13 Temmuz 2026 Pazartesi
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Açık
26°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Eha Medya Gündem Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kabine sonrası önemli açıklamalar: "Artık reddimiras yapan bir Türkiye yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kabine sonrası önemli açıklamalar: "Artık reddimiras yapan bir Türkiye yok"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kabine Toplantısı'nın ardından yaptığı açıklamalarda, Ankara'da düzenlenen tarihi NATO Zirvesi'nden ekonomide imalat sanayisine yönelik devreye alınan dev kredi paketlerine kadar birçok önemli konuda hayati mesajlar verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Kabine sonrası önemli açıklamalar: "Artık reddimiras yapan bir Türkiye yok"

Ankara'da gerçekleştirilen ve dünya liderlerini bir araya getiren 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin organizasyon detaylarına ve başkentte yürütülen hummalı çalışmalara değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları kaydetti:

"7-8 Temmuz'da 36. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'ni başarıyla gerçekleştirdik. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde tertiplediğimiz zirveye ittifak üyesi 32 devlet ve hükûmet başkanı iştirak etti. Zirve öncesinde yapılan farklı açıklamalara rağmen, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Sayın Trump dâhil liderlerin tamamı davetimize bizzat icabet etti. Liderlerin yanı sıra yüze yakın bakan, bin delege olmak üzere toplam 4 bin 800 üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcisi ve davetliyi Ankara'da misafir ettik. Müttefik ülkelere ilave olarak, NATO'nun Asya-Pasifik ortaklarından Güney Kore, Japonya, Yeni Zelanda ve Avustralya ile İstanbul İşbirliği Girişimi ortaklarından Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri devlet başkanı veya bakan düzeyinde zirveye katıldı. Bir defa şu noktayı özellikle vurgulamak durumundayım: NATO zirveleri, güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği, en küçük bir ihmale, en küçük bir dikkatsizliğe mahal verilmeyen uluslararası toplantılardır. Güvenlik tedbirleri noktasında biz de işi şansa bırakmadık. Emniyet, istihbarat and adli birimlerimizle her türlü önlemin ölçülü bir şekilde alınmasını temin ettik. Gerekli bilgilendirmeler haftalar öncesinden kamuoyumuza yapıldı. Tespit edilen altyapı eksiklikleri yoğun bir çalışmayla vakitlice giderildi. Bu çalışmalar için bakanlıklarımız ve valiliğimizle birlikte yerel yönetimleri de harekete geçirdik. Hem Esenboğa Havalimanı'nın uçak ve yolcu trafiğini hafifletmek hem de resmi ziyaretlerde kullanılmak üzere Etimesgut Askeri Havalimanı'nı yeniden ihya ederek hizmete açtık. Böylece başkentimize yolları, asma köprüsü ve devlet konukeviyle modern bir havalimanı daha kazandırmış olduk. Etimesgut Askeri Havalimanı'nın şehrimize tekrar hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum."

Ankara'nın görünürlüğü ve gelecek hedefleri

Zirvenin Ankara'nın uluslararası arenadaki gücüne ve şehir hayatına olan etkilerini değerlendiren Erdoğan, sonraki hedeflere ilişkin mesaj verdi:

"Burada şunun da altını çizerek ifade etmek istiyorum: Zirve süresince güvenlik, ulaşım, ticaret, kamu düzeni ve şehir hayatının idamesi arasında hassas bir denge kurmaya ihtimam gösterdik. Buna rağmen zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenen tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları ve anlayışları için teşekkür ediyorum. Ankara, tarihi bir zirveye tarihi bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alandaki görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır. İnşallah zirvenin etkileri turizmde de görülecektir. İnşallah aynı başarıyı, 29-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğimiz 13. Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nde de sergileyeceğiz."

Muhalefete tepki 

Zirvede sergilenen Türk kültür ögelerinden rahatsız olan ve organizasyona yönelik eleştirilerde bulunan kesimleri sert bir dille eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle konuştu:

"Mehter Marşı'ndan tören kıtasında ilk kez yer alan Yeniçerilerimize, Türk Yıldızları'nın muhteşem gösterisinden atlı birliklerimize, verilen hediyelerin özgünlüğünden organizasyonun kusursuzluğuna, külliyemizden kütüphanemize kadar birbirini tamamlayan pek çok unsur insanların ilgisini çekmeye, konuşulmaya ve tartışılmaya devam ediyor. Bütün bunları sadece Türkiye'nin tanıtımı açısından değil, Türk kültürünün ve tarihinin zenginliğini, Türk milletinin eşsiz misafirperverliğini göstermesi bakımından da önemli buluyoruz. Tabii burada artık patolojik bir hâl alan şu hususu da dikkatlerinize getirmek istiyorum. Maalesef Türkiye'de kendi devletleri ve hükümetleri hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesim var. Devlet başkanları, bakanlar ve gazeteciler dâhil istisnasız tüm katılımcıların ülkemizden övgüyle bahsetmesini bunlar bir türlü içlerine sindiremiyor. Öyle ki zirveye ve Türkiye'nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için günlerdir akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar. Siyasetin değil, kabahatin konusu olan bu güruhu ve ortaya attıkları saçmalıkları gördükçe, inanın onlar adına sadece üzülüyoruz. Hele hele beş dakikalık bir görüşme için muhataplarına yalvaran zavallıların, sırf gündeme gelebilmek için yaptığı eleştirilere ise sadece gülüp geçiyoruz. Bakınız, yabancılaşma kötüdür. Ama kişinin kendi ülkesine, kendi milletine yabancılaşması, hatta düşmanlaşması çok daha kötüdür."

"Türkiye'nin başarısı 86 milyonun tamamının başarısıdır"

Milli birlik ve beraberlik vurgusunu ön plana çıkaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin ortak kaderine dikkat çekti:

"Hangi partiden görüşten olursak olalım görüşten, kökenden olursak olalım, hepimiz bu devletin vatandaşıyız. Bu aziz milletin ferdiyiz. Türkiye için iyi olan hepimiz için iyidir, faydalıdır, hayırlıdır. Türkiye'nin başarısı 86 milyonun tamamının başarısıdır. Türkiye'nin sıkıntısı ise bilakis istisnasız hepimizin sıkıntısıdır."

Köklü devlet geleneği vurgusu

Tarihi mirasın sahiplenilmesi gerektiğini ifade eden ve Külliye üzerinden yürütülen tartışmalara değinen Erdoğan şu ifadeleri kullandı:

"Milli meselelerin ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını biz doğru bulmuyoruz. Daha önce defalarca söylediğim gibi bir gerçeği bugün tekrar ifade ediyorum. Özellikle Mehter Marşı'ndan, Yeniçerilerden ve merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde icra edilmesinden rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum: İster kabul edin, ister etmeyin; artık reddimiras yapan bir Türkiye yok. Tam tersine, medeniyet ve kültür birikimini kucaklayan bir Türkiye var. Türkiye Cumhuriyeti, mazisi şanla ve şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır. NATO Liderler Zirvesi işte bu köklü devlet geleneğimizin tüm görkemiyle tebarüz ettiği bir toplantı olmuştur. Milletimizin azamet ve asaleti, devletimizin itibar and prestiji, zirvenin düzenlendiği Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde adeta tecessüm etmiştir. Kahraman ecdadımızın cenk meydanlarındaki kılıç şakırtılarını kösleriyle, davullarıyla ve zurnalarıyla coşturan mehter takımımız, Osmanlı'nın en seçkin askeri birliklerinden Yeniçeri Ocağı'nın da yer aldığı muhafız alayımız, zirveye ayrı bir anlam ve güzellik katmıştır. Şunu açık ve net ifade etmek isterim: Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, tıpkı Gazi Meclisimiz gibi devletimizin ve 86 milyonun temsil makamıdır. Malum çevrelerin hedef aldığı bu mekân, milletin evidir. Burası, asırlardan süzülüp gelen devlet aklının, milletimizin dünya sahnesindeki itibarının, Türkiye'nin güç ve ağırlığının mimari zemindeki buluşma noktasıdır."

Küresel diplomasinin kalbi ve Türkiye'nin NATO'daki gücü

Değişen dünya düzeninde Türkiye'nin diplomatik ve askeri rolünün netleştiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Eski nizamın yol ayrımında olduğu, yeni sistemin ise yol sancıları çektiği bu dönemde küresel diplomasinin kalbi külliyemizde atmaktadır. NATO Zirvesi, "Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne ne gerek var?" diyenlere, "İktidara gelirsek külliyeyi yıkacağız." diyen vizyon fukaralarına bu eserin ne işe yarandığını, ne amaçla inşa edildiğini ve Türkiye için ne manaya geldiğini çok net biçimde göstermiştir. Ankara Zirvesi ülkemizin merkezi rolünün berraklaşmasına vesile olmuştur. Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk aldığı, külfetin daha adil paylaşıldığı ve kolektif savunmanın öncelendiği yeni dönemin Ankara Zirvesi'nde somutlaşması, toplantıyı ittifakın tarihi zirvelerinden biri hâline getirmiştir. Türkiye ise sahip olduğu askeri kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayii kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde, NATO'nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır."

Savunma sanayii kararları ve yoğun diplomasi trafiği

Zirve kapsamında savunma sanayii kısıtlamalarına karşı atılan adımları, Konya'da kurulacak yeni merkezi ve ikili diplomatik temaslarını aktaran Erdoğan şunları söyledi:

"Zirvede savunma sanayii iş birliğinin önündeki engellerin ve kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini kayda geçirdik. Şurası da önemlidir: Zirvenin ana etkinliklerinden biri olarak bu yıl ilk kez tertiplenen Savunma Sanayii Forumu'na bine yakın katılımcı ve basın mensubu iştirak etti. Ayrıca ittifakın öncelikli konularından biri olan drone karşıtı çalışmalar dikkate alınarak, insansız sistemlere karşı koyma mükemmeliyet merkezinin Konya'da kurulmasına karar verildi. Zirve, Türkiye'nin tezlerinin en güçlü şekilde dillendirildiği bir platform görevi görmüştür. Gazze'deki ve Lübnan'daki kardeşlerimizin maruz kaldığı insanlık dışı saldırıları çok net biçimde gündeme getirdik. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın diyalog ve diplomasiyle çözülmesi gerektiğini bir kez daha vurguladık. Zirve marjında üç gün boyunca yoğun temaslarımız oldu. NATO Genel Sekreteri'nin yanı sıra Kanada, Finlandiya, Birleşik Krallık, Almanya, İtalya, Fransa, Bulgaristan, Karadağ, Slovakya, Arnavutluk ve Avrupa Birliği liderleriyle görüşmeler gerçekleştirdik. Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile Suriye'deki son durumu değerlendirdik."

ABD Başkanı Trump'ın resmi ziyareti ve ikili ilişkiler

Zirve kapsamındaki yan etkinliklere ve ABD Başkanı Donald Trump'ın uzun yıllar sonra Türkiye'ye düzenlediği resmi ziyarete dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan şunları ifade etti:

"Zirve kapsamında ayrıca savunma ve güvenlik temalı, aralarında 50'nin üzerinde düşünce kuruluşunun katılımıyla Ankara Palas'ta düzenlenen programın da bulunduğu yedi ayrı etkinliğe ev sahipliği yaptık. Zirveye katılan liderlerin eşlerini de milletimizin müstesna misafirperverliğini yansıtan başarılı bir organizasyonla en güzel şekilde ağırladık. Tabii özellikle Sayın Trump'ın devlet başkanı seviyesinde Amerika'dan Türkiye'ye 17 yıl sonra yaptığı resmi ziyaret fevkalade anlamlıydı. Kendisinin ülkemiz ve zirveyle ilgili övgü dolu mesajlarını da memnuniyetle karşıladık. Gerek Türk-Amerikan ilişkilerinin güçlenmesi, gerek ikili ticaretimizin 100 milyar dolar hedefine ulaşması, gerekse bölgemizde barışın ve istikrarın tesisi için Sayın Trump'la birlikte çalışmaya devam edeceğiz."

İmalat sanayisine ve sanayicilere 1 trilyon liralık dev kredi müjdesi

Konuşmasının son bölümünü ekonomi gündemine ve imalat sektörünü canlandıracak finansman desteklerine ayıran Cumhurbaşkanı Erdoğan, dev paketlerin detaylarını şu müjdeli sözlerle duyurdu:

"Üretimin yavaşlamaması, sanayimizin rekabet gücünün korunması ve ihracatın artırılması için gerekli adımları atıyoruz. İmalat sektörü için kurumlar vergisi oranını yüzde 12 buçuğa indirdik. İhracatçılara sunduğumuz reeskont kredilerinin hacmini günlük 5 milyar liraya yükselttik. İstihdam Koruma Programı kapsamında istihdam başına aylık 3 bin 500 lira destek ödemesi yapıyoruz. Bu sayede 900 bin istihdamı koruma altına aldık. Tüm imalat sektörlerimiz için devreye aldığımız 100 milyar liralık kredi paketisi sanayicilerimizin finansmana erişimine ilave bir destek oldu. Bu olumlu seyri hızlandırmak için, şimdi yeni bir adım atarak, Yatırım Taahhütlü Avans Kredi Programının kapsamını ve bütçesini genişletiyoruz. Kriterleri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından ilan edilecek bu yeni uygulama için, Program bütçesini 750 milyar liraya çıkarıyoruz. Sanayicilerimizin sadece yeni yatırımları için değil, işletme sermayesi noktasında da uygun koşullu finansmana erişim imkanını güçlendiriyoruz. Hayata geçirdiğimiz yeni finansman programı ile 250 milyar liralık uygun koşullu bir kredi paketini daha imalat sanayinin istifadesine sunuyoruz. Program paydaşı bankalardan piyasa koşullarından daha cazip olan, 6 ay ana para ödemesiz, 36 aya kadar vadeli kredilerin 12 puanlık maliyetini de hükümet olarak biz karşılıyoruz. Bu iki program sayesinde, imalat sanayi için toplam 1 trilyon liralık uygun koşullu kredinin önünü açmış oluyoruz."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız