Resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Suudi Arabistan'ın Cidde kentinde medya mensuplarının karşısına geçen Başbakan Carney, dış politika vizyonuna ve küresel ortaklıklara dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Cidde'ye gerçekleştirdiği ziyaretin bölge ve dünya siyaseti açısından kritik önemine değinen Başbakan Carney, bölgesel meselelerin çözüm yollarına dair şu ifadeleri kullandı:
"Orta Doğu'daki olası çözümler konusunda en etkili iki ülke Türkiye ve Suudi Arabistan’dır."
Kanada hükümetinin Orta Doğu coğrafyasını "derinden önemsediğini" açıkça ifade eden Carney, bölgenin ana aktörleriyle uzaktan uzağa eleştiriler savurmak yerine doğrudan ve yüz yüze diyalog geliştirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Başbakan, yürütülen bu diplomatik temasların, Ottawa yönetiminin söz konusu ülkelerin attığı her adımı ya da uyguladığı her politikayı onayladığı manasına gelmediğini de sözlerine ekledi.
"Ülkelere uzaktan ders vermenin etkisiz bir strateji olduğunu görüyorum"
Kendi hükümetinden önceki yönetimlerin aksine, Riyad yönetimine yönelik açık ve sert eleştiriler yapmaktan kaçınma stratejisine değinen Kanada Başbakanı, bu konudaki tutumunu şu sözlerle savundu:
"Ülkelere uzaktan ders vermenin etkisiz bir strateji olduğunu görüyorum. Bu tatmin edicidir ama etkisizdir. Angajman ise etkili olabilir. Her zaman etkili olacağı veya belirleyici olacağı anlamına gelmez ama etkili olabilir."
Kanada olarak insan haklarına, ulusların kendi kaderini tayin etme özgürlüğüne ve toprak bütünlüğü ilkesine derinden bağlı olduklarını belirten Carney, gerçekleştirdiği Ankara ziyareti esnasında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile henüz çözüme kavuşmamış kritik başlıkları yüz yüze masaya yatırdıklarını söyledi. Doğrudan kurulan bu iletişim köprüsünün, Ottawa'da oturarak elde edilmesi imkansız olan son derece olumlu neticeler doğurduğunu paylaştı.
Kanada'nın dış politikada ve uluslararası ortaklıklarda eksen genişletme politikasını da değerlendiren Başbakan Carney, ülkesinin ABD'ye olan yoğun bağımlılığını küresel ortaklıkları çeşitlendirme arayışındaki "temel bir itici güç" olarak gördüklerini belirterek şu itirafta bulundu:
"Buna aşırı bağımlıyız. Bu kanıtlandı. Her Kanadalı bunu çok güçlü bir şekilde kabul ediyor ve biz de çeşitlendirme arayışındayız."