Siyaset kulisleri, ana muhalefette yaşanan tasfiye, ihraç ve kayyum tartışmalarıyla çalkalanıyor. Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin göreve gelmesinin ardından parti içi güç savaşları hız kazanırken, yerel yönetimlerdeki en stratejik isimler birer birer gemiyi terk etmeye başladı.
"Kalede" büyük çatlak: Cemil Tugay bağımsızlığa geçti, yeni parti sinyali verdi
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Kılıçdaroğlu yönetiminin İzmir İl Başkanı'nı görevden alması ve peş peşe gelen ihraç kararlarına tepki göstererek CHP’den istifa etti. Tugay, partinin maruz kaldığı süreci sert bir dille eleştirerek, “Mutlak Butlan CHP’si bu mücadelenin çatısı değildir. Büyük bir üzüntüyle ve bir gün geri dönebilme umuduyla Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum” ifadelerini kullandı.
İstifasından sadece günler önce "CHP bizim çatımızdır, istifa etmeyi düşünmüyorum" diyen Tugay'ın bu ani dönüşü, parti içindeki baskının boyutunu gözler önüne serdi. Görevine bağımsız olarak devam edeceğini belirten Tugay, Özgür Özel ile yol arkadaşlığının sürdüğünü vurgulayarak, "Kurulduğu takdirde yeni partiye katılırım" çıkışıyla da CHP'de yeni bir bölünmenin kapıda olduğunun sinyalini verdi.
AK Parti'den ilk tepki: "İzmirlilerin beklentisi belediye başkanlığından da istifa etmesidir"
Cemil Tugay’ın istifası sonrası AK Parti MKYK Üyesi Hamza Dağ’dan İzmirlilerin sesini yükselten sert bir açıklama geldi. Tugay’ın geçmişteki çelişkili açıklamalarını hatırlatan Dağ, İzmir’in iki buçuk yıldır hizmetsizliğe mahkum edildiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Daha birkaç gün önce 'CHP bizim çatımızdır, istifa etmeyi düşünmüyorum' diyen, birkaç hafta önce ise İzmir'in ulaşım sorunlarına ilişkin bir projeyi neden hayata geçirmediği sorulduğunda 'Onu CHP iktidarında yapacağım' cevabını veren Sayın Tugay, bugün CHP'nin artık çözüm adresi olmadığını söyleyerek partisinden ayrılmıştır. Bu kadar kısa süre içerisinde birbirine tamamen zıt açıklamalar yapan bir anlayışın İzmir'e istikamet çizmesi zaten mümkün değildir. Nitekim görevde bulunduğu yaklaşık iki buçuk yıllık süre boyunca İzmir'e kalıcı bir eser kazandırılamamış, kronik sorunlara çözüm üretilememiş, aksine mevcut sorunlara yenileri eklenmiştir... Bugün İzmirlilerin beklentisi, Sayın Tugay'ın CHP üyeliğinden istifa etmesi değil; İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden istifa etmesidir."
Bolu'dan sert mektup: "İşgal altındaki baba evinden ayrılıyorum"
İzmir’deki depremin artçı sarsıntısı gecikmedi. CHP’li yönetim tarafından disiplin kuruluna sevk edilen tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan da cezaevinden gönderdiği mektup ile partiden istifa ettiğini duyurdu. Genel merkezdeki yönetimi "Kılıçdaroğlu çetesi ve siyasi cunta" olarak nitelendirilen Özcan, mektubunda şu ifadelere yer verdi:
"21 Mayıs 2026 tarihinde, başarısızlıkları ile 13 kez sandıkta yenilmemizin baş aktörü Kemal Kılıçdaroğlu hukuken izah edilemeyecek bir karar ile partimize kayyum olarak atadı. Bazıları Kılıçdaroğlu’nun utanacağını ve böyle bir görevi kabul etmeyeceğini iddia etse de, kayyum 'güle oynaya' ipi malum çevrelerin elinde olacak şekilde polis ile partimize çöktü... AKP’ye karşı başarılı olmuş CHP’lileri hiç içine sindiremeyen KILIÇDAROĞLU ÇETESİ partiyi bitirmek için görevlendirilmiş. 'Arınma' kavramı ile akıllarınca beni kirletecekler, bunun içinde cunta disiplin kuruluna sevk etmişler... O yüzden herkesten helallik talep ediyor, göz yaşları içinde işgal altındaki baba evinden ayrılığımı paylaşıyorum."
Özcan, mektubunun sonunda eğer partideki bu "cunta" sökülüp atılabilirse geri döneceğini, aksi takdirde yeni bir yol açılması durumunda bağımsız yürümeye hazır olduğunu belirtti.
Kılıçdaroğlu’ndan vekillere mektup: "Dağılmaya lüksümüz yok"
Yerel yönetimlerdeki bu çözülme ve tabandaki büyük isyan dalgası karşısında genel merkezde panik havası hakim oldu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partideki yangını söndürmek ve milletvekillerinin de istifa kervanına katılmasını engellemek adına meclis grubuna acil bir mektup gönderdi. Sertleşen iklimde kurumsal ciddiyetin korunması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, vekillerine adeta sadakat çağrısı yaparak şu cümleleri kurdu:
"Siyasette iklimin sertleştiği dönemlerde, kişisel ikbal çabalarının ve anlık reflekslerin ötesine geçerek, tam bir kurumsal ciddiyet ve sarsılmaz bir birliktelikle hareket etmemiz gerekir... Hiçbir kırgınlığa, hiçbir dağınıklığa ortam hazırlama lüksümüz yoktur. Geleceğimizi inşa edeceğimiz bu tarihi eşikte; kenetlenmeye ve dilimizi her zamankinden daha birleştirici kılmaya özen göstermemiz gerekmektedir... Yolumuz açık olsun."
CHP'de yarınlar belirsiz: İstifa fırtınası kapıda mı?
Yargı kararıyla koltuğu devralan mevcut yönetimin antidemokratik uygulamaları, ihraç dalgaları ve seçilmiş il başkanlarının görevden alınması, CHP'yi kendi içinde bir hesaplaşmanın eşiğine getirdi. 22 yıldır yönettiği İzmir'i "bağımsız" bir yönetime kaptıran CHP'de, genel merkezin "birlik" mesajlarına rağmen yereldeki huzursuzluğun diğer büyükşehir ve il belediye başkanlarına da sıçrayabileceği konuşuluyor. Siyaset kulislerinde, Cemil Tugay'ın işaret ettiği yeni parti senaryosunun gerçekleşmesi halinde, CHP'den toplu istifaların yaşanabileceği değerlendiriliyor.