Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesince kabul edilen iddianamede, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet, suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama ve imar kirliliğine neden olma" suçlarına yönelik çarpıcı tespitlere yer verildi. İddianamede, Mustafa Bozbey ve Turgay Erdem liderliğinde faaliyet gösteren iki ayrı suç örgütünün yapısı ve işleyişi detaylandırıldı.
Dönemin Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey tarafından örgütsel bir yapı kurulduğu ve bu yapıda kırılmaların önlenmesi maksadıyla kamu gücünün kullanıldığı belirtildi. Bozbey'in suçtan elde edilen gelirleri aile bireylerini aktif şekilde kullanarak akladığı, örgüt üyesi statüsünde olan diğer şüphelilere kanuna aykırı talimatlar verdiği kaydedildi. İnşaat ruhsatlarında ve yapı kullanım izinlerinde kanuna aykırılıklar olduğu, Bursa Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile İçişleri Bakanlığı Mülkiye Başmüfettişliği raporlarıyla da tescillendi.
Usulsüz emsal artışları ve "Tek imza" rüşvet çarkı
İddianamedeki en dikkat çekici detaylardan biri, belediyelerde "koordinatör başkan yardımcısı" unvanı bulunmamasına rağmen Mustafa Bozbey'in hiyerarşik yetkinin dışına çıkarak Turgay Erdem’e usul ve esaslara aykırı olarak "tek imza" yetkisi vermesi oldu.
Bu yetkiyle İmar Kanunu ve mevzuata muhalefet edilerek, usulsüz emsal artışları karşılığında inşaat firması sahiplerinden rüşvetler alındığı ve haksız ekonomik kazançlar elde edildiği vurgulandı. Örgüt yöneticisi Turgay Erdem'in müteahhit firmalardan rüşvet olarak gayrimenkul istediği, bu devirler tapuda satış gibi gösterilse de MASAK raporunda herhangi bir hesap hareketine rastlanmadığı açığa çıktı.
Paravan şirketler ve aile üyelerine para transferleri
Suç örgütü bünyesinde elde edilen usulsüz gelirlerin gizlenmesi amacıyla üçüncü şahıslara paravan firmalar kurdurulduğu tespit edildi. Bu firmalara hayatın olağan akışına ters şekilde taşınmaz geçişleri yapıldığı, bu geçişlerin ticari faaliyet gibi gösterilerek suçun gizlenmeye çalışıldığı aktarıldı. Akabinde, paravan şirket hesaplarından Bozbey'in aile üyeleri olan sanıklara yüklü miktarda para transferleri gerçekleştirildiği ifade edildi.
Ayrıca, usule aykırı inşaat projelerinin mimari çizimlerinin, Bozbey'in talimatıyla eşi Seden Bozbey'in yönetim kurulu başkanı olduğu Fide Eğitim Kurumları AŞ ile bağlantılı, sanık İldam Aydın Bozbey'e ait "TİBA Mimarlık" şirketine yaptırıldığı, projeler için rayiç bedelden fazla ücret alınarak rüşvete ilişkin maddi menfaatin gizlendiği ve suç gelirinin aklandığı kaydedildi. İddianamede, 1999 yılında kurulan NİLVAK adlı vakfa da bu süreçte yoğun para transferleri yapıldığı tespiti yer aldı.
Turgay Erdem rüşveti elden dağıtıyordu
İddianamede, Turgay Erdem tarafından da ayrı bir örgütsel yapı kurulduğu aktarıldı. Erdem'in, kendisiyle yapı ruhsatları konusunda görüşmek isteyen firma sahiplerini örgüt yöneticileri Ayşegül E. ve Tamer İ'ye yönlendirdiği, elden teslim aldığı rüşvet paralarını ise örgüt yöneticisi ve üyeleri arasında bizzat paylaştırdığı, nakit para trafiğinin ağırlıklı olarak kendisi üzerinden sağlandığı anlatıldı.
Mustafa Bozbey'in suç işlemek amacıyla örgüt kurduğu ve 30 olay kapsamında müteahhit firma sahiplerinden usulsüz emsal artışı ve yapı kullanım izinleri karşılığında rüşvet aldığı net bir şekilde iddianameye girdi. Ayrıca sanık Emin A'ya alınan rüşvet karşılığında NİLBEL isimli kamu iştirak şirketi üzerinden usule aykırı olarak bir iş yerinin kiralandığı ve kamu zararı oluştuğu bilirkişi raporuyla belirlendi.
İşte istenen cezalar
Toplanan deliller ve raporlar ışığında hazırlanan iddianamenin ceza istemleri bölümü ise şu şekilde şekillendi:
- Mustafa Bozbey: "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "rüşvet almak", "imar kirliliğine neden olmak" ve "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçlarından 402 yıla kadar hapis,
- Turgay Erdem: Örgüt yöneticiliği ve rüşvet çarkının merkezinde yer alması sebebiyle 946 yıla kadar hapis,
- Diğer 61 sanık: Örgüt üyeliği, rüşvete aracılık ve suç gelirlerini aklama gibi maddelerden farklı oranlarda hapis cezası ile cezalandırılmaları talep edildi.