28 Haziran 2026 Pazar
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Açık
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Gündem CHP’yi sarsacak bomba itiraf! Muhittin Böcek: "Adaylık için İmamoğlu’na 5 milyon euro verdim"

CHP’yi sarsacak bomba itiraf! Muhittin Böcek: "Adaylık için İmamoğlu’na 5 milyon euro verdim"

Antalya Büyükşehir Belediyesindeki yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklu yargılanan eski Belediye Başkanı Muhittin Böcek, avukatları aracılığıyla Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına başvurarak gündemi sarsacak yeni itiraflarda bulundu.

Daha önce yerel seçimler öncesinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in talimatıyla Manisa'da bir çanta içinde 950 bin euroyu Ferdi Zeyrek'e teslim ettiğini ve oğlu Gökhan Böcek vasıtasıyla CHP Genel Merkezi'nde Veli Ağbaba'ya 1 milyon euro gönderdiğini iddia eden Böcek’in, bu kez İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik paylaştığı çarpıcı rüşvet iddialarını içeren bu ifadelere SABAH ulaştı.

İmamoğlu adaylık karşılığında 15 milyon euro istedi

Muhittin Böcek, 2024 yerel seçimlerinde Antalya'dan yeniden aday gösterilmek için yürüttüğü çalışmalar sırasında, Muratpaşa Belediye Başkanı'nın Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü öğrendiğini belirtti. Bu görüşmede adaylıkların belirlenmesi karşılığında yüklü ödemeler yapılacağına dair güvenceler verildiğini duyması üzerine, kendisi de İmamoğlu ile doğrudan görüşmek amacıyla 30 Kasım 2023'te uçakla İstanbul'a gittiğini söyledi.

Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel'de gerçekleşen ve yaklaşık bir saat süren görüşmeye özel kalemi Yasin Yellice’nin de tanıklık ettiğini belirten Böcek, ifadesinde o anları şu sözlerle aktardı:

"Görüşmeye özel kalemim Yasin Yellice tanıklık etmiştir. Hatta görüşmenin ardından otelin balkonunda birlikte fotoğraf çektirmiştik. Fotoğrafı kendisinin çektiğini ve daha sonra sosyal medya hesabımda paylaştığımı hatırlıyorum. Bu görüşmede Ekrem İmamoğlu, başka bir kişiye adaylık sözü vermediğini ve tercihini benden yana kullanacağını ifade etti. Bu sırada seçim kampanyası için maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu, ayrıca ilerleyen dönemde cumhurbaşkanlığı adaylığı planladığını belirterek siyasi yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bu süreçte de yani cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Antalya'nın hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli görevler üstleneceğini, benim de buna hazırlıklı olmam ve destek vermem gerektiğini söyledi. Benden yaklaşık 15 milyon euro civarı maddi kaynak desteği istedi. Ben de elimden geldiğince ve zaman içerisinde bunu karşılayacağımı söyledim. Taleplerini karşılama sözü verdim.”

"5 milyon euro rüşveti Ekrem İmamoğlu'na verdim"

İmamoğlu'nun talep ettiği paranın bir kısmını tedarik etmek için şahsi birikimlerinin yanı sıra, seçim bütçesini emanet ettiği bir dostundan 5 milyon euro borç istediğini anlatan Böcek, paranın transferi için "havala" adı verilen kayıt dışı bir sistemin kullanıldığını itiraf etti. Dostunun kendisine yanında bulunan 100 TL'lik bir banknotun fotoğrafını çektiğini, ardından üzerinde bir isim ve telefon numarası yazılı kağıtla birlikte bu banknotu bir zarfa koyarak kendisine teslim ettiğini söyledi. Bu banknot ve kağıdın İstanbul Kapalıçarşı'da parayı tahsil etmek için bir "şifre" işlevi gördüğünü anlayan Böcek, ödemeyi bizzat elden teslim ettiğini belirtti:

"Hatırladığım kadarıyla seçim ofisi olarak kullandığı bir binaya gittim. Burada Ekrem İmamoğlu'nun kendisine ait bir odada görüştük. Yine baş başa yaptığımız bu ikinci görüşmede yanımdaki banknot ve telefon yazılı kağıdı kendisine teslim ettim. Talep edilen paranın kalanını da daha sonra zaman içerisinde halledeceğimi söyledim. Bu şekilde yanından ayrıldım. Taahhüt ettiğim paranın kalanını tutuklandığı için gerçekleştirmedim. Ekrem İmamoğlu ile yaptığım her iki ziyaretimde yanımda mobil özel kalemim Yasin Yellice vardı.”

"Kişisel hırsı bitirdi"

İfadesinin devamında Ekrem İmamoğlu'na yönelik sert eleştiriler yönelten Muhittin Böcek, İmamoğlu'nun belediye başkanlığı görevini ihmal ederek erken bir cumhurbaşkanlığı hazırlığı içine girdiğini ve tüm kararları tek merkezden yönetmek istediğini savundu. Bu durumun parti üstü bir güce dönüştüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı hedefinin ve tüm kararları tek merkezden yönetme arzusunun, siyasi yaklaşımında baskın hâle geldiğini düşünmekteyim. Kontrolsüz ve öngörüsüz şekilde yürütülen bu süreç, başta Antalya olmak üzere birçok CHP belediyesini olumsuz etkilemiş; siyasi huzursuzlukların artmasına ve kamu hizmetlerinin geri planda kalmasına neden olmuştur. Ekrem İmamoğlu, kendisi de bir belediye başkanı olmasına rağmen, zaman içerisinde tüm belediye başkanlarının belirlenmesinde etkili olan, parti üstü bir siyasi güce dönüşmüştür. Öyle ki, Parti Meclisi ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in dahi birçok konuda onun görüşü dışında hareket edemediği bir durum oluşmuştur. Bu durum, siyasetin doğal işleyişi açısından sağlıklı değildir ve sonuçları ortadadır. Bir taraftan yüz yılı aşan geçmişe sahip CHP gibi bir siyasi partinin yönlendirilmesi, diğer taraftan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yönetimi ve henüz 4 yıl sonraki cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik hazırlıkların aynı anda yürütülmeye çalışılması; erken seçim tartışmalarıyla birleşerek demokratik teamüller açısından tartışmalı bir siyasi atmosfer oluşturmuştur.”

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Belediyeler, genel merkezlerin ve liderlerin taleplerini karşılayacak yerler değildir" şeklindeki sözlerine de atıfta bulunan Böcek, kişisel hırsların partiyi ve belediyeleri yıprattığını belirterek eleştirilerini şu sözlerle tamamladı:

"Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun birkaç gün önce yaptığı "Belediyeler, genel merkezlerin ve liderlerin taleplerini karşılayacak yerler değildir" şeklindeki açıklaması da bu tartışmaların özünü ortaya koymaktadır. İki yıldır belediye başkanlığı yapan biri olarak elbette belediyelerimizde mevzuattan kaynaklanan veya uygulamada ortaya çıkan eksiklikler ve hatalar olabilir. Ancak CHP belediyeciliğinin halk nezdinde yakaladığı güçlü desteğin bugün zayıflamasının sebeplerinden biri de, siyasi hedeflerin belediyecilik faaliyetlerinin önüne geçirilmesidir. Bu durum hem CHP'ye hem de ülkemize zarar veren sonuçlar doğurmaktadır. Ekrem İmamoğlu, belediye başkanı olmasına rağmen parti üzerinde belirleyici bir irade oluşturma çabası, tüm kararların son aşamada kendisine bağlanmasını istemesi ve demokratik teamüllere aykırı bir güç yoğunlaşması yaratması, siyasi açıdan sağlıklı olmayan bir tablo ortaya çıkarmıştır. Bu değerlendirmeleri, kişisel hırsların bir kurumun tamamını nasıl belirsizlik, tedirginlik ve savunmasızlık içine sürükleyebileceğini göstermek adına bir sorumluluk olarak kamuoyunun takdirine sunuyorum.”

"Havala" sistemi nedir ve adım adım nasıl işliyor?

Muhittin Böcek'in rüşvet transferinde kullanıldığını iddia ettiği "havala" yöntemi, resmi bankacılık kayıtlarına girmeden, tamamen gizlilik ve şifreleme esasına dayanarak büyük miktardaki nakit paraların iz bırakmadan el değiştirmesini sağlayan geleneksel bir kayıt dışı finans sistemidir. Sistem adım adım şu şekilde işlemektedir:

  • Banknot bir "şifre" olur: Sistemde herhangi bir kağıt para (örneğin 100 TL'lik bir banknot) "şifre" veya "anahtar" olarak belirlenir. Bu paranın üzerindeki seri numarası veya paranın kendisi bir güvenlik kodu işlevi görür.
  • Fotoğraf ve iletişim bilgisi: Parayı gönderecek olan kişi, bu banknotun fotoğrafını çeker ve parayı tahsil edecek olan kişiye iletmek üzere bir zarfa koyar. Zarfa ayrıca paranın tahsil edileceği kontak kişinin ismi ve telefon numarası yazılı bir kağıt eklenir.
  • Gizli teslimat: Fiziksel banknot ve iletişim bilgilerinin olduğu zarf, ödeme yapılacak kişiye elden teslim edilir.
  • Kayıt dışı tahsilat: Ödemeyi alan kişi, zarftaki bilgilerle genellikle Kapalıçarşı gibi yerlerde bulunan ve bu sistemin parçası olan kayıt dışı dövizcilere gider.
  • Şifreli takas: Elindeki "şifre" banknotu ibraz eden kişi, parayı oradan nakit olarak teslim alır. Bu yöntemde paranın hangi dövizciden çıkacağı genellikle gönderen kişi tarafından bile bilinmez, sistem tamamen gizlilik esasına dayanır.
Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *