İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Çinli mevkidaşı Vang Yi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, bölgesel gerilimin gölgesindeki Hürmüz Boğazı'nın durumunu değerlendirdi. ABD ve İsrail ile yaşanan askeri hareketlilik nedeniyle gemi trafiğinde yaşanan aksamalara değinen Arakçi, uluslararası enerji sevkiyatı için hayati önem taşıyan boğazın statüsüne açıklık getirdi. Arakçi, deniz yolunun güvenliğine ilişkin, "Hürmüz Boğazı herkese açıktır ve tüm gemiler güvenle geçebilir fakat (bizimle) savaşan ülkeler söz konusu değildir." ifadesini kullandı.
Barış ve kapsamlı ateşkes vurgusu
Görüşmede İran halkının ulusal egemenlik konusundaki kararlılığına dikkat çeken Arakçi, bölgedeki istikrarsızlığın sona ermesi için kalıcı çözümlere ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Çin'in diplomatik süreçlerdeki rolüne vurgu yapan Bakan Arakçi, şu değerlendirmelerde bulundu:
"İran halkı yabancı saldırganlığa direniş ve ulusal egemenlik ile bağımsızlığı koruma konusunda her zamankinden daha fazla birlik içindedir. Geçici değil kapsamlı bir ateşkes istiyoruz. Tüm tarafların gerilimi yükseltmek yerine düşürecek adımlar atmalarını umuyoruz. Çin'in çatışmaların sonlandırılması ve barışın teşvik edilmesi için olumlu rol oynamasını bekliyoruz."
Çin'in krizlere karşı diyalog yaklaşımı
Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi ise Pekin yönetiminin meselelere bakış açısını "güç kullanımı yerine müzakere" olarak özetledi. Çin'in enerji ithalatının yaklaşık yüzde 45'inin Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşmesi, bu hattın Pekin için stratejik önemini artırıyor. Bakan Vang, görüşmede şu ifadeleri kaydetti:
"Krizlerin güç kullanımıyla değil diyalog ve müzakereyle çözümünden yanayız. Bu, İran devletinin ve halkının çıkarına olduğu kadar uluslararası toplumun da genel arzusudur. Umarız tüm taraflar barış için tüm fırsatları ve fırsat pencerelerini değerlendirir ve barış sürecini en kısa zamanda başlatır. Çin, tarafsız ve objektif bir duruş sergilemeyi sürdürecek, diğer ülkelerin egemenliğine yönelik ihlallere karşı çıkacak, çatışmaları sonlandırmak ve barışı teşvik etmek için etkin şekilde çalışacak, bölgesel barışa ve istikrara kendini adayacaktır."