ABD’nin İsrail ile birlikte İran’a yönelik saldırıları, Venezuela’da Maduro’ya karşı gerçekleştirilen müdahale ve Grönland’ın yönetimi üzerindeki devralma talepleriyle "tek taraflı" bir güç gösterisine giriştiği süreçte, Pekin sessizliğini bozdu.
Çin Ulusal Halk Kongresi (ÇUHK) Sözcüsü Lou Çincien, yasama meclisinin yıllık genel kurulu öncesinde düzenlediği basın toplantısında, "küresel sistemin çözülüşüne" dair endişeleri yanıtlayarak dünyaya adeta bir "egemenlik manifestosu" sundu.
"Kaderimizi dikte ettiremezsiniz"
Sözcü Lou, uluslararası ilişkilerde güç kullanımının yükselmesine karşı net bir mesaj verdi. "Büyük veya küçük olmasına bakılmaksızın tüm ülkeler arasında karşılıklı saygı ve eşitlik olmalı" diyen Lou, sert bir dille şunları kaydetti:
"Hiçbir ülkenin uluslararası ilişkilerde tek başına hakim olmaya, diğer ülkelere kaderini dikte ettirmeye, kalkınma avantajlarını tekeline almaya ve dünyaya yalnız kendi istediğini dayatmaya hakkı yok."
Çin yönetimi, bu açıklamalarıyla ABD’nin son dönemdeki "müdahaleci dış politikasını" BM Şartı’na aykırı bir "dayatma" olarak kodladı.
İran ve Venezuela mesajı: "Egemenliğe saygı"
Pekin’in açıklamaları, özellikle ABD ve İsrail’in İran’daki operasyonlarına yönelik doğrudan bir uyarı niteliği taşıyor. Çin'in durumu "yakından izlediğini" belirten Sözcü Lou, "İran'ın egemenliğine, güvenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini" vurguladı. Askeri operasyonların derhal durdurulması çağrısında bulunan Çin, Orta Doğu’da istikrarın anahtarının "daha fazla müdahale değil, diyalog" olduğunu savundu.