TÜİK verilerinden derlenen bilgilere göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı mayısta yıllık bazda yüzde 0,5 artarak 15 milyon 970 bin 105 oldu. Sanayi sektöründe çalışan sayısı yüzde 3,2 azalırken, inşaat sektöründe ise yüzde 1,2 artışla 1 milyon 933 bin 256'ya yükseldi. Sektördeki çalışan sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 22 bin 576 arttı.
Çalışanların 1 milyon 266 bin 543'ünün bina inşaatında, 248 bin 252'sinin bina dışı yapıların inşaatında, 418 bin 461'inin ise özel inşaat faaliyetlerinde yer aldığı görüldü. Sektör temsilcileri bu tabloda kentsel dönüşüm faaliyetlerinin belirleyici rol oynadığını vurguladı.
"Toparlanma istihdam tarafında da sürüyor"
Verileri değerlendiren İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Hepşen, inşaat sektöründeki canlılığa dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Bu veri, inşaat sektöründeki toparlanmanın yalnızca üretim tarafında değil, istihdam tarafında da sürdüğünü gösteriyor."
İstihdam artışındaki alt kırılımlara işaret eden Hepşen, değerlendirmelerini şöyle sürdürdü:
"Bina dışı yapı inşaatındaki yüzde 4'lük artış, altyapı ve kamu yatırımlarının etkisini yansıtırken, bina inşaatındaki yüzde 1'lik yükseliş daha sınırlı bir ivmeye işaret ediyor. Özel inşaat faaliyetlerindeki yüzde 0,1'lik artış ise sektörün bazı alanlarındaki temkinli bir görünümün devam ettiğini gösteriyor. Buna karşılık finansman koşullarının halen sıkı olması ve yeni konut üretiminin istenilen hızda artamaması, istihdam artışının daha güçlü gerçekleşmesini sınırlayan faktörler olarak öne çıkıyor."
"Öngörülebilirliğin artması üretimi hızlandırdı"
İnşaatçılar ve Gayrimenkul Geliştiricileri Derneği (İNDER) Başkanı Engin Keçeli ise hem yeni projelerin hem de kentsel dönüşümün istihdamı doğrudan desteklediğini vurguladı. Yaz aylarının sektör için en yoğun dönem olduğunu belirten Keçeli, şu açıklamalarda bulundu:
"En dinamik sektörüz, hiç durmadan çalışıyoruz. Şu anda mevsim olarak da en hızlı çalıştığımız dönem. Ruhsat izni verilen daire sayısındaki artış zaten inşaat faaliyetlerinin hızlanacağına işaret ediyordu. İstihdam verileri de bunu gösterdi. Kentsel dönüşümün yanı sıra üretimin artmasının ana nedenlerinden birisi de öngörülebilirliğin artması. Hem döviz hem de maliyet artışlarına ilişkin daha öngörülebilir bir dönemdeyiz."