İstanbul’da gerçekleştirilen törende kürsüye çıkan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gençlerle olan güçlü bağını ve Türkiye’nin gelecek vizyonunu şu sözlerle ifade etti:
"Yarım asrı bulan siyaset ve devlet hayatında gençlerle yol yürümüş bir kardeşinizim. Gençlerle sık sık bir araya gelmeye çalışıyorum. Bugün de aynı sevinci yaşıyorum. Gençlerimizin gözlerindeki şu ışığı gördükçe biz de her seferinde enerji topluyoruz. Türkiye Yüzyılı tutkumuzu sizlere baktıkça daha da perçinliyoruz. Genç arkadaşlarımla birlikte kalbi Türkiye ile atan herkese bereketli ömürler niyaz ediyorum."
“Ailelerinin gözünün inşallah arkada kalmayacağı bu yurtlar hayırlı olsun”
Üniversite kampüsüne kazandırılan dev yatırımın detaylarına değinen Erdoğan, tesislerin modern yapısına dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Birazdan kız ve erkek yurdumuzun resmi açılışını yapacağız. Öğrenci sosyal alanlarıyla birlikte bu iki eseri üniversitemizin resmen hizmetine vereceğiz. Toplam 1 milyar 150 milyon değerindeki eseri kazandıranlara teşekkür ediyorum. Yurtlarda kalacak öğrencilerimize eğitim hayatlarında başarılar diliyorum. Ailelerinin gözünün inşallah arkada kalmayacağı bu yurtların şehrimize hayırlı olmasını dilerim."
“Özgün ve nitelikli bilgi üretmeye odaklanmanın şart olduğuna inanıyorum”
Eğitim kurumlarının sadece birer bina değil, birer bilim yuvası olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin akademik hedeflerini şu cümlelerle özetledi:
"Bizim için üniversite bilginin üretim ve işleme merkezidir. Bizim için öğrenci, ilmi talep ettiği için talebedir. Bu topraklar asırlar boyu dünyanın dört bir yanından öğrencileri, hocaları ağırladı. Bilim insanlarımız birçok alanda ilmin ve sanatın her başlığında dünyaya kıymetli katkılar yaptı. İnsanlığın yolunu aydınlatan ışık uzun yıllar Doğu'dan yükseldi. İstanbul, ilim ve bilimin yuvası oldu. Cumhuriyet dönemiyle birlikte bu kazanımlar daha da güçlendirilmeye çalışıldı. Geçmişle gelecek arasındaki bağ bir şekilde sağlandı. Şimdi bu birikimi daha da güçlendirmemiz, eksiklerini tamamlayarak daha da iyi duruma getirmemiz gerekiyor. Özgün ve nitelikli bilgi üretmeye odaklanmanın şart olduğuna inanıyorum. 208 yüksek öğretim kurumumuzun Türkiye'nin vizyon merkezi olmasını canı gönülden istiyoruz."
“Değişim ve dönüşümden asla korkmamalıyız”
Üniversitelerin statükoya teslim olmaması gerektiğini belirten Erdoğan, ideolojik baskılara karşı kararlılık mesajı verdi:
"Dünya hızla değişirken, Türkiye'de toplum buna ayak uydururken küresel ölçekte yıldızı parlayan bir Türkiye varken, üniversitelerimiz de kendilerini yenilemelidir. Değişim ve dönüşümden asla korkmamalıyız. Eğer bir yerde hareket varsa orada bereket ve başarı olur. Tersi durumda ise gerileme olur. Duran, bir süre sonra denklem dışı kalır. Üniversitelerin bu atmosfere kavuşması amacıyla var gücümüzle çalışıyoruz. Elbette bu süreçte önümüzü kesenler oluyor. Özellikle üniversiteleri ideolojilerinin arka bahçesi olarak görenler, doğrusunu söylemek gerekirse imtiyazlarını kaybetmek istemiyor. Türkiye'nin normalleşmesi bilim ve sanat hayatımızın çeşitlenmesi maalesef bu kesimlerin işine gelmiyor. Sözde özgürlükçü fakat özde baskıcılara rağmen hedeflerimize doğru yürüyoruz. İnşallah menzile varana kadar da durmadan ilerlemeye devam edeceğiz."
“Yerlileşme hamlelerini önemsiyoruz”
Boğaziçi Üniversitesi'nin uluslararası standartlardaki eğitim kalitesine ve yerli vizyonuna dair memnuniyetini şu sözlerle paylaştı:
"Üniversite ve hocalarımızın bir yandan evrensel işler yaparken diğer yandan yerlileşme hamlelerini önemsiyoruz. Boğaziçi Üniversitesi'nin bu yönde adımlar atmasını memnuniyetle karşılıyorum. Teşekkür ederim. Boğaziçi Üniversitesi'nin dünyada önemli yerlerde eğitim görmüş kişileri bünyesine katarak eğitim sağlaması sevindiricidir."
“Gençlerimiz için üretmeye devam edeceğiz”
Son olarak eğitim bütçesindeki devasa artışa ve yeni yatırım müjdelerine değinen Erdoğan, konuşmasını şu verilerle tamamladı:
"Eğitim üzerinde en hassas olarak önem verdiğimiz konuların en başındadır. 23 yıl önce eğitime ayrılan bütçe 7,5 milyar liraydı, 2026'da bu rakam 3 trilyon lirayı buldu. Üniversite sayımızı 76'dan 208'e, akademik personel sayımızı 70 binden 180 bine ulaştırdık. Dünyanın 198 ülkesinden gelen 350 bini aşkın misafir öğrenci üniversitelerimizde öğrenim görüyor. 2022'de 190 olan yurt sayımızı bugün 880'e çıkardık. Yatak kapasitemizi 1 milyona getirdik. Başvuran her öğrencimize burs veya kredi imkanı sağlıyoruz. Genç arkadaşlarımızın iş hayatına katılmasında da yanlarına oluyoruz. Boğaziçi Üniversitesi Hukuk Fakültesi inşallah bu yıl ilk mezunlarını verecek. İki önemli müjdeyi paylaşmak istiyorum. Boğaziçi Üniversitesi Kütüphanesini yeniden inşa ediyoruz. 2 milyar lira yatırım değeri olan yeni kütüphanemiz şimdiden hayırlı olsun. Önümüzdeki sene ise 3 milyar liralık yatırımla Boğaziçi Üniversitesi'ne modern bir laboratuvar binası kazandıracağız. Hayırlı uğurlu olsun. Gençlerimiz için üretmeye devam edeceğiz."