Haaretz gazetesinde yayımlanan "İsrail, Gazze'ye giden küçük sivil yelkenli teknelerden neden bu kadar korkuyor?" başlıklı analizde, 44 farklı ülkeden 428 aktivistin yer aldığı bu sivil inisiyatifin İsrail hükümetinde yarattığı büyük sarsıntı ele alındı. Yazıda, filonun asıl etkisinin askeri güçten değil, "hükümetlerin yaşanan felaketi bir rutin haline getirmek için daha fazla çaba sarf ettiği bir dönemde, dikkatleri zorunlu olarak yeniden Gazze'ye çekebilme becerisinde yattığına" dikkat çekildi.
"İnsanların o tekneden ne gördüğünü kontrol altında tutmak çok daha zor bir iş haline geliyor"
İsrail ordusunun sivil ve durdurulması kolay teknelere karşı adeta devasa bir askeri operasyon yürüttüğünü belirten gazete, Tel Aviv'in dijital dünyada yayılan mesajları ve aktivistlerin şeffaf iletişimini engelleyemediğini şu cümlelerle itiraf etti:
"İnsanların o tekneden ne gördüğünü kontrol altında tutmak çok daha zor bir iş haline geliyor. Her tekne canlı olarak çevrimiçi yayın yapıyor, hareketleri çevrimiçi olarak takip ediliyor. Aktivistlerin İsrail tarafından gözaltına alındıklarında sosyal medyada yayınlanacak önceden kaydedilmiş mesajları var."
Sivil gemilerin askeri dengeleri tek başına değiştiremeyeceği ancak "Gazze'yi çevreleyen siyasi düzene yönelik bir meydan okumaya" dönüştüğü vurgulanan analizde, Başbakan Netanyahu dahil üst düzey yetkililerin bu sivil hareketi çok büyük bir küresel risk gibi göstermeye çalıştığı aktarıldı.
"İsrail neden bu kadar korkuyor?"
İsrail yönetiminin iç kamuoyunu konsolide etmek ve dünyadan yükselen tepkileri bastırmak için geliştirdiği savunma mekanizmasının ters teptiğini belirten yazı, şu çarpıcı soruyla noktalandı:
“Eğer aktivistleri taşıyan küçük bir sivil filo, askeri seferberliği, başbakan övgüsünü ve ulusal güvenlik söylemini tetikleyebiliyorsa, o zaman sorulması gereken soru şu: İsrail neden bu kadar korkuyor?”