19 Haziran 2026 Cuma
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Kapalı
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Dünya İsrail’den ABD-İran mutabakatına sert tepki: "Tel Aviv'in çıkarlarına aykırı, kötü bir anlaşma"

İsrail’den ABD-İran mutabakatına sert tepki: "Tel Aviv'in çıkarlarına aykırı, kötü bir anlaşma"

Pakistan arabuluculuğunda ABD ile İran arasında imzalanan "İslamabad Mutabakatı" İsrail kanadında büyük bir yankı ve tepkiyle karşılandı. İsrailli üst düzey yetkililer, askeri uzmanlar ve siyasetçiler, yürürlüğe giren mutabakat zaptının Tel Aviv'in bölgesel çıkarlarına tamamen aykırı olduğunu savunarak gelişmeyi "kötü bir anlaşma" olarak nitelendirdi.

kaynak:
AA

İran ile Amerika Birleşik Devletleri arasında yürütülen diplomatik temaslar neticesinde 14 Haziran tarihinde duyurulan 14 maddelik mutabakat zaptı, 18 Haziran tarihinde İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak resmen yürürlüğe girdi. Savaşın sonlandırılmasını ve gerilimin müzakerelerle çözülmesini hedefleyen bu adım, İsrail kamuoyunda ve devlet kademelerinde ABD ve İsrail aleyhine bir tablo oluşturduğu gerekçesiyle hedef tahtasına oturtuldu.

Eski Mossad yöneticisinden Hürmüz Boğazı uyarısı

İsrail dış istihbarat teşkilatı Mossad bünyesinde geçmişte İstihbarat ve Operasyonlar Başkanlığı görevini yürüten Haim Tomer, imzalanan metni sert bir dille eleştirdi. Bu mutabakatın ABD'nin 2018 yılındaki nükleer anlaşma hamlesine kıyasla çok daha az kazanım sağladığını belirten Tomer, İsrail'in İran ile ağır bedeller ödeyerek mücadele ettiğini hatırlattı. Anlaşmanın İsrail ve Körfez ülkeleri açısından olumsuz sonuçlar doğuracağını savunan Tomer, düzenlemenin İran ve Umman'a Hürmüz Boğazı üzerindeki gemi geçişlerini kontrol etme ve düzenleme yetkisi tanıdığına dikkat çekti.

"Tahran rejiminin hayatta kalmasını garanti ediyor"

İsrail ordusu eski İstihbarat Dairesi (AMAN) Başkanı Tamir Hayman da mutabakatın stratejik sonuçlarına değindi. Hayman, ABD-İran mutabakatının Tahran rejiminin varlığını sürdürmesini güvence altına aldığını ve ülkeye oldukça cömert bir ekonomik destek kapısı araladığını iddia etti. İsrail'in en başından beri İran'a karşı bir savaş stratejisi yürütmemiş olmasının daha doğru bir tercih olacağını belirten mevcut askeri politikaları eleştirdi.

Medya ve siyaset dünyasından da benzer eleştiriler yükseldi. İsrail Kanal 14 televizyonu program sunucusu Tal Meir, mutabakatın İran yönetiminin müzakere masasında sergilediği yüksek özgüvenin gerekçesini net bir şekilde ortaya koyduğunu ifade etti.

Likud cephesinden Lübnan çıkışı: "Geri çekilmeyeceğiz"

Binyamin Netanyahu'nun lideri olduğu Likud Partisi Milletvekili Avichay Buaron ise mutabakat maddelerine meydan okuyan bir açıklamada bulundu. Anlaşma hükümlerine tezat olarak İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki işgal faaliyetlerinden vazgeçmeyeceğini öne süren Buaron; Netanyahu'nun, Başkan Trump'a Lübnan'dan çekilmeye niyetleri olmadığını ve kuzeyde yaşayan İsrail vatandaşlarını tehlikeye atmayacaklarını ilettiğini iddia etti. Buaron, İsrail'in kendi çıkarlarından hiçbir şekilde ödün vermeyeceğini savundu.

İslamabad Mutabakatı neleri kapsıyor?

Pakistan'ın ara buluculuğuyla olgunlaşan ve iki ülke liderinin imzasıyla resmiyet kazanan İslamabad Mutabakatı, bölgedeki askeri hareketliliği durdurmayı amaçlayan kritik maddeler barındırıyor. Yürürlüğe giren mutabakat metni Lübnan da dahil olmak üzere bölgedeki çatışmaların ve savaş halinin tamamen sona erdirilmesini, kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli geçişlere açılmasını ve ABD tarafından İran'a yönelik uygulanan deniz ablukasının tamamen kaldırılmasını içeriyor.

Savaşın durdurulmasını içeren bu ilk adımın ardından, tarafların kalıcı ve nihai bir anlaşmaya varabilmek adına yakın tarihte 60 günlük yeni bir müzakere takvimini başlatması öngörülüyor. Bu süreçte İran'ın nükleer programı ve yaptırımların tamamen kaldırılması gibi kritik dosyalar masaya yatırılacak.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *