Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yürütülen ABD-İran müzakerelerini ve Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimi değerlendiren Fidan, Türkiye’nin çözüm odaklı diplomatik temaslarını sürdürdüğünü vurguladı.
"Her iki taraf da ateşkes konusunda samimi"
Müzakerelerin mevcut durumuna ilişkin iyimser bir tablo çizen Bakan Fidan, tarafların başlangıçtaki sert tutumlarının müzakere doğasında olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Başlangıç pozisyonları her zaman için biraz maksimalist olur. Daha sonra taraflar arabulucuların desteğiyle bir noktada buluşturmaya çalışırlar. Yeter ki ateşkese ulaşmada, devam ettirmede, daimi kalıcı niyetleri olsun. Benim gördüğüm şu anda her iki taraf da ateşkes konusunda samimi, ihtiyacın farkında."
İsrail faktörü ve nükleer başlık uyarısı
Sürecin önündeki engellere ve nükleer pazarlıklara dikkat çeken Fidan, özellikle İsrail’in tutumuna karşı tarafları uyardıklarını dile getirerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
"İsrail'in buradaki oyun bozanlığını hep hesapta tutmak gerekiyor. Biz bunu Amerikalılara da diğer taraflara da sürekli söylüyoruz. Ama an itibarıyla Amerikalılar da İranlılar da kendi evlerine gittiler. İranlılar özellikle Amerikalıların yaptığı teklifi değerlendirecekler. Bir cevap verecekler diye düşünüyorum. Nükleer konuda olay 'ya hep ya hiç'e dönerse, özellikle zenginleştirmeyle ilgili konuda, orada bir ciddi engelle karşılaşabiliriz diye düşünüyorum. Bunu da bazı arabulucuların ve diğer ülkelerin desteğiyle aşmaya çalışacağız."
Ateşkes süresi ve Hürmüz Boğazı'nın durumu
Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş serbestisinin küresel ekonomi için hayati önemde olduğunu hatırlatan Bakan Fidan, müzakere takvimi ve bölgedeki son duruma dair şu değerlendirmelerde bulundu:
"Tüm dünyanın istediği, uluslararası geçişin serbest olması ve engellenmemesi. Müzakere edilen konu başlıklarına baktığınız zaman bunların 15 gün içerisinde nihai bir imzalanacak belgeye bağlanması teknik olarak da mümkün olmayabilirdi."
Bakan Fidan, tarafların uzlaşma zemininde kalması durumunda, sürecin sağlıklı şekilde ilerleyebilmesi adına 45 veya 60 günlük ilave ateşkes sürelerinin gündeme gelebileceğinin de sinyalini verdi.
Suriye ve Lübnan'daki bölgesel riskler
Lübnan'da tırmanan gerilimin geniş çaplı bir çatışmayı tetikleyebileceği uyarısında bulunan Bakan Fidan, Suriye sahasındaki tehlikelere dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"Suriye'de büyük bir sorun alanı görüyoruz. Bu bizim için büyük risk. İsrail güvenlik maskesiyle yayılmacılık yapıyor. İran'da yürüyen savaştan dolayı bazı şeyleri yapmıyor ama bu, olmayacağı manasına gelmez. Zamanı geldiğinde yapmak isteyecektir."
"Netanyahu Türkiye’yi yeni düşman ilan etme arayışında"
Bölgesel ittifakların yarattığı güvensizlik ortamına ve İsrail Başbakanı Netanyahu’nun hedef saptırma çabalarına değinen Fidan, süreci şu sözlerle analiz etti:
"Yunanistan-GKRY-İsrail yaptıkları iş birlikleri daha fazla güven getirmiyor; daha fazla güvensizlik getiriyor. Daha fazla sorunu, savaşı getiriyor. İran'dan sonra İsrail düşmansız yaşayamaz. Netanyahu’nun Türkiye'yi yeni düşman ilan etme arayışında olduğunu görüyoruz."
"Trump, Ankara'daki NATO Zirvesi’ne davet edildi"
Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek olan NATO Zirvesi’nin tarihi önemine değinen Bakan Fidan, ABD Başkanı Donald Trump’a yapılan daveti şu cümlelerle duyurdu:
"Belki NATO tarihinin en önemli ama en önemli zirvesi olacak. Trump Ankara'daki zirveye davet edildi.”