Die Zeit analizinde, Antalya Diplomasi Forumu’nun mevcut küresel güç dağılımındaki değişimi görünür hale getirdiği belirtildi. Türkiye’nin farklı kriz hatlarında aynı anda temas kurabilen diplomasi anlayışına dikkat çekilen yazıda, Alman hükümetinin ise bu yeni zeminin dışında kaldığı yorumu yapıldı.
Analizde, "Dünya Antalya’da geleceği tartışırken Almanya kapının dışında kaldı." ifadelerine yer verildi.
“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan herkesle konuşuyor”
Yazıda, Türkiye’nin farklı aktörlerle eş zamanlı temas kurabilen diplomatik esnekliğine özel vurgu yapıldı. Bu çerçevede Ankara’nın, klasik blok siyasetinin ötesine geçen bir ilişki ağı kurduğu değerlendirmesi öne çıktı.
Analizde şu ifadeler kullanıldı:
"Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan herkesle konuşuyor: Ukraynalılarla ve Ruslarla, Ermenilerle ve Azerbaycanlılarla, İranlılarla ve Amerikalılarla. Bu, bir sarkaç gibi ileri geri sallanan bir politika."
Bu değerlendirmeyle Türkiye’nin aynı anda birden fazla kriz başlığında aktif temas yürütebilme kapasitesine işaret edildi.
Türkiye’yi arabulucu, gerektiğinde yardım götüren aktör olarak gördüler
Die Zeit, Türkiye’nin son yıllarda yalnızca bölgesel değil, daha geniş coğrafyalara yayılan ince işlenmiş bir ilişki ağı kurduğunu vurguladı. Analizde, Ankara’nın çatışmalarda arabulucu rolü üstlendiği, ihtiyaç anlarında ise yardım sağlayan bir aktör olarak kendisini giderek daha başarılı şekilde konumlandırdığı ifade edildi.
Bu çerçevede Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un da Antalya’da bulunmasının, Türkiye’nin tüm taraflara açık diplomatik yaklaşımının bir sonucu olduğu değerlendirmesi yapıldı.
“Kararlar, odada bulunanlar tarafından alınır”
Analizde, diplomasi tarafında belirleyici olanın masada bulunmak olduğu vurgulandı. "Kararlar, odada bulunanlar tarafından alınır" anlayışına atıf yapan değerlendirme, Antalya’daki zirvenin bu gerçeği yeniden ortaya koyduğunu savundu.
Ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın forumun açılışında Türkiye’yi "barışın anahtarı" olarak tanımladığı ve organizasyonu "geleceğe dair bir umut platformu" olarak nitelendirdiği aktarıldı.
Türkiye’ye övgü, Almanya’ya açık eleştiri
Analizin en dikkat çekici yönlerinden biri de Avrupa’ya, özellikle de Almanya’ya yönelttiği eleştiriler oldu. Yazıda, değişen dünya düzenine Avrupa’nın yeterince hızlı uyum sağlayamadığı ifade edildi.
ABD’nin küresel rolünü kademeli olarak azaltmasının ardından bölgesel aktörlerin daha fazla önem kazandığı belirtilirken, Avrupa Birliğinin bu yeni tabloda nasıl konumlanacağına ilişkin ciddi soru işaretleri bulunduğu kaydedildi.
Büyük Avrupa ülkeleri Antalya’da yoktu
Antalya’daki görüşmelerde Avrupa Birliğinin sınırlı bir rol oynadığına dikkat çeken analiz, büyük Avrupa ülkelerinden üst düzey katılımın olmamasını da eleştirdi. Değerlendirmede, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın forum üzerinden geniş uluslararası ilişki ağını sergilediği, buna karşılık Almanya’nın bu ağın dışında kaldığı ifade edildi.
Zirveye katılan Hessen Eyaleti Uluslararası İlişkiler Bakanı Manfred Pentz’in, daha fazla üst düzey Alman siyasetçinin forumda yer almasının "stratejik açıdan akıllıca olacağı" yönündeki görüşüne de yer verilen analizde, dünya geleceğinin tartışıldığı bir platformda Almanya’nın yokluğunun dikkat çekici olduğu vurgulandı.
Son cümleyi onlar kurdu
Die Zeit’ın Antalya tablosuna ilişkin yaptığı değerlendirmeye göre Türkiye sahadaydı, masadaydı ve oyunun içindeydi. Almanya ise bu yeni diplomatik zeminde görünür olamadı.
Analizde, "Dünya Antalya’da geleceği tartışırken Almanya kapının dışında kaldı." değerlendirmesinde bulunuldu.