Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen 12. Necip Fazıl Ödülleri Töreni kapsamında önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasına İstanbul’a olan derin sevgisini dile getirerek başlayan Erdoğan, Necip Fazıl Ödülleri'nin on iki yıllık süreçte Türkiye’nin düşünce ve sanat hayatında belirleyici bir konuma ulaştığını ifade etti.
Filistin halkına dayanışma mesajı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin'de yaşanan direnişe şu sözlerle destek verdi:
"Şartlar ne olursa olsun direniş ve diriliş ruhunu koruyan tüm Filistin halkına dayanışma duygularımı iletiyorum."
Necip Fazıl Kısakürek ve kaybedilen değerler için anma
Üstad Necip Fazıl ve yakın zamanda vefat eden değerler hakkında Erdoğan şunları kaydetti:
"Şairler Sultanı, büyük mütefekkir, hak bildiği yolda gözünü budaktan sakınmayan büyük dava ve aksiyon adamı Üstat Necip Fazıl Kısakürek'i bir kez daha rahmetle yâd ediyorum. 2023 senesinde dualarla son yolculuğuna uğurladığımız üstadın en büyük oğlu Mehmet Kısakürek'e aynı şekilde Allah'tan mağfiret niyaz ediyorum. Hattatların Reisi Hasan Çelebi hocamızla birlikte; geçmişte Necip Fazıl Ödülleri'ni tevdi ettiğimiz Nuri Pakdil'e, Teoman Duralı'ya, Rasim Özdenören'e, Ahmet Özalp'a ve Nevzat Atlığ'a da Cenab-ı Mevla'dan rahmet diliyorum."
Fikir planında izzet ve acziyet
Erdoğan, Necip Fazıl’ın bir anısını paylaşarak şunları kaydetti:
"Müslümanın yüzünün yere eğilmesine, hele hele fikir planında acziyete düşmesine asla tahammülü yoktur. Bir defasında iştirak ettiği bir dost meclisinde bir arkadaşı söze şöyle başlar: 'Efendim, fikri acizaneme göre...' Üstat hemen araya girer ve muhatabına celalli bir çehreyle şöyle mukabele eder: 'Fikrin varsa aciz değilsin, acizsen fikir sahibi değilsin' Üstad buydu. Evet, sadece bu cümle bile Necip Fazıl’ın hayata, fikre, mücadeleye, sanat ve edebiyata bakış açısını göstermesi bakımından yeterlidir. Üstadın Sakarya şiirini ithaf ettiği aşk, vecd ve iman gençliği işte bu şuurla büyümüş, yetişmiş, Anadolu’nun dört bir yanında kök salmıştır."
Zulme karşı verilen onurlu mücadele
Kendi yaşamındaki etkisinden bahseden Cumhurbaşkanı şöyle devam etti:
"Üstad ile tanışma şerefine nail olmuş, onun takdir ve taltifine mazhar olmuş bir kardeşinizim. Necip Fazıl, şahsımın yarım asrı bulan siyasi mücadelesinde daima özel bir yere sahip olmuştur. Biz ve bizim neslimiz; onurlu ve namuslu bir fikir mücadelesi nasıl verilir, Necip Fazıl’dan bunu öğrendik. Baskılar karşısında pes etmemeyi, zulme rıza göstermemeyi, haksızlık karşısında susmamayı biz ondan öğrendik."
Türkiye Yüzyılı'nı inşa eden gençlik
Geleceğin teminatı olan gençliğe dair Erdoğan şunları söyledi:
"Merhum Necip Fazıl’ın çilesini çektiği fikir ve aksiyon tohumlarını ektiği gençlik, hamdolsun bugün meyveye durmuştur. Türkiye Yüzyılı ülkümüze omuz veren gençlik, ülkemizin yarınlarını inşa eden gençlik işte tam da buradadır. Savunma sanayiinden siyasete, spordan kültür ve sanata, hayatın her alanında çağa mührünü vuracak 'Kim var?' diye sorulduğunda, sağına soluna bakınmadan 'Ben varım' diye kükreyecek bir gençlik... Şuurlu, eğitimli, vizyonlu, donanımlı; vatanına, bayrağına, devletine, milletine, tarihine, kimliğine, özüne aşkla bağlı; mazlum ve mağdurların yükünü omuzlayan, sonsuzun fethine çıkan gençlik işte buradadır. Rabbim, Üstadın dava sancağını yere düşürmeyen bu gençlikten razı olsun. Onların ayağına taş değdirmesin. Bizleri de bu gençlikle yol yürümeye, bu gençliğin önündeki engelleri bertaraf etmeye inşallah memur ve mezun eylesin diyorum."