İsrail basınında Türkiye başlığı yine hedefe oturdu. Haaretz’in analizinde Ankara, bir yandan savaşa karşı duran, diğer yandan bölgesel tabloda yeni manevra alanları arayan bir aktör gibi resmedildi. Türkiye cephesinde ise çizgi, askeri tırmanmayı büyütecek adımlara karşı çıkıp diplomasiyi canlı tutma ve istikrarsızlığın yayılmasını engelleme yönünde kuruldu.
Haaretz’in çıkarcılık iftirası: “Karşı çıktı ama kar hesabı yapıyor”
Haaretz’te yayımlanan analizde, Türkiye’nin İran savaşı karşısında pozisyonunu “karşı çıkış” olarak koyduğu ancak aynı zamanda krizin ürettiği siyasi ve ekonomik boşluklardan fayda sağlamak isteyebileceği iddia edildi. Yazıda, Ankara’nın bölgesel denklemde avantaj üretebileceği başlıklar üzerinden bir okuma yapıldı ve Türkiye’nin “fırsat” aradığı yorumu öne çıkarıldı.
Haaretz’in kullandığı dil, Türkiye’yi “savaş karşıtı” çizgiden ziyade “kazanç hesabı” parantezine çekmeye çalıştı. Bu çerçeve, İsrail medyasında son dönemde sıkça görülen “Türkiye’nin bölgesel ağırlığı büyüyor” anlatısının sert bir türevi olarak dikkat çekti.

Neden şimdi: İsrail medyasında “Türkiye büyüyor” okuması
Haaretz’te daha önce yayımlanan bir başka yazıda da İran savaşının “daha az Amerika, daha çok Türkiye” gibi bir bölgesel düzene kapı aralayabileceği yorumlanmıştı. Bu tür yorumlar, Türkiye’nin sahadaki ağırlığının ve diplomasi kapasitesinin İsrail basınında bir “risk başlığı” olarak konumlandığını gösteren işaretler arasında yer aldı.

Bu nedenle son analizdeki “fırsat kolluyor” dili, yalnız güncel bir değerlendirme değil; Türkiye’nin rolünü gölgelemeye dönük bir çerçeve kurma çabası olarak da okunabilir.
Türkiye’nin çizgisi: Askeri tırmanmaya karşı diplomasi vurgusu
Türkiye cephesinde ise İran dosyasında ana hat, askeri müdahale ve tırmanmanın bölgeyi daha büyük bir istikrarsızlığa sürükleyeceği uyarısı üzerine kuruldu. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Türkiye’nin askeri müdahaleye karşı çıktığını ve önceliğin istikrarsızlıktan kaçınmak olduğunu söylemişti.
Bu yaklaşım, Ankara’nın “savaşın genişlemesini önleme ve diplomasiyi işletme” çizgisini temel alan bir pozisyon aldığını gösterdi. Aynı başlık, İsrail medyasındaki “Türkiye fırsat peşinde” çerçevesinin karşısına, Türkiye’nin resmi söyleminde öne çıkan “istikrar, diplomasi ve çatışmayı büyütmeme” hattını koydu.
“Fırsat” söylemi neyi hedefliyor?
Haaretz’in analizinde kullanılan “fırsat/kazanç” dili, Türkiye’nin savaş karşıtı pozisyonunu ikinci plana iten bir çerçeve üretti. Böylece Ankara’nın diplomatik girişimlerini ve istikrar vurgusunu “hesap” parantezine sıkıştıran bir anlatı kuruldu. İsrail medyasında Türkiye’ye yönelik bu tür etiketlemelerin, sahadaki gerçeklikten çok algı üretmeye hizmet ettiği değerlendirmesi öne çıktı.
Türkiye’nin diplomasi hattı hedefe konuldu
Haaretz’in “Türkiye fırsat kolluyor” iddiası, İsrail basınında Ankara’ya karşı kurulan yeni hedefleme dilinin bir örneği olarak kayda geçti. Türkiye’nin resmi çizgisi ise askeri tırmanmayı büyütecek adımlara karşı çıkıp diplomasi ve istikrar vurgusunu öne çıkardı. Bu tablo, İran savaşı dosyasında yalnız cephelerin değil, bölgesel rol mücadelesinin de medya dili üzerinden sürdüğünü gösterdi.