Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisinde genel başkanlık değişimi ve sonrasındaki yönetim anlayışına ilişkin yeni detaylar netleşiyor. Özgür Özel'in yaklaşık 2,5 yıllık genel başkanlık döneminde parti içi muhalefete yönelik uygulanan politikalar ve tasfiye iddiaları gündemdeki yerini korurken, Kemal Kılıçdaroğlu'na yakın isimlerin süreçte nasıl bir tutum takındığı gün yüzüne çıktı.
Parti yönetimindeki tasfiye iddiaları ve milletvekillerinin tepkisi
Özgür Özel ve ekibinin genel başkanlık sürecinde, Kılıçdaroğlu'na destek veren kanada yönelik kapsamlı bir tasfiye politikası izlediği iddia edildi. Bu dönemde 1800'den fazla üyenin partiden ihraç edildiği ve yurt genelinde yaklaşık 300 ilçe başkanlığının direktiflerle değiştirildiği kaydedildi. Yönetime yönelik eleştirilerini dile getiren isimler hakkında ise doğrudan disiplin süreçlerinin işletildiği belirtildi.
Bu baskı ortamında Kılıçdaroğlu'na yakın bazı milletvekillerinin, "Biz bu yönetimle anlaşamıyoruz. Fikir birliğimiz yok. Zorlanıyoruz" diyerek rahatsızlıklarını ifade ettikleri ve süreci yeni bir siyasi oluşum fikriyle çözmek istedikleri aktarıldı.

"Bize ne yapılırsa yapılsın, CHP bizim evimiz"
Kılıçdaroğlu'na yakın milletvekilleri tarafından 2 kez gündeme getirilen "Yeni parti kuralım" teklifine eski genel başkanın kapıları tamamen kapattığı öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun, parti içi ayrışmayı engellemek adına milletvekillerine şu yanıtı verdiği bildirildi:
"Biz CHP'liyiz, başka partimiz yok. Kimse partisini terk etmeyecek. Bize ne yapılırsa yapılsın, CHP bizim evimiz."
İstifa etmek isteyen isimlere engel oldu
Süreç boyunca Kılıçdaroğlu'nun sadece yeni parti kurma fikirlerini reddetmekle kalmadığı, aynı zamanda partiden ayrılmak isteyen isimleri de vazgeçirdiği ortaya çıktı. Kendisini arayarak istifa niyetini belirten milletvekillerine ve belediye başkanlarına, "İstifa etmeyin, partinizi bırakmayın" telkininde bulunarak CHP çatısı altında kalmaları gerektiği yönünde uyarılarda bulunduğu kaydedildi.