29 Ocak 2026 Perşembe
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Parçalı bulutlu
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Dünya Türkiye liderliğinde yeni Orta Doğu düzeni: “Üçlü İttifak” Washington’u gölgeleyecek

Türkiye liderliğinde yeni Orta Doğu düzeni: “Üçlü İttifak” Washington’u gölgeleyecek

ABD merkezli The National Interest dergisinde yayımlanan bir analizde, Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile giderek derinleşen siyasi ve askeri yakınlaşmasının, Orta Doğu’nun güvenlik mimarisini kökten değiştirebileceği ileri sürüldü. Analizde, Ankara’nın bu süreçte sessiz fakat stratejik bir ittifak arayışı içinde olduğu ve bu çabanın bölgedeki geleneksel Washington odaklı düzenin etkisini azaltabileceği değerlendirilmesi yapıldı.

Yazıda, uzun yıllar boyunca Washington’un Orta Doğu’da belirleyici aktör olduğu eski güvenlik düzeninin artık eskisi kadar etkili olmadığına dikkat çekildi. Bu eski düzenin çöküşüyle; Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan üçlüsünün bölgesel güvenlik alanında daha aktif bir rol üstlenmeye başladığı ifade edildi. Analistlere göre bu yeni iş birliği, yalnızca askeri bir ittifak değil bölgedeki güç dengelerini yeniden tanımlama potansiyeli taşıyan bir adım.

Sahne artık ABD’nin değil

Analizde, ABD’nin, uzun yıllar boyunca Orta Doğu’yu şekillendiren ana aktör olduğu eski düzenin artık geçerliliğini yitirdiği görüşüne yer verildi. Washington’un bu yeni dinamiklerin ortaya çıkışını tam olarak kabul etmeye hazır olmadığı, fakat gerçeğin değiştiği ifade edildi.

Analizde mevcut yakınlaşmanın arkasında, bölgede artan güvenlik riskleri ve dış aktörlere olan güvenin azalması olduğuna vurgu yapıldı. Türkiye’nin savunma sanayisinde elde ettiği gelişim, NATO içerisindeki askeri kapasitesi ve artan bölgesel etkisi; Suudi Arabistan’ın enerji ve ekonomik gücü ile Pakistan’ın nükleer kapasitesi gibi unsurların birleşmesi, analize göre Orta Doğu’da farklı bir stratejik eksen oluşturma eğilimini güçlendiriyor. Bahsedilen yeni bileşik denklemin özellikle Washington’un bölgesel askeri ve diplomatik ağırlığını gölgede bırakacağına da yazıda işaret edildi.

İhtiyaçları karşılayan bloklaşma

The National Interest analizinde bu üç ülkenin iş birliğinin iki temel hedef taşıdığı belirtildi: Birincisi giderek karmaşıklaşan güvenlik ortamında İsrail’in bölgesel caydırıcılığına alternatif bir denge unsuru oluşturmak; ikincisi ise Orta Doğu’nun geleceğini şekillendirebilecek güçlü ve çok yönlü bir blok ortaya çıkarmak. Bu yaklaşımla birlikte ittifakın yalnızca askeri bir platform olmayacağı, aynı zamanda stratejik bir jeopolitik ortaklığa dönüşebileceği ifade edildi.

Analiz, yeni koalisyonun bölgesel aktörler arasında daha dengeli bir güç ağı kurma çabası olarak okunmasının yanı sıra, Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki geleneksel rolünü yeniden gözden geçirmek zorunda bırakabileceğine de dikkat çekti. Washington’un artık yalnızca bir dış paydaş olarak değil, daha karmaşık ve çok katmanlı ittifakların gölgesinde bir aktör haline geldiği ifade edildi.

Analiz, ortaya çıkmakta olan yeni düzenin büyük olasılıkla daha az Amerikan yanlısı olacağını, Washington’un bölgesel hakimiyetini azaltacağını ve Orta Doğu’daki güç dengelerini değiştirerek Türkiye liderliğindeki yapıların ön plana çıkabileceğini öne sürdü. Böylece, yeni ittifakın yalnızca bölgesel partnerler arasında kalmayacağı; uluslararası güvenlik mimarisi üzerinde de etkili olacağı değerlendirildi.

Bölgesel dinamiklerin değiştiği bir gerçek

Sadece The National Interest’te yayımlanan bu analiz değil başka uluslararası raporlar da Türkiye–Suudi Arabistan–Pakistan hattında resmi savunma iş birliği görüşmelerinin ileri düzeyde olduğunu ve bunun Orta Doğu’da yeni bir stratejik üçgen oluşturma ihtimalini güçlendirdiğini ortaya koyuyor. Bu çerçevede, Washington’un güvenlik garantilerine duyulan güvensizlik ile İsrail’in bölgesel politikaları, bu tür ittifak arayışlarını tetikleyen önemli dış faktörler olarak gösteriliyor.

Analistler, böyle bir yapı hayata geçerse, bu eksenin klasik ABD-İsrail odaklı güvenlik mimarisinin ötesinde, Müslüman dünyasının ortak güvenlik vizyonunu güçlendirebileceğine dikkat çekiyor.

 

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *