Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kameraların karşısına geçerek çarpıcı açıklamalarda bulundular. Savunma sanayisinden bölgesel çatışmalara, küresel ekonomiden müttefiklik hukukuna kadar ezber bozan mesajların verildiği toplantıda liderler, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını araladı.
Ankara Zirvesi'nin önemi ve liderler arasındaki sarsılmaz dostluk
Ortak açıklamaların ilk bölümünde liderler, Ankara'da bir araya gelmenin stratejik önemine değinerek birbirlerinin liderlik vasıflarına ve iki ülke arasındaki güçlü bağa vurgu yaptılar.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, müttefikliğin getirdiği gücü ve ziyaretin zamanlamasını şu cümlelerle aktardı:
"Değerli dostumla (Trump) Ankara'da bir arada olmak bizlere ayrı bir güç katmıştır. Bu ziyaretin ne kadar önemli olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum"
ABD Başkanı Donald Trump ise havalimanındaki karşılamadan duyduğu memnuniyeti belirterek Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve Türkiye'nin askeri gücüne şu sözlerle övgüler yağdırdı:
"Çok teşekkür ediyorum. Herkesin bildiği gibi ve yazıldığı gibi biz çok iyi dostuz. Sayın Cumhurbaşkanı çok iyi bir iş çıkarıyor. Havaalanında bizi karşıladı. Ve benim ismimi taşıyan bir bina da var; bu da çok güzel bir şey. Buraya gelirken gördük. Kendisi harika bir lider, tüm dünyada saygı gören bir lider. En başından beri kimyamız çok iyi uyuştu, oldukça iyi ilişkilerimiz var. Sayın Cumhurbaşkanı’nın yönetiminde Türkiye askeri anlamda çok kuvvetli bir ülke haline geldi. İnsanlar Türkiye’nin ne kadar güçlü olduğunu biliyor; ekipmanları, askerleri harika. Ve güzel olan tarafı şu ki; Türkiye ile ilişkilerimiz gerçekten övgüye layık ve bizim de ilişkilerimiz gerçekten bugüne kadar hep güzel gitti. Sayın Cumhurbaşkanı’na çok büyük bir saygı duyuyorum. Ve her iki ülkenin de faydasına olacaktır. Bugün ticaretten bahsedeceğiz, başka şeylerden de bahsedeceğiz. Askeriyeden bahsedeceğiz, birçok farklı konu, belki İran'ı da muhtemelen ele alacağız. İran'ın ordusunu tamamen kullanılmaz hale getirdik, nükleer silahları olmayacak. Türkiye ile gayet güzel ticaret yapıyoruz; biz güzel şeyler yapıyoruz, onlar güzel şeyler yapıyor ve bunları karşılıklı olarak ticaret ediyoruz. Sadece şunu söylemek isterim; sizinle olmak büyük bir şeref, büyük bir onur. Çok güzel toplantılar, çok güzel akşam yemekleri, çok güzel yiyecekler... Çok güzel işler yaptık, yapıyoruz, yapacağız da. Teşekkür ederim Sayın Cumhurbaşkanı."
F-35 programı ve CAATSA yaptırımlarının kaldırılması müjdesi
Görüşmenin en tarihi ve somut çıktısı, Türkiye'ye yönelik savunma ambargoları ve F-35 savaş uçaklarının teslimat süreçleri üzerinde oldu. Trump, Beştepe'den tüm yaptırımların kaldırılacağını ilan etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, F-35 tedarikine yönelik beklentilerini ve yerli üretim KAAN motoru projesini şu sözlerle paylaştı:
"F-35 konusu bizim için yeni bir konu değil ve bunu bizler Amerika ile daha önce görüştük ve biz 5 uçağın da sözünü aldık" dedi. Zirveden beklentisini dile getiren Erdoğan, "İnşallah F-35 konusunda bu Liderler Zirvesi'nden hayırlı bir karar çıkacağına inanıyorum. F-35’le ilgili kendilerinden daha önce aldığımız sözü geleceğe yönelik olumlu şekilde test ettiğimizi biliyorum. Sayın Trump her zaman sözünün arkasındadır. KAAN motorları konusunu Liderler Zirvesi'nde değerli dostumla görüşeceğiz. İnanıyorum ki bize verdiği müjdeyi burada tekrar edecektir.”
ABD Başkanı Trump, F-35 uçaklarının bakım sorumluluğunun kendilerinde olduğunu doğrulayarak Türkiye'ye yönelik ambargoların kaldırıldığını şu net sözlerle duyurdu:
"Bu bizim vereceğimiz bir karar. Çok iyi ilişkilerimiz var. Size şunu söyleyebilirim; burada oturan insanlar da dahil, neden böyle yaptığımızı merak ediyorlar. Türkiye ile çok iyi ilişkilerimiz var. Türkiye çok uzun zamandan beri çok sadık bir müttefik oldu, birçoğundan da daha sadık bir müttefik oldu. F-35'ler bildiğiniz gibi en iyi uçaklar ve bu konuyu konuşacağız. (F-35) Bunu da ekleyeyim, Türkiye bu uçakları satın aldı, en iyi uçaklar bunlar. Amerika Birleşik Devletleri'nden uçak satın alıyorsanız, motorlara herhangi bir şey yapılıyorsa ve bunların bakımı da yapılıyorsa; tabii ki Amerika'dan aldıysanız bu uçağı, bakımını da yapmak bizim sorumluluğumuz. Yani motor çalışıyor mu, motor rehabilite edilecek mi, upgrade edilecek mi... Bence böyle bunu yapmamız lazım zaten, bunu yapmayacak mıyız diyeceğiz? Birçok insan aynı fikirde değildi ama zamanla anlamaya başladılar ki Türkiye bizim için harika bir müttefik oldu. Ama bir ürün satın aldıklarında, uçak veya herhangi bir şey, bunların bakımı geldiğinde bizim illaki bir yükümlülüğümüz vardır. Eğer uçak sattıysak ve bunların bakımı geldiyse; yani siz para ödüyorsunuz, epey bir para ödüyorsunuz, bir ürün alıyorsunuz ve bu ürünün bakımı tabii ki yapılacaktır. Amerika Birleşik Devletleri diğer geleneksel ülkelerle kıyasla Türkiye'ye bu noktada daha yakın."
"(CAATSA yaptırımları) Bu müeyyideleri kaldıracağız. Bunu söyleyebilirim. Sayın Cumhurbaşkanı vaktini harcamasın bu soruyu cevaplamakla, ben doğrudan söylüyorum; çok yakın konuşuyoruz. Marco Rubio da burada, Dışişleri Bakanımız; Scott Bessent da burada, Pete de burada, herkes burada. Bu ambargoları, bu müeyyideleri kaldırıyoruz artık vakti geldi. Tamam? Biz dostlarımızın müeyyideli (ambargolu) olmasını istemiyoruz, bu çok basit. Biz dostlarımıza müeyyide uygulamıyoruz."
"Erdoğan olmasaydı NATO zirvesine katılmazdım"
ABD Başkanı Donald Trump, ittifakın yükünü sırtlamayan Avrupa ülkelerine sert eleştiriler yöneltirken, Ankara'daki bu zirveye katılmasının yegane sebebinin Erdoğan ile olan özel dostluğu ve uyuşan kimyaları olduğunu ifade etti.
Trump, geçmişte yaşanan Brunson olayını hatırlatarak müttefiklik ilişkisine dair şu detayları paylaştı:
"Bizim ilişkilerimizin neden bu kadar özel olduğunu biliyorsunuz; bazı insanlar biliyor, bazı insanlar bilmiyor. Kendisi gibi çok zorlu bir şahsiyet... Diğer tarafta da oldukça zayıf ve hastalıklı insanlar var, onlara zaten kimse saygı duymuyor. İlk tanıştığımız andan itibaren çok iyi anlaştık. Pastör Brunson’ı hatırlıyorsunuz; o çok büyük bir olaydı, oldukça travmatikti. Normalde çok uzun süren bir hapis cezası vardı, kendisinin masum olduğunu düşünüyorduk. Diğer insanlar aradı ama ben de aradım ve kendisinin hemen serbest bırakılmasını sağladı. Bunu hiçbir zaman için unutmayacağız. Pastör Brunson çok iyi birisidir. Yani her zaman için bizim ilişkimiz işe yaradı, en başından bu yana, ilk andan itibaren bu hep böyle oldu. Daha önce de söyledim bunu; bu bir kimya, aramızda uyuşan bir kimya var. Eğer kimyamız uyuşmasaydı ben bunu size söylerdim zaten, biriyle kimyamın uyuşmadığını."
"NATO’dan çok hayal kırıklığına uğradığımı söylemiştim. Benim buradaki dostum çok güçlü bir lider, çok güçlü bir kişi. Eğer Sayın Cumhurbaşkanı olmasaydı ben bu zirveye katılmazdım. Yani bu gerçekten büyük bir şey Türkiye'de bunun olması. İran’da biz bir şey yaptık, hiç kimsenin yardımına ihtiyacımız yoktu, hatta istemedik de orada olmayı. Ve biz trilyonlarca dolar yatırım yaptık bugüne kadar NATO’ya. Neden? Avrupa ülkelerini korumak için ve diğerlerini; Kanada vesaire... İnsanları, halkları... Genel konuşmak gerekiyorsa; eskiden Sovyetler Birliği’ydi, şimdi Rusya’dan korumak için. Tamam dedim, bu olur. Onların da bir şekilde bizi desteklemek için bir şeyler yapması gerekiyordu. Birleşik Krallık örneğinde, ki Başbakan olmayacaktı orada büyük ihtimalle bundan sonra, savaş bittikten sonra bize yardımcı olmak istedi. Öyle bir yardıma ihtiyacımız olmadığını söyledim. Yani insanlar orada yanımıza gelecek mi gelmeyecek mi, onun testini yaptık açıkçası. İtalya bizi yarı yolda bıraktı, Almanya bizi yarı yolda bıraktı, Fransa bizi yarı yolda bıraktı. Tamam sorun yok. Ama madem öyle, neden yüz milyarlarca doları harcıyoruz da onlar bizim yardımımıza gelmiyorlar?"
Trump, Rus S-400 sistemleri konusunda hiçbir endişesi olmadığını ekleyerek İtalya Başbakanı Meloni'yi ve Avrupa'nın geleceğini şu sözlerle eleştirdi:
"(Rusya’nın hava savunma sistemleri S-400’ler) Ben bunlarla alakalı herhangi bir endişe duymuyorum. Burada bir lider var, ülkesini çok daha kuvvetli bir hale getirdi. Burayı görüyorsunuz, yolları görüyorsunuz, her şey harika. Yani Türkiye ile ilgili herhangi bir sıkıntı yok. Ben şunu söyleyebilirim; Türkiye ile şu andaki ilişkilerimiz her zaman olduğundan daha iyi. Yani benim ilk dönemimde de iyiydi, şimdi ondan da daha iyi."
"(İtalya ve Meloni eleştirisi) Bilmiyorum, bence o iyi bir insan aslında. İlişkimiz biraz kötüye gitti çünkü kendisi bize yardım etmeyi reddetti. Ama şunu söylemek istiyorum, yani bize yardımcı olmayı reddetti. İran konusunda bize yardımcı olmayı reddetti. Biraz bu bizim ilişkilerimizi gerdi ama kendisini seviyorum, kendisi iyi bir insan. Ama bir hata yaptı. Biliyorsunuz onlar çok (petrol) alıyorlar ama biz almıyoruz. Bizim petrolümüz var, Amerika Birleşik Devletleri'nin elindeki petrol herkesten daha fazla, şimdi Venezuella da var. Dolayısıyla bizim Hürmüz Boğazı'na veya başka bir boğaza ihtiyacımız yok, onların ihtiyacı var. Ama o hava kuvvetleri konusunda yardımcı olmadı ve bu da beni mutlu etmedi, tahmin edersiniz ki mutlu olmadım."
"Grönland’la alakalı... Çünkü Grönland Danimarka’ya yardımcı olmuyor, Danimarka para harcamıyor gerçekten Grönland’a. Ama ABD için önemli bir yer ve etrafı Çin gemileri ve Rus gemileriyle çevrili. Muhasara altında. Grönland’ın Amerika Birleşik Devletleri tarafından kontrol edilmesi lazım, Danimarka tarafından değil. Ve onlara Rusya’yla alakalı yardım etmek için harcadığımız o kadar paraya rağmen... Hiç para harcamamıza gerek yok, biz bütün askerlerimizi oradan çekebiliriz. Çünkü fark etmişsinizdir, Avrupa çok farklı bir yer. 20 sene önceki Avrupa değil, çok çok farklı bir yer. Rusya’ya karşı biz Avrupa’nın korunmasına yardımcı oluyoruz. Hem enerji anlamında hem de göç anlamında. Bu iki şeye dikkat etmezlerse artık bir Avrupa kalmayacak yakın zamanda. Çok teşekkür ediyorum herkese."
Rusya-Ukrayna savaşı, can kayıpları ve barış diplomasisi
Devam eden Rusya-Ukrayna savaşını bitirmek adına her iki liderin de diplomatik kanalları aktif şekilde kullandığı belirtildi. Trump cephedeki acı tabloya isyan ederken, Erdoğan da koordineli adım atacaklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rusya ve Ukrayna krizindeki diplomatik yol haritasını şu ifadelerle özetledi:
"(Trump ile) Biz Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri de değerli dostumla burada paylaşacağız, görüşeceğiz ve ona göre de adımlarımızı atacağız"
ABD Başkanı Donald Trump ise Putin ve Zelenskiy ile yaptığı görüşmelerin detaylarını, cephedeki korkunç kayıpları ve modern savaşa dair gözlemlerini şu çarpıcı ifadelerle paylaştı:
"Sayın Putin ile çok iyi bir görüşmem oldu ki zaten Putin, Sayın Erdoğan'a da çok büyük saygı duyuyor. Kendisiyle görüştüm, hemen arkasından Cumhurbaşkanı Zelenskiy ile de görüştüm. Her ikisi de bir anlaşma yapmak istiyor, bu kadar uzun sürmesini istemiyorlar. Bir şey ortaya çıkacaktır, Sayın Cumhurbaşkanının da yardımları oluyor. Kendisi de yardımcı oluyor. Ben 'sekiz tane savaş' demiştim, bunu da bitireceğiz diye görünüyor. Şu anda olası görünüyor ama bazen bir savaş en az beklediğin anda olur. Başkan Putin ile çok iyi bir görüşme yaptık, Zelenskiy ile çok iyi bir görüşme yaptık; bunun iyi bir kombinasyon haline gelmesi lazım. Her ikisi de işin çözülmesini istiyor. Ben hayatım boyunca hep anlaşmalar yaptım, anlaşmalara aracılık ettim. Bu konuyu çözeceğiz gibi görünüyor, umuyorum ki yakın zamanda."
"Geçen ay çoğu asker olmak üzere 35 bin kişi öldü. Bir önceki ay 24 bin, bir önceki ay 47 bin, ondan önceki ay 29 bin. Ama geçen ay 35 bin asker, genç asker; çoğu asker, 35 bin genç insan öldü ve bu çılgınca."
"Bizi etkilemiyor, açık söyleyeyim biz çok uzaktayız. Avrupa'yı etkiliyor, çok daha fazla. Biz bu noktada Avrupa'ya yardımcı oluyoruz ama bu bizi etkilemiyor, bizim aramızda bir okyanus var. Ama olan biteni artık ben, buna dayanamıyorum. Cepheleri izlemeye dayanamıyorum. Bu dron savaşları haline geldi, yeni teknoloji savaşı haline geldi. Biz dronlar konusunda dünyanın en önündeyiz, en sofistike dronlara sahibiz. Ama bunun ne kadar şiddetli olduğunu herkes görüyor. Resimleri gördüğünüz zaman, fotoğrafları gördüğünüz zaman; şuradaki arkadaşımız (Pete) bana sürekli resimler gönderiyor ve ben diyorum ki Pete’e: 'Ya ben bunlara bakmak istemiyorum'. Böyle bir şey görmedim çünkü bu tam bir katliam. Bitmesi lazım bunun."
"Birçok şey değişti. Bu Amerika Birleşik Devletleri'ni etkilemiyor aslında. Biden yüz milyarlarca dolarlık ekipman veriyordu bedavaya, e ben bugün bunları adil bir fiyattan satabiliyorum. Avrupa Birliği'ne biz bunları veriyoruz, onlar bunların parasını ödüyorlar. Ama ben sadece insanların hayatını kurtarmak istiyorum; 25 bin, 35 bin, 30 bin... Bir ayda 41 bin kişinin de öldüğü aylar oldu. Bu insanlar annelerini, babalarını Ukrayna'da olsun Rusya'da olsun arkalarında bırakıp geliyorlar ve bir hafta sonra hayatlarını kaybediyorlar. Bu çılgınca."
Orta Doğu dengeleri, Gazze krizi, Suriye ve İran dosyası
Bölgesel güvenlik başlıklarında ise İran'ın nükleer faaliyetlerinin engellenmesi, Gazze'de kalıcı barışın tesisi ve Suriye'deki yeni yönetime verilen destekler masadaydı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel istikrar ve Gazze'deki trajediye son vermek adına yürüttükleri kararlı duruşu şu sözlerle ifade etti:
"İran-Amerika ilişkilerini nasıl bir düzleme kavuştururuz gayreti içindeyiz. Elimizden geleni yapmak suretiyle dünya barışına adım atalım diye çalışıyoruz.”
"(Gazze) Değerli dostumla (Trump) konuşarak, bölgedeki barışı sağlamak için bu Liderler Zirvesi'ni çok önemsiyoruz.”
ABD Başkanı Trump, Türkiye'nin kriz anlarındaki dengeli ve yapıcı politikalarını takdir ederek Suriye'nin yeni lideri Ahmed Şara ile olan ilişkilerine dair şunları ekledi:
"Türkiye, İran'ı çok iyi tanıyor. İran'la olan problemleri de çok iyi biliyor. Diğer ülkelerle beraber Türkiye çok yardımcı oldu. Bu çatışmaya dahil de olabilirlerdi, İsrail ile olan ilişkiler nedeniyle bu çatışmaya Türkiye de dahil olabilirdi ama bunu yapmadı. Bunu yapmama sebebi belki benim. Diğer taraftan da çatışmaya dahil olacaklardı ama burada harika bir ülkeden bahsediyoruz ve ben de Amerikan başkanı olarak şunu söyleyebilirim: İlişkilerimiz açısından Türkiye harika işler yapıyor. İran'la olan savaşın bitirilmesi açısından da... Ya da savaş demeyeyim ama askeri operasyon diyeyim, İran'ın nükleerinin bitirilmesi açısından. Ben şundan eminim ki Sayın Cumhurbaşkanı da İran'ın nükleer silah sahibi olmasını istemez. Ben bundan eminim. Sayın Cumhurbaşkanı ile çok iyi ilişkilerimiz var. Ve şu anda Suriye'nin lideri olan yeni Cumhurbaşkanı (Ahmed Şara) ile de çok iyi ilişkilerimiz var, iki ülkeyi de bir araya getiriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı ile beraber ben de kendisine (Şara) onay verenlerden biriyim ve kendisi çok iyi bir iş yapıyor, ülkeyi bir araya getiriyor. Kolay bir iş değil Suriye'de yaptığı."
ABD ekonomisi ve yabancı yatırımlardaki dünya rekoru
Konuşmasının bir bölümünde kendi yönetiminin ilk yılındaki ekonomik başarılarına değinen Trump, gümrük tarifeleri sayesinde üretimin yeniden ABD'ye döndüğünü belirtti.
Trump, ekonomik büyümeye dair elindeki verileri ve küresel ticaret ortaklarını şu ifadelerle sıraladı:
"Liderlerin büyük bir kısmıyla dostane toplantılar yaptık. Bazılarını tanıyorum, bazılarını tanımıyorum ama uzun bir zamandan bu yana... Biliyorsunuz Amerika Birleşik Devletleri'nde Biden iktidara geldiğinde hileli seçimlerle gelmişti. 4 yıl boşa geçti, farklı bir durum ortaya çıktı. Sonrasında bir Amerikan Başkanı'nın iktidara geldikten sonraki geçirdiği en iyi bir yılı geçirdik. Ekonomimizin halini görüyorsunuz, ne kadar iyi noktaya geldiğini görüyorsunuz. 19.2 trilyon dolar Amerika Birleşik Devletleri yabancı yatırım aldı. Bu 7 ila 8 kat daha fazla; sadece Amerika’nın rekoru değil, dünya rekoru. Her iki ülkede de... Amerika Birleşik Devletleri ile alakalı biliyorsunuz, Toyota eskiden Meksika'da üretim yapmaya başlamıştı, şimdi onlar geri gelmeye başladı. Arabaları ve kamyonetleri ile alakalı bunu söylüyorum. Tarifeler bunu sağladı. Potansiyelimiz de çok yüksek. Benden önceki yönetim 4 yılda 1 trilyon dolardan daha az yatırım almıştı. Şimdi ben ilk 12 ayımda 19,2 trilyon dolarlık bir yatırım getirdim Amerika Birleşik Devletleri’ne. 19,2 trilyon dolardan bahsediyoruz, 12 ay içerisinde... Böyle bir şeyi dünyada hiç kimse daha önce görmedi. Dünyanın açık ara en iyi ülkesiyiz ekonomi anlamında. Amerika Birleşik Devletleri'nde hiç olmadığı kadar istihdam arttı. Amerika Birleşik Devletleri birçok güzel ülke ile ticaret yapıyor, Türkiye de o ülkelerden bir tanesi."
NATO bünyesindeki sarsılmaz dayanışma iradesi
Ortak açıklamanın kapanışında her iki lider de Ankara'daki zirveden iki kilit aktör olarak omuz omuza ve kararlı bir biçimde ayrılacaklarının altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveden beklentisini şu güçlü ve net vizyonla özetledi:
"NATO'da iki önemli ülke olarak Liderler Zirvesi'nden dayanışma içerisinde güçlü bir çıkışı sağlayacağız ve bunu da başaracağımıza inanıyoruz.”