29 Mart 2026 Pazar
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Kapalı
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Gündem Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgemiz yeniden kan ve barut kokusuyla kaplandı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgemiz yeniden kan ve barut kokusuyla kaplandı”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasına toplantının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyerek başladı.

Konuşmasında, İstiklal Marşı'nın kabulünün 103. yıl dönümüne değinen Erdoğan, milli marşın sadece bir şiir değil, milletin varlık ve yokluk mücadelesinin bir belgesi olduğunu vurguladı. Erdoğan, "Yarın, milli mutabakat metnimiz olan İstiklal Marşımızın kabulünün 103. yıl dönümünü idrak edeceğiz." dedi.

“Millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz ve korkmayacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstiklal Marşı'nın kabulünün yıl dönümü vesilesiyle yaptığı açıklamada, milli mücadelenin ruhuna ve vatanın bölünmez bütünlüğüne vurgu yaparak şunları kaydetti:

“Evet, millet olarak hiçbir zaman korkmadık, korkmuyoruz ve korkmayacağız. Şehit kanlarıyla sulanmış vatan topraklarında nasıl bin yıldır alnımız ak, başımız dik bir şekilde hür yaşadıysak, inşallah kıyamete kadar yine hür yaşayacağız. Kendisi muazzam bir şair olmasının yanı sıra hayatı da muhteşem bir şiir olan Mehmet Akif, İstiklal Marşı ile ilgili şunları ifade etmişti: 'O şiir bir daha yazılmaz. Onu kimse yazamaz. Onu ben de yazamam. Onu yazmak için o günleri yaşamak lazım. O şiir artık benim değildir. O milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli hediyem budur. Allah bir daha bu millete bir İstiklal Marşı yazdırmasın' Ben de bugün Cenabı Allah bu ülkeye ve bu aziz millete bir kere daha İstiklal Marşı yazmayı gerektirecek şartlar göstermesin diyorum.”

"Ceddimize sırtımızı asla dönmeyiz"

Türkiye’nin köklü mirasına ve toplumsal birlikteliğine yönelik tehditlere karşı kararlılık mesajı veren Erdoğan, milli değerleri koruma konusundaki hassasiyetini şu sözlerle dile getirdi:

“Kimse kusura bakmasın, biz bunu yapmayız, yapamayız. Biz aslımıza da ceddimize de sırtımızı asla dönmeyiz. Kim ne derse desin, kim hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın, bizi biz yapan hasletlere sıkı sıkıya sarılacağız. Hiçbir dahili ve harici bedhahın, hiçbir gücün bu hasletlere zarar vermesine; inancımızı ve irademizi kırmasına, bu milleti sahte ve sanal korkularla esir almasına müsaade etmeyeceğiz. 86 milyon hep birlikte birbirimizin hukukuna ve Türkiye Cumhuriyeti’nin hukukuna canımız pahasına sahip çıkacağız.”

“Bölgemiz yeniden kan ve barut kokusuyla kaplandı”

Bölgesel gerilimlerin küresel etkilerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu'da tırmanan çatışma ortamına ve diplomasi kanallarının tıkanmasına ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bölgemizde uzun bir süredir krizlerin ve çatışmaların ardı arkası kesilmiyor. Kuzeyimizden güneyimize mevcut çatışmalar sona ermeden maalesef bunlara her gün bir yenisi ekleniyor. İşte en son İsrail’in tahrikleriyle komşumuz İran’a karşı başlatılan savaş, hem coğrafyamızda hem de küresel ekonomi üzerinde ağır bir tahribat oluşturdu. Sorunların masada çözülme imkan ve ihtimali varken; yanlış hesaplar, yanlış değerlendirmeler ve elbette gözünü kan bürümüş bir şebekenin kışkırtmaları neticesinde bölgemiz yeniden kan ve barut kokusuyla kaplandı.”

İran'da yaşanan can kayıplarına ve sivil yerleşim yerlerine yönelik saldırıların insani boyutuna değinen Erdoğan, bölgedeki ağır tahribatı şu verilerle paylaştı:

“Saldırının başladığı ilk gün bir ilkokulda maalesef 175 kız öğrenci katledildi. İran'da hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bin'e ulaştı. Bu arada dini lider Ali Hameney başta olmak üzere üst düzey İranlılar suikast yoluyla öldürüldü. Komşumuz İran'ın altyapısına ağır zayiat verdirildi. Ekonomik ambargo ve ağır yaşam koşulları altındaki İran halkı şimdiden her gün devam eden bombardımanla hayatta kalma mücadelesi veriyor.”

"Dost ve kardeşlerine sırtını dönen bir ülke değiliz"

Türkiye'nin bölgesel krizler karşısındaki aktif dış politika anlayışını ve yapıcı rolünü vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yürütülen yoğun diplomasi trafiğine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

“Bakınız burada bir hususun altını özellikle çizmek istiyorum; Türkiye olarak çevresindeki krizlere duyarsız kalan, kriz anlarında dost ve kardeşlerine sırtını dönen bir ülke değiliz. Biz "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" zihniyetiyle hareket eden nemelazımcı bir ülke hiç değiliz. Tam tersine biz krizlerin çözümü için risk alan, sorumluluk alan, gerektiğinde elini taşın altına koyan bir devletiz, böyle bir hükumetiz. Nitekim gerilimin çatışmaya dönüşmesini engellemek, meselenin müzakere ile çözülmesini sağlamak için yıllardır çaba sarf ediyorduk. Çatışmaların başladığı günden bugüne hem İran hem Amerika Birleşik Devletleri hem de ilgili bölge ülkeleriyle temaslar kurduk. Bu kapsamda 20'nin üzerinde telefon görüşmesi gerçekleştirdim. Diğer arkadaşlarımız aynı şekilde muhataplarıyla sürekli temas içinde oldular.”

"Kanlı senaryolara karşı gerekli tedbirleri alıyoruz"

Barış umudunun korunması gerektiğini belirterek Türkiye'nin bu süreçte yürüttüğü hassas denge siyasetine ve alınan güvenlik önlemlerine dikkat çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

“Elbette şu anda da silahların susması için umudumuzu halen kaybetmedik. Bu savaş büyümeden, bölgeyi tamamen ateşe atmadan durdurulmalıdır. Şayet diplomasiye şans tanınırsa bunu başarmak pekala mümkündür. Yeniden masaya ve müzakereye dönülmesi, yeniden diplomasinin devreye alınması için girişimlerimizi sabırla sürdürüyoruz. İçinde bulunduğumuz sürecin hassasiyetine binaen çok dikkatli konuşuyor, kelimelerimizi özenle seçiyoruz. Türkiye'yi rotasında tutmak ve etrafını saran ateşten korumak için son derece temkinli hareket ediyoruz. Aynı şekilde başta mezhep kavgası olmak üzere bölgemizde sahnelenmek istenen kanlı senaryolara karşı da gerekli tedbirleri alıyoruz. Dün Milli Savunma ve Dışişleri Bakanlarımız Gazi Meclisimizi kapalı oturumda bilgilendirdi.”

"Sağduyuyu ve soğukkanlılığı elden bırakmayacağız"

Uluslararası alanda Türkiye'ye yönelik yürütülen dezenformasyon faaliyetlerine ve karalama kampanyalarına sert tepki gösteren Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış kaynaklı algı operasyonlarına karşı sergilenen kararlı duruşu şu sözlerle ifade etti:

“Saldırılar devam ederken aralarında kimi eski İsrailli yöneticiler ile ücreti mukabilinde tetikçilik yapan kiralık kalemlerin de olduğu belli çevreler ülkemizle ilgili çeşitli iddialarda bulunmuşlardır. Akıllarınca liste yapan bu akıl evvellere şunu açıkça söylemek isterim: Düğmeye basılmışçasına eş zamanlı olarak uluslararası medyaya servis edilen bu hezeyanların amacını ve hedefini biz çok iyi biliyoruz. Türkiye düşmanı lobiler tarafından sistemli şekilde yürütülen kampanyaların ardındaki asıl niyetin de gayet farkındayız. Allah'ın izniyle biz bu tuzağa ve bu oyuna kesinlikle düşmeyeceğiz. Sağduyuyu ve soğukkanlılığı elden bırakmayacağız. Türkiye ülkelerden bir ülke değildir. Bu millet sıradan bir millet değildir. Türkiye'nin ve Türk milletinin karakterini tanımak isteyenler Kıbrıs'a baksın, İstiklal Harbi'mize baksın, Çanakkale Zaferi'mize baksın.”

"Biz macera peşinde değiliz"

Türkiye'nin yayılmacı bir politika izlemediğini ve önceliğinin bölgesel istikrar olduğunu net bir dille ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkenin egemenlik hakları konusundaki tavizsiz duruşunu şu sözlerle vurguladı:

“Tekrar söylüyorum. Biz macera peşinde değiliz, gerilim peşinde asla değiliz. Biz bölgemizin her karışında ve köşesinde sulh-u sükunun hâkim olmasından yanayız. Biz savaşlardan bitap düşmüş, bıkmış, yorulmuş Orta Doğu'nun bir an önce hasretini çektiği kalıcı barışa ve istikrara kavuşmasından yanayız. Suriye'nin, geçmişte Irak'ın toprak bütünlüğünü savunduğumuz gibi bugün de İran'ın, Lübnan'ın, bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Bakın bizim gerek ülkemiz içinde gerek bölgemizde adaletten, huzurdan, barıştan başka hiçbir gayemiz yok. Kim olursa olsun hiçbir ülkenin egemenliğinde, topraklarında gözümüz yok. Ama topraklarımıza göz diken, egemenliğimize kasteden ve dahi macera arayan olursa evvelallah ona da 'hodri meydan' demekten çekinmeyiz.”

"Dijitalleşmenin sağladığı avantajlardan istifade ediyoruz"

Modern savaş teknolojilerindeki dönüşüme ve dijitalleşmenin beraberinde getirdiği çift yönlü risklere dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, yapay zekanın stratejik önemini ve küresel çapta alınan önlemleri şu sözlerle değerlendirdi:

“Bölgemizdeki çatışmalarda gördüğümüz gibi artık savaşlar da boyut ve biçim değiştirmektedir. Dijital platformlar ve yapay zeka teknolojileri sivil ve askeri olmak üzere iki yönlü kullanılmaktadır. Avrupa ülkeleri dahil dünyanın birçok yerinde dijital mecralarla ilgili soru işaretleri yükselmekte, şüpheler artmakta, dijitalleşmenin sağlıklı bir zeminde ilerlemesi için önlemler gündeme gelmekte ve alınmaktadır. Şurası bir gerçek ki eğitimden ulaşıma, sağlıktan haberleşmeye kadar geniş bir yelpazede dijitalleşmenin sağladığı avantajlardan elbette hepimiz istifade ediyoruz.”

"Ekranda geçirilen süreler çocuklarımızı olumsuz etkiliyor"

Dijitalleşmenin sunduğu imkanların yanı sıra sosyal ve psikolojik maliyetlerine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle çocuklar ve gençler üzerindeki ekran bağımlılığı tehlikesini şu çarpıcı verilerle ortaya koydu:

“Bununla birlikte ekranda geçirilen süreler uzadıkça; ders başarısından aile ilişkilerine, sosyal becerilerden ruh sağlığına pek çok alanda çocuklarımız bundan olumsuz etkileniyor. Tüm dünya için endişe verici olan şu rakamları sizlerle paylaşmak isterim: Geçtiğimiz aylarda yayınlanan bir uluslararası araştırmaya göre dünya genelinde internette geçirilen günlük ortalama süre; yetişkinlerde 6 saat 38 dakikayı, televizyon izleme süresi ise 3 saat 13 dakikayı bulmuş durumda. Bir başka raporda; 0-2 yaş grubundaki çocukların neredeyse yarısının akıllı telefonlarla bir şekilde temas halinde olduğu, 2000 ve sonraki yıllarda doğan çocukların ekran sürelerinin ise 9 saate kadar çıkabildiği ifade ediliyor. Türkiye’deki tablo ise üzerinde hassasiyetle durmamız gereken bir başka gerçekliği gözler önüne seriyor. Ülkemizde 4 saat 4 dakikası cep telefonlarından olmak üzere internette geçirilen günlük ortalama süre 7 saat 13 dakika, sosyal medyada harcanan haftalık süre ise 25 saat 4 dakikadır.”

"Yasa teklifimizi Meclis'e sunduk"

“Çocuklarımızın şiddet, müstehcenlik, zorbalık ve istismar gibi içeriklere bu kadar kolay bir şekilde ulaşabilmesi kabul edilemez. Bizim amacımız çocuklarımızı dijital dünyadan koparmak değildir. Tam tersine gayemiz; onları tehlikelerle dolu bu dünyada güvenli, bilinçli ve güçlü bireyler olarak var edebilmektir. Devletin, toplumun ve ailenin görevi de esasen budur. Dijital dünyada çocuklarımızı korumayı amaçlayan, çocuğun üstün yararını esas alan, önleyici ve koruyucu bir anlayışla hazırladığımız yasa teklifimizi biliyorsunuz geçtiğimiz hafta Meclisimize sunduk. Düzenlemeyle sosyal medya platformlarına gerçek ve güvenilir yaş doğrulama mekanizmalarını uygulama zorunluluğu getirmeyi hedefliyoruz. Siyasi parti ayrımı olmaksızın hepimizi ilgilendiren, çok daha önemlisi geleceğimiz olan evlatlarımızı ilgilendiren bu teklifin Meclisimizin değerli katkıları ve önerileriyle yasalaşacağına inanıyorum.”

Emekli maaş ödemeleri 14 Mart'tan itibaren ödenecek

Milyonlarca emeklinin beklediği ödeme takvimine ilişkin müjdeyi paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bayram ikramiyeleri ve maaş ödemelerini şu sözlerle duyurdu:

“Son olarak emeklilerimize bir müjde vermek istiyorum. Emeklilerimizin bayram ikramiyelerini her yıl olduğu gibi yine bayram öncesinde hesaplara yatırıyoruz. Ayrıca emeklilerimizin bu ayki emekli maaş ödemelerini de öne çekerek 14 Mart'tan itibaren ödemeye başlıyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum.”

 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *