ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Pazar günü “Face the Nation with Margaret Brennan” programında verdiği röportajda, Trump yönetiminin Venezuela'ya yönelik petrol ambargosunu baskı aracı olarak kullanmayı sürdürdüğünü söyledi. Aynı röportajda, ülkenin geleceğine yönelik daha geniş kapsamlı ABD hedeflerini de özetledi. Rubio'nun açıklamaları, eski Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun tutuklanmasına yol açan ABD operasyonunun ardından geldi.
Rubio, petrol ambargosunun devam ettiğini ve Venezuela rejimi uyuşturucu kaçakçılığını durdurana, çetelerin etkisini sona erdirene ve Hizbullah ve İran gibi gruplarla bağlarını koparana kadar “muazzam bir baskı aracı” olmaya devam edeceğini söyledi. Ambargonun yaptırım uygulanan petrol sevkiyatlarını hedeflediğini açıklayan Rubio, deniz kuvvetlerinin yaptırım uygulanan gemileri durdurabileceğini söyledi. “Şu anda, yaptırım uygulanan petrol sevkiyatlarına yönelik bir karantina var... Bu karantina yürürlükte ve bu muazzam bir baskı aracı” dedi.
Amerika Birleşik Devletleri'nin Venezuela'yı işgal etmeyi planlayıp planlamadığı sorulduğunda Rubio, Başkan Trump'ın acil ve ivedi tehditlere karşı harekete geçmek için anayasal seçeneklere sahip olduğunu, ancak mevcut duruşun esas olarak petrol karantinası ve yaptırımlar için olduğunu belirtti. Bölgedeki ABD deniz kuvvetleri konuşlandırmasının “modern tarihin en büyük deniz kuvvetleri konuşlandırmalarından biri olduğunu ve yaptırım uygulanan bu gemilerin herhangi birini durdurabilecek kapasitede olduğunu” söyledi.
Rubio, Maduro'nun tutuklanma operasyonunu savunarak, bunu ABD'nin kayıp vermeden suçlanan bir uyuşturucu kaçakçısını başarıyla yakalayan “sofistike” bir görev olarak nitelendirdi. Rubio, Maduro'nun birçok ülke tarafından meşru olarak tanınmadığını ve şu anda Amerikan hukuk sistemi önünde adalete hesap verdiğini söyledi. Rubio, “Bir uyuşturucu kaçakçısını tutukladık... O en önemli hedefti” dedi.
Rubio'ya, Maduro'nun tutuklanmasının ardından Venezuela'nın geçici liderliği ve şu anda ülkeyi yöneten kişinin Washington'un birlikte çalışabileceği biri olup olmadığı da soruldu. Rubio, yönetimin yaklaşımını kamuoyuna yapılan açıklamalara veya geçmişteki eylemlere dayandırmayacağını söyledi. Rubio, “Geçici dönemde kamuoyuna yaptıkları açıklamalara değil, yaptıklarına dayanarak değerlendirmemizi yapacağız” dedi. ABD'nin henüz hangi kararların alınacağını bilmediğini ekleyen Rubio, Washington'un ilerleyen süreçteki eylemleri değerlendireceğini vurguladı. Rubio, “Doğru kararları almazlarsa, ABD çıkarlarımızın korunmasını sağlamak için birçok baskı aracını elinde tutacaktır ve bu diğer şeylerin yanı sıra, yürürlükte olan petrol karantinasını da içerir” dedi.
Rubio, ABD'nin Venezuela'ya yönelik hedeflerinin uyuşturucu kaçakçılığını sona erdirmek, çete varlığını azaltmak ve Batı Yarımküredeki kötücül etkileri sınırlamak olduğunu yineledi. Gelecekteki liderlerin bu hedeflere ulaşmak için aldıkları önlemler temelinde değerlendirileceklerini ve ABD'nin çıkarlarını korumak için petrol ambargosu da dahil olmak üzere birçok baskı aracını elinde tutacağını söyledi.
Bakan, Venezuela'daki siyasi geçiş veya gelecekteki seçimler için bir zaman çizelgesi sunmadı, ancak yapısal değişimin gelecekteki liderlerin eylemlerine göre değerlendirileceğini söyledi. Ayrıca, Venezuela'nın petrol endüstrisine, ülke halkının yararına yatırım yapılması gerektiğini tartışarak, endüstrinin “tamamen yıkıldığını” ve yeniden inşa edilmesi gerektiğini söyledi.
Uluslararası kaynaktan alınan bu haberin çevirisi, EHA Medya editörleri tarafından yapılmıştır.