağını müjdeledi.

Katar, İngiltere ve Birleşmiş Milletler'den destek mesajları

Küresel mutabakatın ilanı, uluslararası camiada geniş bir yankı buldu. Katar Dışişleri Bakanlığı, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisini garanti altına alan bu hamleyi büyük bir memnuniyetle karşıladıklarını açıkladı. Katar, bu sürecin küresel ekonomiye derin bir nefes aldıracağını ve bölge halklarının çıkarına hizmet edeceğini kaydetti.

Benzer bir destek açıklaması İngiltere Başbakanı Keir Starmer'dan geldi. Starmer, savaşın bitmesi ve Hürmüz Boğazı'nın açılması adına atılan bu adımı memnuniyetle karşıladığını belirterek, tarafları ve ara buluculuk yapan ülkeleri tebrik etti. İngiliz Başbakan, bundan sonraki süreçte nükleer detayların netleştirilmesine odaklanılması gerektiğinin altını çizdi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres de sözcülüğü aracılığıyla yazılı bir açıklama yayımladı. Guterres, kalıcı ateşkes ve Hürmüz Boğazı'nın açılması kararlarından büyük sevinç duyduğunu belirterek; Türkiye, Pakistan, Katar, Mısır ve Suudi Arabistan gibi bölgesel aktörlerin yürüttüğü samimi diplomatik çabalara derin takdirlerini sundu.

Türkiye’den en üst düzeyde memnuniyet mesajları

Uluslararası tepkilerin ardından Türkiye, sürece olan desteğini en üst düzeyde ilan etti. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, Orta Doğu'da istikrarın tesisi için bu uzlaşmayı sevinçle karşıladıklarını belirtti. Duran, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde barışçıl diplomasiye katkı sunmaya devam edeceğini vurguladı.

Hemen ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bizzat bir açıklama yayımlayarak, "ABD ve İran arasında varılan mutabakatı, bölgemizde sulh-u sükunun hakim kılınması adına önemli bir gelişme olarak görüyor, memnuniyetle karşılıyorum." ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı:

“Tüm dünyanın uzun süredir ihtiyaç duyduğu bu haberin bölgemizde kalıcı huzur ve güven ortamının tesisine vesile olmasını yürekten temenni ediyorum. İmzaların atılacağı güne kadarki süreçte gerilimi tırmandıracak söylem, tahrik ve eylemlerden kaçınılması ve olası sabotajlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum. Bu neticenin alınmasında ABD ve İran liderlikleri başta olmak üzere müstesna ara buluculuk gayretleri için Pakistan’a teşekkür ediyorum. Ayrıca Katar ve Suudi Arabistan’ın diplomatik girişimlere sağladıkları desteği takdirle karşıladığımı ifade etmek istiyorum. Türkiye olarak bölgemizde barışın, istikrarın ve huzurun tesisine yönelik her türlü çabayı desteklemeye, diplomasi ve uluslararası hukuk temelinde kalıcı çözümlere katkı sunmaya devam edeceğiz.”

Sürecin olgunlaşmasıyla birlikte Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da resmi bir paylaşımda bulundu. Savaşın sonlandırılması adına varılan mutabakatın tarihi bir eşik olduğunu belirten Fidan, “ABD ile İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi amacıyla varılan mutabakatı memnuniyetle karşılıyoruz. Söz konusu mutabakat, bölgede kalıcı barış ve istikrarın tesisi yolunda önemli bir merhale teşkil etmektedir. Tamamlayıcı görüşmelerin de yapıcı bir tutumla sürdürülmesini ümit ediyoruz. Bu önemli adımı atan taraflar ile arabuluculuk rolü üstlenen Pakistan’ı ve Katar başta olmak üzere sürece katkı sağlayan diğer ülkeleri kutluyoruz. Varılan mutabakatın sabote edilmesine yönelik girişimlerin önlenmesi ve bölgesel barış ile güvenliğin korunması açısından ilgili tüm ülkelerin sağduyulu ve sorumlu bir tutum sergilemesi büyük önem taşımaktadır. Türkiye olarak, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bu sürece başından beri büyük bir destek ve emek verdik. Bölgemizde barış, huzur ve istikrarın tesis edilmesine yönelik desteğimiz kesintisiz devam edecektir.” ifadelerini kullandı.

Hemen peşinden Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, sosyal medya üzerinden ülkesinin duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bu atılımın küresel piyasalara güven aşıladığını ifade eden Dar; süreç boyunca yapıcı ortaklık sergileyen Türkiye, Suudi Arabistan, Katar, Mısır ve Birleşmiş Milletler'e teşekkürlerini sundu. Dar, cuma günü İsviçre'nin Cenevre kentinde yapılacak olan imza törenini büyük bir sabırsızlıkla beklediklerini kaydetti.

Gelişmelerin son aşamasında ABD Başkanı Donald Trump, mutabakatın tüm detaylarını paylaşmak üzere New York Times gazetesine özel bir mülakat verdi. Trump, Hürmüz Boğazı'nda kalıcı bir ücretsiz geçişin sağlandığını, bu anlaşmanın 2015 yılında Barack Obama döneminde yapılan nükleer anlaşmadan fersah fersah daha iyi olduğunu savundu. İran'ın düşük düzeyde uranyum zenginleştirmeyle sınırlandırılacağını ve kapasitesinin asla askeri amaçlara hizmet edemeyeceğini aktaran Trump, uranyum faaliyetlerinin askıya alınma süresi üzerinde (15 ya da 20 yıl) müzakerelerin hala sürdüğünü ifade etti.

İsrail Başbakanı Netanyahu'nun sert itirazlarına rağmen bu anlaşmayı masaya getirdiğini vurgulayan Trump, İsrail'in barış arifesindeyken Beyrut'a yaptığı saldırıyı da açıkça eleştirerek "Bu yaşanmamalıydı" dedi. Netanyahu için "Çok zor bir adam" nitelemesini kullanan Trump, dürüst olmak gerekirse İsrail'in kendilerine şükran duyması gerektiğini, zira İran'ın nükleer silaha sahip olması durumunda İsrail'in iki saat bile ayakta kalamayacağını iddia etti.

Trump konuşmasının sonunda net bir uyarıda bulunarak, Tahran yönetiminin nihai bir nükleer anlaşmaya varamaması durumunda, durdurulan askeri saldırı emirlerini derhal yeniden başlatacağını açıkça ilan etti. Tüm bu yaşanan gelişmelerin ardından Pakistan Başbakanı Şerif, cuma günü İsviçre'de yapılacak resmi törenle barış imzalanacağını resmen teyit etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *