Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'nde kurulan kürsüden partililere seslenen Kemal Kılıçdaroğlu, siyasi mücadelesinin temel gayesini ve ilkelerini şu sözlerle aktardı:
"Şuna inanmanızı istiyorum, her şeyi sizin için yapıyorum. Her şeyi bu ülkenin güzel insanları için yapıyorum. Sizleri utandırmayacağım asla. Hakkı ve hukuku her ortamda savunacağım. Türkiye'nin ve bölgenin sorunlarına akılcı çözüm üreten tek parti CHP'dir. CHP kurultayları düşüncelerin özgürce ifade edildiği kurultaydır, bir şenlik kurultaydır. CHP kurultaylarında para, çıkar olmaz. Çünkü bu parti Mustafa Kemal'in, İnönü'nün, Ecevit'in partisidir.Arınacağız, arınacağız; kirlilikten arınacağız. Temiz siyaset yapacağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti devlete yön çizen bir partidir. Devlet kuran devlet inşa eden partidir. Ahlakı dokularına kadar koruyan, çalışkan partidir. Beraber özveri ile çalışacağız."
"İradesini para ile satanlar bu partide yer alamazlar"
Parti içi yönetim yarışında maddi ve şahsi çıkarların gölgesinde kulis yürütenleri hedef alan Kılıçdaroğlu, CHP'nin ahlaki dokusunu hatırlatarak şöyle devam etti:
"CHP tarihini hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmadı. Bunu söylediğim için eleştiriyorlar. Ahlak, ahlak. Erdem erdem. Adalet adalet. Temizlik temizlik. CHP bunları kendi dokularına işledi. Adaletin olmadığı yerde, sevginin olmadığı yerde düzen olmaz. Ben sana para vereyim sen bana oy ver. Böyle bir şeyi bu parti kabul etmez. İradesini para ile satanlar bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır."
Uluslararası arenada Türkiye'nin tam bağımsızlık çizgisini savunması gerektiğini vurgulayan ve dış dünyadan yardım dilenen siyaset tarzına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, hesaplaşma sözü verdiği kritik başlıkları şu cümlelerle ilan etti:
"Hep iyi niyetle davrandım, kimseye kötü gözle bakmadım. Ama bunları yaparken ahlaki temelleri her zaman korudum. İç dış dünyada Türkiye'nin saygınlığını korumaya özen gösterdim. Hiçbir CHP genel başkanı yurt dışına gidip bize neden yardım yapmıyorsunuz diyemez. 7 düvele mücadele etmiş olan bir partinin elemanları nasıl yurt dışına gidip de bizi yalnız bırakıyorsunuz diyebilir. Türkiye emperyalizme karşı mücadelede bütün mazlum milletlere örnektir. Bu milletin hakkını hukukunu yiyen beşli çetelerden hesap sormazsam namerdim. Uyuşturucu baronlarından, hesap sormazsam namerdim. İradesini para ile alıp satanlardan bu partiyi kurtarmazsam namerdim. Dış dünyada büyük değişimler var; Hürmüz'ün ne kadar değerli olduğunu hepimiz biliyoruz, CHP bu konuda ne söylüyor. Bu devletin çıkarlarını CHP savunmayacaksa kimler savunacak. İşçinin emekçinin hakkını CHP savunmayacak da kimler savunacak."
"TV kanalları da para ile alınıp satılmasın"
Medya dünyasındaki operasyonlara ve delege iradesini parayla ipotek altına almaya çalışan odaklara karşı duracağını belirten Kılıçdaroğlu, partinin vesayete karşı tavrını şu ifadelerle açıkladı:
"Hak mücadelesini yaparken beraber, omuz omuza olmak zorundayız. Sahibi Londra'da olan bazı TV sahipleri var. Onlar para ile nasıl delege alınıp satılıyorsa TV kanalları da para ile alınıp satılmasın. Onun da önüne geçeceğim. Kısır tartışmalardan çıkmazsak bu hepimize zarar verir. Bizim ahlaki değerlerimiz asla tartışılmamıştır. Bize her türlü suçlama yapılmıştır. Yeri geldi komünist, yeri geldi faşist denmiştir ama en aykırı olan bile CHP'nin değerlerini sorgulamamıştır. Bütün İslam coğrafyası da bize bakar.CHP vesayet kabul etmez. Vesayet altında görev yapmaz. Kimse talimat alıp onu meydanlarda dillendirmez. Bunu genel başkan yapar. Bizim ahlaki değerlerimiz tartışılıyorsa herkesin bunu düşünmesi lazım. Onun için ne gerekiyorsa yapacağım."
"Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim"
İstinaf mahkemesinin 'mutlak butlan' kararı sonrası meclis grubunda konuşma yetkisini elinden almak isteyen ve parti kurumsallığına zarar veren isimlere yönelik sert yaptırım mesajları veren Kılıçdaroğlu, şu ağır ithamlarda bulundu:
"Partiyi kirlilikten arındıracağım. Ön yargılı olmayacağım. Bu böyledir deyip partiden atalım düşüncem yok. Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan darbedir. Kim bu işe bulaştıysa, kim pavyon köşelerinde para aldıysa onlara güle güle diyeceğiz."
Siyasetçilerin her zaman şeffaf ve hesap verebilir bir konumda durması gerektiğinin altını çizen ve babasından aldığı dürüstlük öğüdünü paylaşan CHP Lideri, meclisteki engellemelere rağmen kararlılığını şu cümlelerle özetledi:
"Rahmetli babam "oğlum sen doğru dur, eğri belasını bulur" derdi. Bir siyasetçinin hesap sorması için hesap verir durumda olması lazım. Biz eğilmeden herkesten hesap sorabiliriz. Hesap vermek onurlu bir görevdir. Onurlu insanlar hesap verir. Bir kişi hesap sormaktan kaçıyorsa orada bir karanlık vardır. O karanlığı CHP'nin feneri aydınlatacak. İsterdim ki bu toplantıyı Meclis'te yapalım istedik. Bugün burada toplandık, gönül güzelliğimiz var, kadın erkek bir arada yaşamak var. Hep iyi niyetli davrandığım için bu istismar edildi. Ama bir noktaya kadar. O noktaya gelince kesip atacağız."
"Unutmayın Ankara'da bir Kemal abiniz var"
Konuşmasının son bölümünde özellikle gençlik kollarına ve partinin geleceğini inşa edecek kadrolara seslenen Kılıçdaroğlu, trollerin sosyal medyadaki yönlendirmelerine karşı uyarılarda bulunarak hitabını şu sözlerle noktaladı:
“Hiç endişe etmeyin, beraber güzel şeyler yapacağız. Siz mücadele ettiğinizde unutmayın Ankara'da bir Kemal abiniz var. Gençlere de seslenmek istiyorum; sosyal medyanın, trollerin, bazı kişilerin dolduruşuna gelmesin. Akıllarını kullanıp sorgulamayı öğrensinler. Ahlaklı erdemli kurultayı elbette yapacağız. Kimse kapalı kapılar ardında özel hesaplar yapmayacak.”