Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, 6 Şubat depremlerinin ardından toplanan yardımların denetlenmesinin yasal ve vicdani bir sorumluluk olduğunu ifade etti. Bakan Gürlek, paylaşımında şu değerlendirmelerde bulundu:
"Asrın felaketi 6 Şubat depremlerinin ardından aziz milletimizin fedakârlık ve dayanışma ruhuyla yaptığı her bağış, ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere teslim edilmiş kıymetli bir emanettir. Bu emanetin amacı doğrultusunda kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesi, hem kamu vicdanının hem de vatandaşlarımızın adalete ve devlete duyduğu güvenin gereğidir."
"Mali süreçler somut bilgi ve belgeler ışığında inceleniyor"
Soruşturmanın gidişatına ve teknik inceleme boyutuna değinen Bakan Gürlek, adaletin tesisi için tüm mali hareketlerin titizlikle masaya yatırıldığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen soruşturma kapsamında bilirkişi incelemesine karar verilmesi, bağışların toplanmasından harcanmasına kadar bütün mali süreçlerin somut bilgi ve belgeler ışığında incelenmesi ve maddi gerçeğin hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması bakımından önemli bir adımdır."
"Dayanışma duygusunun istismar edilmesine müsaade edilmeyecek"
Türk milletinin kadim yardımseverlik kültürüne dikkat çeken ve bu kutsal duyguların suistimal edilmesinin karşısında duracaklarını vurgulayan Gürlek, kararlılık mesajı verdi:
"Türk milleti; dünyanın dört bir yanında yardım bekleyen mazlumların imdadına koşan, ekmeğini ve imkanını paylaşmaktan hiçbir zaman geri durmayan necip bir millettir. Bu yardımseverliğin ve dayanışma duygusunun istismar edilmesine; iyi niyetle bağış yapan vatandaşlarımızın hayal kırıklığına uğratılmasına asla müsaade edilmeyecektir."
"Kurumlar arası güçlü koordinasyonla araştırılıyor"
İddiaların hukuki boyutta çok yönlü olarak ele alındığını ve devletin ilgili tüm organlarının koordinasyon içinde çalıştığını belirten Adalet Bakanı, sürece ilişkin şu bilgileri paylaştı:
"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde; Adalet Bakanlığımız, İçişleri Bakanlığımız, Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile ilgili tüm kurumlarımızın güçlü koordinasyonu sayesinde milletimizin kutsal emanetine ilişkin iddialar hukuk zemininde, bütün yönleriyle ve titizlikle araştırılmaktadır."
"Hiçbir yapı hukuki denetimin dışında değildir"
Sivil toplum kuruluşlarının toplumsal hayattaki önemine değinen ancak denetlenebilirlik ilkesinin de kaçınılmaz olduğunu hatırlatan Bakan Gürlek, şeffaflık vurgusu yaptı:
"Şeffaflık ve hesap verebilirlik anlayışıyla faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarımız, toplumsal dayanışmamızın vazgeçilmez unsurlarıdır. Ancak hiçbir kişi, kurum veya yapı hukuki denetimin dışında değildir. Milletimizin merhamet duygusuyla yaptığı her bağışın nerede ve hangi amaçla kullanıldığının hesabı açıkça verilebilmelidir."
"Türk yargısı algılara göre değil, somut delillere göre hareket eder"
Son olarak kamuoyuna ve vatandaşlara seslenen Bakan Gürlek, Türk adaletinin temel çalışma prensiplerine vurgu yaparak açıklamasını şu sözlerle noktaladı:
“Vatandaşlarımız müsterih olsun. Türk yargısı; algılara veya sosyal medya kampanyalarına göre değil, yalnızca somut delillere ve kanunlara göre hareket etmektedir. Milletimizin güvenine ve emanetine gölge düşüren iddialar sonuna kadar incelenecek; yardımseverlik duygusunu istismar eden hiçbir eylem karşılıksız bırakılmayacaktır.”