20 Haziran 2026 Cumartesi
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Açık
24°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Gündem Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Savunma ihracatında dünyanın 11. büyük ülkesi konumundayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Savunma ihracatında dünyanın 11. büyük ülkesi konumundayız”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Savunma ihracatında dünyanın 11. büyük ülkesi konumundayız. Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek tarihi bir başarıya imza attık. 23 sene evvel yılda 248 milyon dolar ihracatımız varken, bugün bu rakamı sadece bir hafta içinde gerçekleştiriyoruz.” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersanesi Komutanlığında düzenlenen “Açık Deniz Karakol Gemisi Cam Roman'ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığına Teslimi ve Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Platformlarının Hizmete Giriş ve Bayrak Çekimi Töreni”nde açıklamalarda bulundu.

Törende Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları, savunma sanayii ve gemicilik sektörü temsilcileri ile davetlilere hitap eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan ve beraberindeki heyeti Türkiye’de ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek sözlerine şöyle başladı:

“Türk Silahlı Kuvvetlerimizin kıymetli komutanları, savunma sanayii ve gemicilik sektörümüzün değerli temsilcileri, saygıdeğer misafirler, sizleri en kalbi duygularımla saygıyla, muhabbetle selamlıyorum. Öncelikle kendilerini ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduğum değerli dostum Nicușor Dan'la Romanya heyetinin kıymetli üyelerine ülkemize 'hoş geldiniz, safalar getirdiniz' demek istiyorum.”

Törenin, denizcilik kabiliyetleri ve iki ülke arasındaki dostluk bakımından taşıdığı öneme işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Romanya ilişkilerinde yeni bir sayfa açıldığını vurgulayarak, şu açıklamalarda bulundu:

“Bugün dünyanın gözbebeği İstanbul'da denizciliğimizin, mühendisliğimizin ve Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir nişanesine tanıklık etmek üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Sayın Cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törenimizde, tarihten süzülüp gelen Türkiye-Romanya dostluğunu bir adım daha öteye taşıyoruz.”

“Bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı olmasını diliyorum”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kam Roman korvetinin Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim edildiğini, Koçhisar açık deniz karakol gemisinin ise Türk Deniz Kuvvetleri envanterine alındığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Kam Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken, Koçhisar açık deniz karakol gemimizi envantere katmanın gururunu taşıyoruz. Aynı tezgahtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Her iki platformun ülkelerimize, Karadeniz'in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgemizin huzuruna büyük katkılar yapacağına inanıyorum.”

Dünyanın Soğuk Savaş sonrasının en kapsamlı dönüşümlerinden birinden geçtiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Konuşmamın hemen başında bir hususun altını önemle çizmek istiyorum. Sizlerin de takibi üzere dünyamız Soğuk Savaş'tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Alışılagelmiş kalıplar yıkılırken bizim 'zor oyun bozar' dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor. Karşılaştığımız her kriz, ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu bizlere tekrar hatırlatıyor. Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız.” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayinde tam bağımsızlık hedefi doğrultusunda atılan adımları şu sözlerle değerlendirdi:

“Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayimiz oluşturuyordu. Savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefiyle çıktığımız yolda hamdolsun 23 yılda çok ciddi mesafe aldık. Engellerle, kısıtlamalarla, gizli açık ambargolarla karşılaşmamıza rağmen hedefimize ulaşmak için sabırla yürüdük. Kendimize inandık, savunma sektörümüze güvendik. Neticede 23 yıl önce hayal dahi edilemeyecek seviyelere ulaştık.”

“Savunma ihracatında dünyanın 11. büyük ülkesi konumundayız”

Savunma ve havacılık ihracatında ulaşılan seviyeye değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin bu alanda tarihi başarılar elde ettiğini belirterek şunları söyledi:

“Savunma ihracatında dünyanın 11. büyük ülkesi konumundayız. Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek tarihi bir başarıya imza attık. 23 sene evvel yılda 248 milyon dolar ihracatımız varken, bugün bu rakamı sadece bir hafta içinde gerçekleştiriyoruz.”

Savunma sanayiinde gelinen noktanın Cumhuriyet tarihi açısından ayrı bir anlam taşıdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Savunma sanayimiz, 103 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor. Bugüne kadar farklı coğrafyalara 140'ı aşkın deniz platformu ihraç ettik. En küçük bottan SİHA gemimiz TCG Anadolu'ya, muhriplerden denizaltılara, milli uçak gemimiz MUGEM'e, bütün su üstü ve su altı platformlarımızı milli imkan ve kabiliyetlerimizle inşa edebiliyoruz. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz. Halihazırda 15'ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere, 50'nin üzerinde savaş gemisini imal ediyoruz. Milli uçak gemisinden hava savunma muhribine, fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformları yüzde 80'inin üzerinde yerlilik oranıyla üretiyoruz. Aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren insansız deniz araçlarımızın araştırma, tasarım ve üretim faaliyetlerini sürdürüyoruz. Yürüttürdüğümüz projelerin toplam bedeli 25 milyar euro seviyesine ulaştı.” diye konuştu.

“MUGEM projemizle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke konumuna yükseliyoruz”

Türk donanmasının kabiliyetlerinde sağlanan ilerlemeye dikkati çeken Erdoğan, TCG Anadolu ve MUGEM projesiyle Türkiye’nin küresel ölçekte önemli bir seviyeye ulaştığını belirterek şöyle devam etti:

“Şurası da ülkemiz açısından gurur vericidir: TCG Anadolu'dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan donanmamız artık küresel güç aktarım yeteneğine kavuşmuştur. Bu kabiliyeti şimdi daha da perçinliyoruz. MUGEM projemizle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke konumuna yükseliyoruz. Tüm bu platformların kritik alt sistemleri; radarları, sonarları, savaş yönetim sistemleri, yazılımları Türk mühendisleri tarafından hayata geçiriliyor. Gemilerimiz muadillerinden daha üstün nitelikte, milli mühimmatlarımız ve silah sistemlerimizle donatılıyor. Hamdolsun her alanda kendimizle yarışıyor, kendi belirlediğimiz eşikleri aşmaya çalışıyoruz.”

“Türkiye-Romanya ilişkileri tarihi zirvesini yaşamaktadır”

Küresel güvenlik ortamında dost ve müttefik ülkelerle iş birliğinin önem kazandığını belirten Erdoğan, “Dünyanın içinde bulunduğu sancılı güvenlik ortamı dost ve müttefiklerin iş birliklerini artırmalarını elzem kılmaktadır. Bu anlayışla, savunma sanayinde sahip olduğumuz imkan ve kabiliyetleri dost ülkelerimizle paylaşmayı kendimiz için görev biliyoruz. Romanya'nın bizim için özel önemi olduğunu vurgulamak isterim. Türkiye ile Romanya'nın müttefiklik ruhuyla olgunlaştırdığı köklü ilişkiler tarihi zirvesini yaşamaktadır. Biliyorsunuz, münasebetlerimizi 2011 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükselttik. 2024 senesinde tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile ilişkilerimize kurumsal bir boyut kazandırdık. Bugün burada icra ettiğimiz tören, işte bu stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş halidir.” dedi.

“Karadeniz'in güvenliği Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır”

Kam Roman korvetinin iki ülke arasındaki savunma iş birliğinin somut göstergelerinden biri olduğunu belirten Erdoğan, şu ifadelerde bulundu:

“Kam Roman korveti, iki müttefik ülkenin Karadeniz ve bölgemizin güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesidir. Karadeniz'in güvenliği aynı zamanda Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır.”

Teslim edilen ve envantere alınan gemilerde kullanılan sistemlerin yerli ve milli şirketler tarafından geliştirildiğine dikkati çeken Erdoğan, Türkiye’nin ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Bir başka önemli husus şudur: Bugün teslim ettiğimiz ve envantere kattığımız gemilerimizde kullanılan savaş yönetim sistemi, arama ve atış kontrol radarları, sonar sistemleri, yakın savunma silahları tamamen yerli ve milli şirketlerimize aittir. Aselsan, Roketsan, Havelsan, Makine Kimya ve TÜBİTAK öncülüğünde kurulan güçlü savunma altyapımız, bu sistemlerin üretim ve teslimatlarının kısa sürede gerçekleşmesini sağlamıştır. Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir. Geminin test, eğitim ve harekat hazırlık süreçlerinde sergilediği başarı, Türk deniz platformlarının kalitesini bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır.”

“TCG Koçhisar'ı da bugün hizmete alıyoruz”

TCG Koçhisar’ın Deniz Kuvvetleri Komutanlığının gücüne katkı sağlayacağını ifade eden Erdoğan, “Değerli arkadaşlar, kahraman Deniz Kuvvetlerimizin gücüne güç katacak TCG Koçhisar'ı da bugün hizmete alıyoruz. Açık deniz karakol gemisi projemiz kapsamında inşa ettiğimiz bu platform; istihbarat, gözetleme ve keşiften arama kurtarmaya, deniz haydutluğuyla mücadeleden deniz denetim ve savaş dışı harekatlara kadar pek çok görevi inşallah başarıyla yerine getirecektir.” dedi.

“Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz”

Türkiye’nin bölgesinde gerilim değil barış ve istikrar üretmeyi hedeflediğini vurgulayan Erdoğan, milli hak ve menfaatlerden taviz verilmeyeceğini belirterek şöyle konuştu:

“Türkiye'nin gayesi bölgemizde gerilim üretmek değil; barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmektir. Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz. Aksine, karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir iş birliğinden yanayız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bununla birlikte, hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına, menfaatlerimize zarar vermesine müsaade etmeyiz. İlkemiz çok net: Biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz. Dost ve müttefiklerimizin güvenlik ihtiyaçlarına kendi milli kabiliyetlerimizle katkı sunmayı da bu anlayışın tabii bir gereği olarak görüyoruz. Bugün bu rıhtımda denize uğurladığımız her iki gemi de dile getirdiğim bu vizyonun, bu inancın, bu kararlılığın tecessüm etmiş halidir.

Projede emeği geçen kurum, kuruluş ve çalışanlara teşekkür eden Erdoğan, “Bu düşüncelerle Milli Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayii Başkanlığımızı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızı, İstanbul Tersanesi Komutanlığımızı, ASFAT'ı ve projede görev alan tüm firmalarımızı, kıymetli mühendislerimizi, teknisyenlerimizi ve işçilerimizi gönülden tebrik ediyorum.” diye konuştu.

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *