Atina medyasında Türkiye karşıtı söylem yeniden Ege üzerinden devreye sokuldu. Greek City Times’ın “Turkey stoking tensions in the Aegean” (Türkiye Ege’de gerilimi tırmandırıyor) başlıklı yazısı, 2023’ten bu yana sürdüğü belirtilen yumuşama ikliminin bozulabileceği iddiasını gündeme taşıdı. Kathimerini’de yayımlanan benzer değerlendirme de aynı çizgiyi güçlendirdi. Böylece Yunan basını, Ankara’nın hukuki itirazlarını “gerilim” başlığı altında paketleyen yeni bir algı dili kurdu.
Yunan basınından tanıdık iddia: “Türkiye tırmandırıyor”
Greek City Times, Yunan hükümeti çevrelerine dayandırdığı haberinde Türkiye’nin Doğu Ege’de “bilerek tırmandırma” stratejisine geri dönmüş olabileceği iddiasını öne çıkardı. Haberde, iki NATO ülkesi arasında 2023 başından bu yana göreli bir yumuşama süreci yaşandığı ancak son gelişmelerle bu sürecin sorgulanmaya başladığı savunuldu.
Kathimerini de aynı dosyayı “Türkiye yeniden büyük gerilim stratejisine mi dönüyor?” çerçevesiyle ele aldı. Böylece Atina merkezli yayınlarda, Ege’deki ihtilaflı başlıkların sorumluluğunu doğrudan Ankara’ya yükleyen tanıdık dil yeniden öne çıktı.

Tartışmanın merkezinde Yunanistan’ın hamleleri var
Yunan basınının “gerilim” başlığıyla sunduğu gelişmelerin arka planında ise deniz yetki alanları, harita dayatmaları ve denizcilik kısıtlamaları yer alıyor.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan’ın yetkisi olmayan deniz alanlarında kısıtlama yayımladığını belirterek bu adımın uluslararası hukuka aykırı olduğunu duyurdu. Ankara, söz konusu hamlelerin hukuki geçerliliği bulunmadığını vurgularken, Ege’de tek taraflı adımlarla fiili durum oluşturulmasına karşı net tutum aldı.
Yunan basını ise aynı dosyayı, “Türkiye, Yunanistan’ın Ege’deki balıkçılık kısıtlarını hukuksuz buldu” başlığıyla aktardı. Bu tablo, Atina medyasının “gerilim Türkiye’den geliyor” söyleminin arka planında aslında Yunanistan’ın tartışmalı kısıtlama ve harita adımlarının bulunduğunu gösterdi.
Ankara’nın çizgisi: Tek taraflı dayatmalara itiraz
Türkiye, Ege ve Doğu Akdeniz’de istikrar, iş birliği ve hakkaniyet temelinde bir yaklaşımı savunurken, Yunanistan’ın tek taraflı ve maksimalist adımlarına karşı çıkıyor.
Greek City Times da haberinde Türkiye’nin Ege ve Doğu Akdeniz’i istikrar ve refah havzası olarak görme çağrılarına yer verdi. Ancak Yunan basınının genel çerçevesi, Ankara’nın hukuki itirazlarını “gerilimi artırma” başlığı altında sunmaya odaklandı.
Buradaki ayrım dikkat çekici: Atina medyası meseleyi “Türkiye tırmandırıyor” söylemiyle servis ederken Ankara, itirazlarını deniz yetki alanları, uluslararası hukuk ve hukuki geçersiz kısıtlamalar üzerinden temellendiriyor.

“Yumuşama dönemi bitiyor” algısı mı oluşturuluyor?
Yunan basınında son dönemde artan bu tür haberler, yalnızca diplomatik gündemin yansıması olarak görülmüyor. Aynı zamanda kamuoyuna “Türkiye ile yumuşama dönemi sona eriyor” algısı veren bir medya zemini oluşturuyor.
Kathimerini’nin 2023’ten bu yana süren yumuşama ikliminin “sarsılabileceği” yönündeki değerlendirmesi de bu açıdan dikkat çekti. Atina basını, Ege’deki her hukuki itirazı “kriz” başlığına taşıyarak Türkiye karşıtı refleksi yeniden diri tutan bir dil kuruyor.
Ege’de başlık Atina’da “gerilim”, Ankara’da “hukuk”
Greek City Times ve Kathimerini, Ege’deki son gelişmeleri “Türkiye gerilimi artırıyor” anlatısıyla öne çıkardı. Ankara ise Yunanistan’ın yetkisi olmayan alanlarda yayımladığı kısıtlama ve haritalara karşı uluslararası hukuk temelinde itiraz etti.
Bu iki farklı yaklaşım, Ege’deki tartışmanın yalnızca diplomatik değil, aynı zamanda medya dili üzerinden de şekillendiğini gösterdi. Atina basını başlığı “gerilim” olarak kurarken, Türkiye dosyayı hukuk, yetki alanı ve tek taraflı dayatmalara karşı itiraz zemininde ele aldı.