Suriye'de 8 Aralık 2024 tarihinde yaşanan rejim değişikliğinin ardından Türkiye ile olan ekonomik bağlar stratejik bir boyuta ulaştı. Son verilere göre, 2025 yılında Türkiye'nin Suriye'ye gerçekleştirdiği ihracat, bir önceki seneye oranla yüzde 69,6 artış göstererek 2,5 milyar dolar barajını geçti.
Sınır kapılarında yolcu ve lojistik hareketliliği
Ekonomik verilerdeki yükseliş, sınır kapılarındaki trafiğe de doğrudan yansıdı. Türkiye ile Suriye arasındaki 8 faal gümrük kapısında yoğunluk yaşanırken, 2025 yılında kara sınırı kapılarını kullanan yolcu sayısı 2,3 milyona yaklaştı. Bu trafiğin 1 milyon 350 binini Türkiye’den çıkış yapanlar oluştururken, gümrük kapılarının tam kapasiteyle çalışması ticari öngörülebilirliği artırdı.
Siyasi dönüşümün ekonomik istikrara katkısı
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Suriye İş Konseyi Başkanı Mahsum Altunkaya, Suriye'deki siyasi dönüşümün ve uluslararası yaptırımların esnemesinin ticari ilişkilerde güçlü bir ivme yarattığını belirtti. Altunkaya, sürece ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Türkiye, Suriye'nin yeniden yapılanma ve kalkınma sürecinde en önemli ve yapıcı destekçilerinden biri olarak öne çıkıyor. İkili ilişkilerde kaydedilen bu olumlu gelişmeler, doğal olarak ticari ilişkilere de güçlü bir şekilde yansıyor. Türkiye ile Suriye arasındaki karşılıklı ticaret hacmi her geçen gün artıyor, firmalarımız açısından daha öngörülebilir, güvenli ve sürdürülebilir bir ticaret ortamı oluşuyor."
İhracatta lider ve yükselen sektörler
Gıda arz güvenliğinin yanı sıra sanayi ve yeniden imar çalışmalarının ticaretin rotasını belirlediğini ifade eden Altunkaya, ihracat kalemlerindeki çeşitliliğe dikkat çekti. Hububat ve bakliyat sektörünün 2025'te yüzde 35'lik bir büyüme ile liderliğini koruduğunu söyleyen Altunkaya, kimyevi maddelerden elektrik-elektroniğe, mobilyadan makine aksamlarına kadar pek çok sektörde yüzde 60 ile 80 arasında artışlar kaydedildiğini vurguladı:
"Bu tablo, Türk ihracatçısının Suriye pazarına yeniden güçlü şekilde yöneldiğini açıkça gösteriyor. Elbette bu artışın sürdürülebilirliği, sahadaki siyasi ve ekonomik istikrarın güçlenmesiyle doğrudan bağlantılıdır."
Yatırım ve kazan-kazan stratejisi
Gelecek dönemde sadece ticaretin değil, doğrudan yatırımların da gündemde olduğunu belirten Altunkaya, sanayi yatırımlarıyla Suriye'nin kalkınmasına katkı sunmayı hedeflediklerini dile getirdi. Güvenlik endişelerinin azalmasıyla sosyal ve ekonomik ilişkilerin derinleşeceğini ifade eden Altunkaya, sözlerini şöyle tamamladı:
"Suriye ile ilişkilerimizi sadece ticaret yapmak, para kazanmak anlamında düşünmüyoruz. Öncelikle, 'kazan-kazan' modeliyle hareket etmek istiyoruz. Suriye'nin yeniden imarında, kalkınmasında etkin bir şekilde rol alarak, bu ülkenin huzur ve refahın merkezi haline gelmesine katkı sunmak istiyoruz."