Gazze’de soykırım yapan İsrail ordusunda 133 Türkiye-İsrail çifte vatandaşının bulunması tepki çekmeye devam ederken, bu isimlerden birinin daha kimliği deşifre oldu. Tracy Bachar’ın Eylül 2022’de İsrail’e giderek orduya katıldığı, 2024’te terhis olması gerekirken 7 Ekim 2023 sonrası başlayan Gazze saldırılarına katılmak amacıyla görev süresini bir yıl uzattığı ve 2025’te terhis olduğu açığa çıktı.
7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 76 binden fazla sivil, İsrail tarafından katledildi. Birleşmiş Milletler bu saldırıları “soykırım” olarak nitelendirirken, İsrail ordusunda Türkiye’den 133 kişinin aktif görev yaptığına dair iddialar tartışılmaya devam ediyor. Daha önce Özgürlük Nöbeti Platformu, 5 Türk vatandaşının ismini açıklamıştı. Açık kaynak ve sosyal medya paylaşımlarıyla yapılan araştırmada yeni bir isim daha tespit edildi.

Celile’de eğitim süreci
23 yaşındaki Tracy Bachar’ın hem Türk hem İsrail vatandaşı olduğu biliniyor. Bachar, Eylül 2022’de İsrail’e giderek İsrail Savunma Kuvvetlerine katıldı ve Celile bölgesindeki Michve Alon eğitim üssünde konuşlandırıldı. Asıl amacı özel birliklere asker yetiştirmek olan bu üste; İbranice seviyesi düşük asker adaylarına dil eğitimi verildiği, göçmenler ve azınlıklar için entegrasyon programları uygulandığı ve temel askeri disiplin eğitimi yürütüldüğü biliniyor.
Soykırıma katılmak için görev süresini uzattı
Bachar, babası Yusuf ve annesi Tina Bachar’ın sosyal medya paylaşımlarına göre 28 Nisan 2025’te terhis oldu. Normal şartlarda iki yıl olan görev süresinin uzatan Bachar, 2024’te terhis olması gerekirken 7 Ekim 2023 sonrası başlayan Gazze saldırıları nedeniyle bir yıl daha görev yaptı. Bachar’ın sık sık asker kıyafetiyle paylaşımlar yapması ve bazı mesajlarında Türkçe ifadeler kullanması da tepki çekti.

Daha önce açıklanan isimler
Özgürlük Nöbeti Platformu tarafından daha önce İsrail ordusunda görev yaptığı belirtilen 5 çifte vatandaşın kimlikleri kamuoyuna açıklanmıştı.
Bu isimlerden biri olan Jessica Bachar’ın İstanbul Acarkent’te yaşadığı ve sosyal medya paylaşımlarında 7 Ekim sonrası başlatılan saldırılara açıkça destek verdiği biliniyor.
Diğer bir isim Yasmin Agiman ise İsrail ordusunun Savaş İstihbarat Toplama Birimine bağlı 414’üncü taburda görev yaptı, bu birim Gazze’ye 25 kilometre mesafedeki Güney Komutanlığına bağlı çalışıyordu. “Un Katliamı” olarak anılan olayın bu komutanlığın sorumluluk alanında gerçekleştiği biliniyor.
Üçüncü isim Niv Büyük Abolafya, Nisan 2022-2024 arasında Golan Tugayı’nda görev yaptı. Soykırımcının babası Nedim Abolafya ise orduya katılmaya hazırlanan militanlara evinde yemek verdi.
Dördüncü isim Dafne Yaes’in Savaş İstihbaratı Toplama Birimi’nde görev yaptığı ve “Mars” sınır gözetleme teknolojisi üzerinden istihbarat faaliyeti yürüttüğü biliniyor.
Beşinci ve son isim olan Matan Baron, 2018’de askerlik yaptıktan sonra İsrail Polis Teşkilatı bünyesinde görev aldı. Baton ayrıca Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik işkence ve keyfi tutuklama iddialarıyla anılan yapının bir parçası. Baron, zaman zaman İstanbul’a tatile geliyor.

Hukuki girişim hazırlığı
Özgürlük Nöbeti Platformu ve gönüllü hukukçular, ismi açıklanan kişiler hakkında savcılığa başvuru yapmaya hazırlanıyor. Daha önce Yeryüzü Avukatları Derneği (WOLAS), 133 Türk vatandaşının İsrail ordusunda görev yaptığına dair belge ve delilleri İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına sunduğunu açıklamıştı. Belgelerin, Sumud Filosu’na yönelik saldırı sonrası başlatılan soruşturmaya dahil edilmesi ve Türkiye’de yaşayan şüpheliler hakkında işlem yapılması talep edilmişti.
