Washington ve Tahran arasındaki diplomatik kriz, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki hükümet karşıtı gösterilere yönelik açıklamalarıyla yeni bir boyuta taşındı. İran’daki ekonomik darboğaz ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar nedeniyle sokağa çıkan protestoculara yönelik olası bir sert müdahale durumunda ABD’nin sessiz kalmayacağını belirten Trump, sosyal medya üzerinden askeri seçenekleri işaret etti.
Trump, "İran barışçı protestocuları vurup şiddetle öldürürse ABD onların yardımına koşacaktır. Silahlarımız hazır, onları kurtarmaya ateş etmeye hazırız." ifadelerini kullanarak Washington’ın müdahaleye hazır olduğunu vurguladı.

Tahran yönetimi ABD üslerini hedef gösterdi
Trump’ın bu çıkışına İran kanadından tepkiler gecikmedi. İran Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi Başkanı Ali Laricani, dış müdahalenin ağır sonuçları olacağını hatırlatarak, "Trump şunu bilmelidir ki, ABD'nin bu iç meseleye müdahalesi, ABD'nin bölgedeki çıkarlarının yok olmasına eşdeğerdir.” dedi.
Laricani, halkın ekonomik talepleri ile yıkıcı faaliyetlerin birbirinden ayrı tutulduğunu belirtti. Öte yandan, İranlı askeri ve siyasi yetkililer, bölgedeki ABD üslerinin olası bir provokasyonda "meşru hedef" sayılacağını ilan ederek savunma kapasitelerinin müzakereye kapalı olduğunun altını çizdi.

"Müdahaleci el pişman edici bir yanıtla kesilecektir"
Gerilimin tırmandığı süreçte İran lideri Ali Hamaney'in danışmanı Ali Şemhani de kararlı bir duruş sergiledi. Şemhani, Washington’ın tehditlerine karşılık olarak, "İran'ın güvenliğini tehdit etmeye kalkan her müdahaleci el, pişman edici bir yanıtla kesilecektir" açıklamasında bulundu. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise İran halkının kendi sorunlarını diyalogla çözeceğini ve hiçbir dış güce izin verilmeyeceğini belirtti. Savunma Bakanı Aziz Nasırzade ise füze gücünün stratejik bir caydırıcılık olduğunu ve bu kapasitenin ABD kararlarıyla ortadan kaldırılamayacağını ifade etti.