İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesinde görülen duruşmada, sanık savunmalarının tamamlanmasının ardından savcı ara mütalaasını sundu. "Casusluk" suçlamasıyla 20'şer yıla kadar hapis istemiyle yargılanan Ekrem İmamoğlu, Hüseyin Gün, Necati Özkan ve Merdan Yanardağ’ın hazır bulunduğu oturumda, dijital veriler ve log kayıtları üzerinden kapsamlı bir inceleme yapılması istendi.
MİT ve TEM'den teknik inceleme talebi
Duruşma savcısı, dava konusu elektronik postaların ve İBB veri tabanına erişim sağlayan IP adreslerinin tespiti için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) ile Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanlığına yazı yazılmasını talep etti.
Mütalaada, yetkisiz erişim, veri sızıntısı veya hesap ele geçirilmesi bulgularının raporlanması istenirken, sanıkların tutukluluk halinin devamı için, üzerine atılı suç bakımından suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması, atılı suçun vasıf ve mahiyeti, atılı suçun kanunda öngörülen cezasının alt ve üst sınırları, tutuklu kalınan süre ile atılı suç için kanunda öngörülen ceza miktarına göre tutukluluk süresinin ölçülü olması, delil toplama işlemlerinin henüz tamamlanmaması ve adli kontrol tedbirinin bu aşamada yeterli olmayacağı gerekçeleriyle sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi talep edildi.
İddianameden çarpıcı tespitler
Hazırlanan iddianamede, 2019-2025 yıllarını kapsayan süreçte İBB veri tabanındaki gizli belgelerin ve vatandaşların kişisel bilgilerinin "Ostin" adlı dijital yer altı platformuna aktarıldığı öne sürülüyor. İddianamede, İmamoğlu'nun talimatıyla hareket edildiği savunularak şu değerlendirmelere yer veriliyor:
"Bu hususun da özellikle seçim çalışmalarında yabancı istihbarat servislerine data sağlamak maksadıyla gerçekleştiği, bahse konu veriler üzerinden yabancı istihbarat servisleri güdümünde bahse konu veriler üzerinden analiz işlemi yapıldığı, analiz sırasında kişiler arasındaki gizli veya özel verilere erişim sağlandığı anlaşılmıştır."
Söz konusu verilerin yabancı istihbarat servisleri yararına toplandığı iddia edilen iddianamenin sonuç kısmında ise siyasal casusluk suçuna dair şu ifadeler kullanılıyor:
“Tüm vatandaşların telefonlarına ve sosyal medya yazışmalarına erişim sağlanarak 'siyasal casusluk' suçunun tam anlamıyla tanımına uyacak şekilde, devletin yönetilmesi, yönetme yetkisinin kullanılması ve idaresiyle ilgili bilgilerin bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları doğrultusunda yabancı bir devlet yararına, Türkiye Devleti'nin, vatandaşlarının veya Türkiye'de ikamet etmekte olanların zararına olarak toplandığı anlaşılmıştır.”