Bir yıl önce başlayan süreç, kısa sürede yalnızca siyasi tartışmaların değil, yargı gündeminin de en çarpıcı dosyalarından birine dönüştü. İlk kararın ardından gelen operasyonlar, tutuklamalar, yeni soruşturma dalgaları ve toplu yargılama süreci, dosyanın nasıl adım adım büyüdüğünü ve bugün neden yeniden ülke gündeminin üst sıralarına yerleştiğini ortaya koydu.
18 Mart: Sürecin ilk büyük kırılması diploma kararıyla geldi
Sürecin kamuoyundaki ilk büyük kırılma anı 18 Mart 2025’te yaşandı. İstanbul Üniversitesi, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yazısı ve Yükseköğretim Denetleme Kurulu raporundaki tespitler doğrultusunda, Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 28 kişinin diplomalarının “yokluk” ve “açık hata” gerekçeleriyle iptal edildiğini açıkladı. Üniversite, kararın 1990’daki yatay geçiş işlemlerine ilişkin inceleme sonucunda alındığını bildirirken, ertesi gün ortaya çıkan ayrıntılarda not ortalaması, kontenjan ve kayıt sürecine ilişkin mevzuat aykırılıkları öne çıktı. Böylece dosya, siyasi tartışmanın ötesine geçerek adli ve idari süreci tetikleyen somut bir dönüm noktasına dönüştü.
19 Mart: İBB’nin yolsuzlukları ortaya çıktı, soruşturma yeni evreye geçti
Diploma kararından bir gün sonra, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında İBB’ye yönelik ilk büyük operasyon düzenlendi. AA’nın aktardığına göre 19 Mart’ta 100 şüphelinin yakalanmasına yönelik eş zamanlı operasyonda, Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 87 şüpheli gözaltına alındı.
Soruşturma bu aşamadan itibaren yalnızca tek bir isim etrafında değil; belediye yönetimi, iştirakler ve bağlantılı yapıları da içine alan geniş çaplı bir dosyaya dönüştü.Dosyada “suç örgütü yöneticisi olmak”, “suç örgütüne üye olmak”, “irtikap”, “rüşvet”, “nitelikli dolandırıcılık”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek” ve “ihaleye fesat karıştırmak” suçlamalarının yer alması, sürecin kapsamının ilk günden itibaren ne kadar geniş tutulduğunu ortaya koydu.

23 Mart: Tutuklama kararı geldi, görevden uzaklaştırma uygulandı
Dosyada en kritik dönemeçlerden biri 23 Mart 2025’te yaşandı. Ekrem İmamoğlu, İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında sevk edildiği hakimlikçe tutuklandı. Aynı gün İçişleri Bakanlığı da İmamoğlu’nun geçici tedbir olarak görevinden uzaklaştırıldığını bildirdi. Böylece süreç, yalnızca adli soruşturma boyutunda kalan bir dosya olmaktan çıkarak, belediye yönetimine doğrudan yansıyan idari sonuçlar üreten yeni bir safhaya taşındı. Bu tarih, soruşturmanın kamuoyu etkisinin ötesinde kurumsal ve siyasi ağırlığını da açık biçimde görünür hale getiren en sert kırılma anlarından biri oldu.
Soruşturma tek dalgada kalmadı, dosya aylar içinde büyüdü
İlk operasyonun ardından süreç durulmadı; yeni gözaltı ve tutuklama kararlarıyla soruşturma dalga dalga genişledi. AA’nın 16 Temmuz 2025 tarihli haberine göre, İBB’ye yönelik yolsuzluk soruşturmasında şüpheli sayısı 312’ye yükseldi; bunlardan 303’ü yakalandı, 97’si tutuklandı, 206’sı hakkında adli kontrol tedbiri uygulandı, 9 kişinin ise firari olarak arandığı bildirildi. Kısa süre sonra şüpheli sayısının 330’a çıktığının aktarılması da, dosyanın ilk günlerdeki operasyon sınırını çoktan aşıp çok başlıklı ve geniş çaplı bir soruşturma hattına dönüştüğünü ortaya koydu.

Sonbaharda dosya iddianame safhasına taşındı
Soruşturmanın bir sonraki büyük eşiği, dosyanın iddianame aşamasına gelmesi oldu. AA’nın 11 Kasım 2025 tarihli haberine göre İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” iddianamesi tamamlandı ve değerlendirilmek üzere mahkemeye gönderildi. Böylece aylar süren soruşturma, operasyon ve gözaltı hattının ötesine geçerek çok sanıklı ana dava sürecinin hukuki zeminine kavuştu. 7 Mart 2026’da yapılan açıklamada ise 407 sanık hakkında açılan davanın ilk celsesinin 9 Mart’ta başlayacağı duyuruldu. Bu aşama, dosyanın artıkyalnızca soruşturulan bir dosya değil, yargılaması başlayan geniş kapsamlı bir ana dava haline geldiğini ortaya koydu.
9 Mart 2026: 407 sanıklı ana dava ile yeni dönem başladı
Dosyanın soruşturma evresinden yargılama evresine geçtiği tarih ise 9 Mart 2026 oldu. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesinde başlayan ilk duruşmada, 107’si tutuklu, 5’i “müşteki sanık” olmak üzere toplam 407 sanık hakim karşısına çıktı. Böylece aylar boyunca operasyonlar, gözaltılar, tutuklama kararları ve iddianame süreciyle büyüyen dosya, çok sanıklı ana dava safhasına resmen taşınmış oldu. Nisan sonuna kadar haftanın dört günü duruşma görülmesinin planlanması da, davanın kapsamını ve yargı gündemindeki ağırlığını ortaya koydu.
18 Mart 2026: Bir yıl sonra dosya hala yargı gündeminin merkezinde
Bugün gelinen noktada süreç, başladığı tarihin tam bir yıl sonrasında yeniden kritik bir eşikte bulunuyor. Yedinci duruşması 18 Mart 2026’da görülen dosyada 107’si tutuklu, 5’i “müşteki sanık” olmak üzere toplam 407 sanık yargılanıyor. Bu tablo, bir yıl önce diploma iptali ve soruşturmayla başlayan sürecin artık yalnızca soruşturma safhasında kalan bir başlık olmaktan çıkıp, çok sanıklı, çok başlıklı ve etkisi halen süren geniş kapsamlı bir ana dava dosyasına dönüştüğünü ortaya koyuyor.
Ayrıca dava süreci ilerledikçe, kurulan suç örgütünün ve belediye iştirakleri dahil çeşitli aracılarla yapılan yolsuzlukların; ne derece büyük ve kapsamlı olduğu ortaya çıkıyor.
İddianamenin tamamlandığı süreçte de, Ekrem İmamoğlu’nun kurup yönettiği suç örgütü ve diğer yolsuzluk faaliyetlerinin; hem maddi değeri hem de kapsamı, kamuoyunda büyük bir infiale yol açmıştı. İddianame, halka hizmet ve belediyecilik için harcanacağı dile getirilen milyonlarca dolarların; sahte ihaleler, tanıdık şirketler ve rüşvet yoluyla kişisel menfaatler için kullanıldığını ortaya çıkarmıştı.
Bir yıl içinde şekillenen tablo, İBB dosyasının tek bir güne ya da tek bir operasyona sığamayacak kadar kapsamlı ve çok yönlü suçlar barındırdığını tekrar tekrar gösterdi.
18 Mart 2025’te diploma iptaliyle başlayan süreç; operasyonlar, tutuklama kararı, görevden uzaklaştırma, genişleyen soruşturma halkası, iddianame ve ana dava safhasıyla çok katmanlı bir yargı dosyasına dönüştü. Bu dosyanın failleri ise adaletin yerini bulması için, yargılanmaya devam ediyor.