Başkent Caracas’ta YEE’nin desteğiyle özel bir sergi açan Victoria, Türk kültürünün dünyaya tanıtılmasında önemli rol üstlenen enstitüyle tanışmasını, hayatındaki en büyük sanatsal dönüşümlerden biri olarak tanımlıyor.
Grafik sanatlardan Ebru’ya uzanan yolculuk
Asıl uzmanlık alanının grafik sanatlar olduğunu belirten Victoria, el yapımı ciltleme ve kağıt süsleme sanatları üzerine yürüttüğü çalışmalar sırasında yolunun Caracas’taki Yunus Emre Enstitüsü ile kesiştiğini ifade etti.
Bir yandan YEE’de Türkçe eğitimine devam eden Victoria, diğer yandan Türkiye’den binlerce kilometre ötede geleneksel Türk sanatı Ebru ile yeteneklerini sergileme fırsatı buluyor.
Türkiye’nin simge mekanları Ebru ile tuvallere taşındı
Görsel sanatçı Victoria, açtığı özel sergide Türkiye’nin ikonik simgelerini sanatının merkezine aldı. Anıtkabir, Efes Antik Kenti, İstanbul’un silueti ve Kapadokya’nın doğal yapısı gibi pek çok sembolik mekan, ebru sanatıyla hazırlanan eserlerde yer aldı.
Türk sanatı Ebru’yu Venezuela halkına tanıtan Victoria, bu sanata ilgi duyan Türkçe öğrencilerine de rehberlik ederek bilgi ve tecrübelerini paylaşıyor.
Sosyal medyada yoğun ilgi görüyor
Victoria, Ebru sanatına uzanan yolculuğunu anlatarak, bu geleneksel Türk kağıt süsleme sanatına ait çalışmalarının sosyal medya platformlarında yoğun ilgi gördüğünü söyledi.
“Boyaların su üzerindeki dansı gerçekten büyüleyici”
Daha önce geleneksel “marmoleado” (ebru kağıdı) tekniklerini tanıdığını dile getiren Victoria, şu ifadeleri kullandı:
“Ebru benim için sadece bir teknik değil, suyun üzerinde gerçekleşen bir mucize. İspanyolcada buna bazen Arte Brujo (Büyülü Sanat) diyoruz, çünkü boyaların su üzerindeki dansı gerçekten büyüleyici.”
Çocukluk tutkusundan sanatsal üretime
Çocukluğundan bu yana görsel sanatlara büyük bir ilgi duyduğunu belirten Victoria, ailesinin desteği sayesinde yeteneklerini geliştirme imkanı bulduğunu aktardı.
Türk Ebru sanatıyla tanışma sürecini anlatan Victoria, şunları kaydetti:
“Grafik sanatlar eğitimimin ardından, el yapımı ciltleme konusuna odaklanmaya başladım. Bu süreçte ebru kağıdı üzerine derinlemesine araştırmalar yaparak bu tekniği uygulama fırsatı buldum. Yıllar sonra yolum buradaki Yunus Emre Enstitüsü ile kesişti. Burada, ‘büyülü sanat’ olarak da bilinen Ebru sanatı ile tanışma şansına eriştim.”
Genç sanatçı, ebru sanatının daha önce çalıştığı tekniklere benzediğini ancak tasarım çeşitliliği ve uygulama yöntemleri açısından çok daha derin bir alan sunduğunu fark ettiğini söyledi.
“Bu büyüleyici sanatın inceliklerini tanıtıyoruz”
YEE ile işbirliği yaparak ebru sanatını Venezuela halkına tanıttıklarını belirten Victoria, şu değerlendirmede bulundu:
“Araştırmalarım sonucunda ebru sanatı üzerine yoğunlaştım ve enstitü bünyesinde bu tekniği geliştirmeye başladım. Şimdi ise düzenlenen kültürel etkinliklerde enstitü ile işbirliği yaparak, bu büyüleyici sanatın inceliklerini Venezuela halkına tanıtıyoruz.”
Türkiye’nin kültürel mirası eserlerde hayat buldu
YEE ev sahipliğinde gerçekleştirilen son sergiyi hatırlatan Victoria, sözlerini şöyle tamamladı:
“Enstitü müdürü ve hocamız, beni özel bir sergiye davet etti. Bu serginin amacı, Türkiye’nin en sembolik ve dikkat çekici yerlerini yansıtan eserlerimi sergilemekti. Bu yerler arasından bir seçki yaptık ve şu an burada sergilenen tabloları hazırladım. Bu eserlerde renklerin canlılığına, Türk mimarisinin sembolik ve sanatsal derinliğine odaklandım. Ayrıca, Türkiye’nin (UNESCO) Dünya Mirası Listesi’nde yer alan pek çok doğal güzelliğini de bu çalışmalara yansıttım. Bu tabloları, kendi bakış açımla bizzat resmettim.”