Almanya Federal İstatistik Ofisi (Destatis), 2025 yılına ait nüfus artış öncü verilerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan verilere göre, ülke nüfusu 2020 yılından bu yana ilk kez düşüş göstererek yaklaşık 100 bin kişilik bir azalma ile 83,5 milyon seviyesine indi. 2023 ve 2024 yıllarında kaydedilen artış grafiği, yerini göçün azalması ve demografik dengesizliğe bıraktı.
Doğum ve ölüm oranları arasındaki fark açılıyor
Almanya'nın yeniden birleşmesinden bu yana kronik bir sorun haline gelen ölüm sayısının doğum sayısını aşma durumu, 2025 yılında daha keskin bir hal aldı. Veriler, geçtiğimiz yıl ülkede 640 bin ile 670 bin arasında doğum gerçekleştiğini, ölüm sayısının ise 1 milyonun üzerine çıktığını gösteriyor. Bu durum, 2025 yılı için yaklaşık 340 bin ile 360 bin arasında bir "doğum açığı" oluştuğu anlamına geliyor.
Net göç oranlarında yüzde 40'lık sert düşüş
Nüfus kaybındaki en temel etkenlerden biri, önceki yıllarda nüfusu dengeleyen net göç miktarındaki belirgin azalış oldu. 2024 yılında 430 bin 183 olarak kaydedilen net göçün, 2025'te yüzde 40'tan fazla azalarak 220 bin ile 260 bin bandına çekildiği öngörülüyor. En son COVID-19 pandemisinin yaşandığı 2020 yılında benzer bir düşük seviye görülmüştü. Uzun vadeli veriler incelendiğinde ise 1990-2024 yılları arasındaki yıllık ortalama göçün 356 bin olduğu, mevcut rakamın bu ortalamanın oldukça altında kaldığı dikkat çekiyor.
İş gücü piyasasında demografik değişim krizi
Yaşlanan nüfus ve "baby boomers" olarak adlandırılan kuşağın iş hayatından çekilmesi, Alman ekonomisi üzerindeki baskıyı artırıyor. Araştırmalar, demografik dönüşüm nedeniyle ülkede ciddi bir vasıflı işçi açığı oluştuğunu ortaya koyuyor. Alman hükümeti, vatandaşlığa geçişi kolaylaştıran reformlarla bu açığı kapatmaya çalışsa da göç konusu ülkedeki siyasi ve toplumsal tartışmaların odağında kalmaya devam ediyor.