Bakan Tekin, göreve geldikleri andan itibaren hayata geçirilen "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ve öğretmenlerle yürütülen istişare süreçlerinin önemine değinerek, bugüne kadar atılan adımları şu sözlerle özetledi:
"Öncelikle, göreve başlar başlamaz ‘Köklerden Geleceğe’ yaklaşımıyla Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çalışmalarını başlattık. Eylül 2024’te uygulamaya koyduğumuz modelimizle beraber; öğrencilerimizin sosyal duygusal öğrenme becerilerini, okuryazarlık becerilerini geliştirmeyi, Erdem Değer Eylem Çerçevesiyle onlara milli ve manevi değerlerimizi kazandırmayı hedefledik. Böylece sağlıklı şahsiyetlerden oluşan huzurlu toplumun temel unsuru olan yetkin ve erdemli insanı merkeze aldık. Eş zamanlı olarak Öğretmenler Odası Buluşmaları başlatarak attığımız her adımı öğretmen ve idarecilerimizle birlikte bir istişare ortamı oluşturarak, eğitimcilerimizin sesine kulak verdik. Okulun ciddiyetini, düzenini ve öğretmenin otoritesini tahkim etmeye gayret ettik. Oyunun eğitici ve iyileştirici gücünden istifade etme amacıyla okul bahçelerimizde geleneksel oyun alanlarımızı yaygınlaştırma çalışmalarını başlattık. Derslerde cep telefonlarına sınır getirdik. “Veli Randevu Sistemi”ni hayata geçirerek veli ziyaretlerini planlı bir yapıya kavuşturduk. Liselerde sınıfta kalmayı yeniden devreye aldık. Okul kıyafeti uygulamasını hayata geçirdik. “Okullarda Şiddetin Önlenmesi” genelgemizi yayımladık. Çıkardığımız Öğretmenlik Mesleği Kanununda yaptığımız düzenleme ile eğitim çalışanlarımıza yönelik hukuki destek mekanizmasını işletmeye başladık."
Dijital risklere karşı "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi"
Dijital dünyadan gelebilecek tehditlerin müfredat ve yeni platformlarla kontrol altına alındığını vurgulayan Bakan Tekin, siber zorbalığa karşı geliştirilen koruma mekanizmalarını şöyle anlattı:
"Ayrıca, dijital dünyanın çocuklarımızın zihni ve kalbi üzerinde kurduğu baskıyı görmezden gelmedik. Türkiye Yüzyılı Maarif Modelimiz ile medya okuryazarlığını, dijital okuryazarlığı ve bilgi okuryazarlığını müfredatın parçası hâline getirdik. Dijital Vatandaşlık Eğitimi yaklaşımını güçlendirdik. Veli vizyon platformunu kurduk. Öğretmen Bilgi Servisi ve Okul Veli Asistanı sistemleriyle öğretmen, veli ve okul arasındaki irtibatı daha güvenli ve daha kontrollü bir zemine taşıdık. Ülkemizin öncülüğünde dünyada ilk kez yayınlanan “Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi” doğrultusunda tedbirler silsilesi oluşturduk. Siber zorbalık, dezenformasyon ve çevrim içi riskler karşısında çocuklarımızı koruyan yeni bir dikkat geliştirdik."
"Çocuğun iç dünyası ailede şekillenir"
Eğitimin okul duvarlarını aşarak ailede başladığına dikkat çeken Tekin, okul-aile iş birliğinin güçlendirilmesi yönündeki kararlılıklarını şu ifadelerle dile getirdi:
"Aileyi eğitimin merkezinde tuttuk ve bu konudaki hassasiyetimizi her ortamda tekrarladık. Ailemle Eğitim Yolculuğum, Aile Okulu kursları, Maarif Modeli Ebeveyn Okulu, düzenli yayımlanan aile eğitim bültenleri, Güçlü Aile Güçlü Gelecek Kongresi ve farklı temalarda yürüttüğümüz aile buluşmalarıyla anne-baba ile çocuk arasındaki bağı kuvvetlendiren daha güçlü bir zemin kurduk. Biz biliyoruz ki çocuğun iç dünyası ailede şekillenir. Okul-aile iş birliğini ısrarla tahkim etmemizin sebebi budur."
Yapay zeka destekli güvenlik ve erken uyarı sistemi
Bakanlık bünyesinde kurulan yeni teknolojik altyapı sayesinde, öğrencilerin devamsızlıklarından disiplin verilerine kadar her türlü risk sinyalinin önceden analiz edileceğini belirten Bakan Tekin, sistemin işleyişini şu sözlerle detaylandırdı:
"Güvenli okul ikliminin inşası için süreci veri temelli ve kurumsal bir yönetim anlayışıyla takip edecek yapay zeka destekli Bakanlık Yönetim Sistemi’ni kurduk. Bu sistemle Bakanlığımıza ait bütün veriler tek bir merkezde toplanıp işlenerek yapay zeka destekli güçlü bir karar destek mekanizması oluşturduk. Örneğin okul güvenlik endeksi, devamsızlık raporları, RAM başvuru durumu, RAM ile okul arasındaki ilişkiyi izleyen raporlar, disiplin verileri, disiplin ile demografik yapı arasındaki ilişkiyi gösteren analizler, rehber öğretmen norm simülasyonu ve RAM’a sevk edildiği hâlde kaydı görünmeyen öğrencilere ilişkin izleme başlıklarını devreye soktuk. Böylece sahada oluşan riskleri; ortaya çıkmadan önce öngörebilen, belirtileri erkenden fark eden, okulu sistematik bir şekilde izleyen, rehberlik ihtiyacını tanımlayan ve müdahale kapasitesini veriye dayalı biçimde yöneten daha güçlü bir çerçeve kurduk."
Kolluk kuvvetleri ve okul servislerinde sıkı takip
İçişleri Bakanlığı ile koordineli olarak yürütülen saha çalışmalarına ve servis takip sistemlerine değinen Bakan Tekin, okul güvenliğinin fiziki boyutuna dair şu verileri paylaştı:
"Güvenli Okul yaklaşımıyla okul iklimini sahada somut ve kurumsal tedbirlerle güçlendirdik. İçişleri Bakanlığımızla koordinasyon içinde geliştirilen Okul Durum Değerlendirme Ölçeği ile risk alanlarını daha sağlıklı tespit ettik. Bu ölçek sayesinde 2025-2026 eğitim öğretim yılında 1.136 okul kolluk görevlisi ve 24.214 güvenli eğitim koordinasyon görevlisi görevlendirdik. 21.103 okulumuzun giriş-çıkış saatlerinde 6.105 ekiple sahayı destekledik. Öğrenci servisleri planlama ve takip sistemlerinden dijital tabanlı izleme çalışmalarına, okul güvenliğine dönük stratejik eylem hazırlıklarından kurumlar arası koordinasyona kadar uzanan geniş bir hatta çalıştık. Öğrenci servislerini takip sistemleriyle öğrencilerin okullara güvenli ulaşım sağlamaları için bir model geliştirdik ve uygulamaya koyduk."
Gelecek dönemde uygulanacak 7 kritik madde
Bakan Tekin, Kabine Toplantısı’nda kararlaştırılan ve ivedilikle hayata geçirilecek olan yeni önlem paketini maddeler halinde sıraladı. Bu kapsamda siber devriyelerden veli destek hatlarına kadar pek çok yenilik devreye girecek.
Siber devriye ve bakanlıklar arası veri entegrasyonu:
"İlk olarak, okul güvenliğini fiziki tedbirlerle birlikte dijital risk alanlarını da kapsayacak şekilde genişleterek ele alıyoruz. Bu iş birliği çerçevesinde siber devriye faaliyetlerine daha fazla ağırlık verecek, ilgili birimlerimizin kapasitesini güçlendirecek, dijital dünyanın karanlık alanlarında çocuklarımızı hedef alan riskleri yapay zekâ destekli takip ve analiz imkanlarıyla daha yakından izleyip, izleme sonuçlarına göre önlemlerimizi güçlendireceğiz. İkinci olarak, Bakanlıklar arası veri paylaşımını ve iş birliğini güçlendirecek; okullarımızın çevresinden giriş-çıkış düzenine, riskli durumlara erken müdahaleden kurumlar arası eşgüdüme kadar yeni çalışma modellerini ivedilikle devreye alıyoruz. Bu çerçevede İçişleri Bakanlığımız, Adalet Bakanlığımız, Sağlık Bakanlığımız ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığımızla yürüttüğümüz veri entegrasyonu sürecini Bakanlık Yönetim Sistemimizle bütünleştirerek, yapay zekâ destekli bir risk analiz ve erken uyarı sistemi oluşturacağız. Devamsızlık eğilimleri, disiplin verileri, demografik yapı, okul riski ve suça yönelim riski gibi göstergeleri birlikte değerlendiren bu yapı sayesinde, tek başına sınırlı anlam taşıyan sinyalleri bütüncül biçimde okuyabilecek, ilgili birimlerimizi erken aşamada harekete geçirebileceğiz."
Veli destek hattı ve psikososyal mekanizmalar:
"Üçüncü olarak, aile ile okul arasındaki irtibatı daha da sağlamlaştırıyoruz. İki yıl önce başlattığımız “Veli Randevu Sistemi”ni daha etkin hâle getirecek, okul-aile-rehberlik sürecini gündelik eğitim hayatının tamamında daha canlı ve işlevsel olmasını temin etmek istiyoruz. Dördüncü olarak, dijital bağımlılık vb. risklere karşı velilerimize yönelik destek ve danışma hattını kısa süre içinde devreye alıyoruz. Anne-babalarımızın çocuklarının maruz kaldığı dijital içerikleri daha yakından tanıması, riskleri daha erken fark etmesi ve gerektiğinde hızlı destek alabilmesi için yeni bir destek imkanı oluşturuyoruz. Beşinci olarak, öğretmenlerimize ve okul yöneticilerimize kriz yönetimi, sınıf içi müdahale, erken uyarı işaretleri fark etme ve riskli durumlara doğru tepki verme konularında kapsamlı eğitimlerimize devam edeceğiz. Öğretmenimizi okul iklimini ayakta tutan en güçlü rehber olarak desteklemeyi sürdüreceğiz."
Yapay zekâ destekli rehberlik ve dijital esenlik:
"Altıncı olarak, öğrencilerimiz için psikososyal destek mekanizmalarını daha da güçlendirecek; halihazırda 23 ilimizde pilot olarak yürüttüğümüz Duygu, Değer Temelli Dijital Esenlik Projemizi genişleterek ülke sathına yaygınlaştıracağız. Çocuğun iç dünyasını dikkate alan yaklaşımlarla netice alabileceğimizi biliyoruz. Bu sebeple koruyucu, önleyici ve iyileştirici bütün araçları birlikte işleteceğiz. Yedinci olarak, riskleri erkenden fark eden, etkili ve zamanında müdahale üreten rehberlik kapasitemizi daha hassas hâle getireceğiz. Çocuklarımızın sessizce içine kapandığı, görünürde fark edilmeyen ama zamanla derinleşen kırılma alanlarını daha erken öngörebilen, uygun destek mekanizmalarını vakit kaybetmeden devreye alabilen yapay zeka desteğiyle rehberlik sistemimizi daha güçlü bir hale getireceğiz."
Okul dışı faktörlerin de sıkı bir denetime tabi tutulacağını belirten Bakan Yusuf Tekin, şiddeti özendiren içeriklere karşı taviz verilmeyeceğini vurguladı:
“Bunlarla birlikte, çocuklarımızın güvenliğini tehdit eden risk alanlarının bir kısmı okul dışındaki faktörler olarak; medya içeriklerinden dijital platformlara, hukuki caydırıcılıktan kurumlar arası denetim ve koordinasyona kadar uzanan daha geniş bir bakış açısı gerektiriyor. Bu nedenle ilgili bütün bakanlıklarımız, kurullarımız ve kurumlarımızla birlikte topyekûn mücadele anlayışıyla şiddeti özendiren içeriklere karşı daha güçlü bir takip ve denetim çerçevesi oluşturuyoruz. Bu doğrultuda risk barındıran dijital platformlar dahil tüm mecralarda çocuklarımızı koruyacak teknik ve hukuki tedbirleri almak, yaş doğrulama ve içerik güvenliği başlıklarında yeni uygulamaları devreye almak, çocukların erişimine açık risk alanlarına karşı caydırıcılığı artırmak ve bütün bu süreçleri müşterek bir eylem planı içinde yürütmek üzere kapsamlı bir hazırlık içindeyiz. Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla şekillenen bu çerçeveyi, okul güvenliğinden aile desteğine, rehberlik hizmetlerinden dijital risk yönetimine, medya takibinden hukuki koruma mekanizmalarına kadar bütün boyutları kapsayan güçlü bir politika setiyle tahkim edeceğiz. Güvenli okul iklimi inşa etme meselesinde hiçbir tereddüde, hiçbir boşluğa izin vermeyeceğiz. Bu vesileyle tekrar, kaybettiğimiz Ayla öğretmenimize ve evlatlarımıza Allah’tan rahmet, yaralı yavrularımıza şifa, ailelerimize, milletimize sabır ve metanet diliyorum.”