Bölgedeki yatırım ihtiyacına ve güvenlik sorunlarına değinen Fidan, Türkiye'nin barış sürecine aktif katkı sağladığını belirtti. Gazze'de oluşturulabilecek bir uluslararası güce dair Türkiye'nin yaklaşımını şu sözlerle özetledi:
"Ancak bu konu, daha geniş bir uluslararası toplum içinde yürütülecek tartışmalara bağlı. Bunu dışlamıyoruz; yapmaya istekliyiz. Ancak söylediğim gibi, bu konu belli ülkeler arasında tartışılmalı ve uzlaşı sağlanmalı. Sürecin nasıl ilerleyeceğini göreceğiz."
Suriye ve bölgesel iş birliği mesajı
Bölge ülkelerinin kendi sorunlarını sahiplenmesi gerektiğini vurgulayan Fidan, Suriye'deki son gelişmeleri ve uluslararası toplumun hızlı reaksiyonunu olumlu bir işaret olarak niteledi. Türkiye'nin geçmişe oranla daha yapıcı bir rol üstlendiğini belirterek şunları söyledi:
"Ancak bölgemiz artık asla eskisi gibi olmayacak. Eğer bunu bölgemizde ya da dünyadaki diğer sorunlara da uygulayabilirsek, gerçekten hızlı kazanımlar elde edebiliriz. Zira eğer sorunlarımızı çözmek için bir hegemonun gelip müdahale etmesini beklemeye devam edersek; çoğu zaman bu sorunlar bizim görmek istediğimiz şekilde çözülmez. Üstelik bunun bedeli de çok ağır olur."
İran'a müdahale uyarısı ve diyalog vurgusu
İran'daki istikrarın tüm coğrafyayı etkilediğini savunan Bakan Fidan, Washington'dan gelen askeri müdahale sinyallerine karşı net bir uyarıda bulundu. Diyaloğun tek çözüm yolu olduğunu hatırlatan Fidan, ABD'nin olası müdahalesi hakkında şu ifadeleri kullandı:
"Amerikalı arkadaşlarıma bunu yapmamalarını tavsiye ederim. Çünkü zaten İran'a çok fazla baskı uyguluyorlar. Yaptırımlar, İran ekonomisine büyük zarar veriyor. Sorunu çözmek gibi tek bir samimi niyet varsa, bir fırsat olduğuna inanıyorum."
AB ile ilişkilerde kimlik siyaseti eleştirisi
Türkiye'nin Avrupa Birliği üyeliği önündeki en büyük engelin "kimlik siyaseti" olduğunu belirten Fidan, AB'nin medeniyetlerüstü bir vizyon geliştiremediğini savundu. Eski Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy döneminden beri süregelen bu tutumu eleştiren Fidan, şu değerlendirmede bulundu:
"Avrupa Birliği, Türkiye'ye karşı kimlik siyaseti zihniyetini koruduğu sürece bunun asla gerçekleşmeyeceğini düşünüyorum. Çünkü hep söylediğimiz gibi, AB, uluslarüstü bir kurum olmayı başardı ancak medeniyetlerüstü bir kurum olmayı başaramadı. Ve bu soruyu kendilerine asla sormayacaklardır. Mesele Türkiye'ye gelince, önce kimlik siyasetini takip ediyorlar. Eğer Avrupa Birliği'nin bir parçası olsaydık, Brexit yaşanmazdı ve genel olarak Avrupa çok daha dirençli olurdu."
ABD'nin Suriye'deki PKK/YPG hatası
Geçmiş dönemlerde ABD'nin terör örgütü PKK/YPG ile iş birliği yapmasını "büyük bir hata" olarak tanımlayan Fidan, bu durumun NATO müttefikliği ruhuna aykırı olduğunu söyledi. Trump yönetiminin bu konuda bir düzeltme yoluna girdiğini belirterek şunları kaydetti:
"Bize bunun oldukça geçici bir şey olacağı, neredeyse iki yıl süreceği söylenmişti. Ancak üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçti. İşte bugün bu noktadayız. Ve nihayet, Sayın Trump, ABD sistemi adına gerçekten büyük bir düzeltme yapıyor. Bir NATO müttefiki olarak, bir başka NATO ülkesine düşman olan bir terör örgütünü destekleyemezsiniz. Şimdi bu hatadan dönülüyor. Bundan memnuniyet duyuyoruz."
Bakan Fidan ayrıca bölgedeki Arap ülkeleriyle kurulan yeni diyalog zeminini "olgun devlet anlayışı" olarak tanımladı ve Trump'ın Grönland hamlesine yönelik ise "Dün yaptığı konuşmanın ardından olanlara bakılırsa bence birçok insan dün gece rahat bir uyku çekmiştir." ifadesini kullandı.