19 Ocak 2026 Pazartesi
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Parçalı bulutlu
1°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Gündem Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Suriye ve kardeşlik mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Suriye ve kardeşlik mesajı

Kabine Toplantısı sonrası konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'deki son gelişmeleri değerlendirerek bölgede barışın önemine ve ırkçılıkla mücadeleye dikkat çekti.

Küresel ve bölgesel krizlere değinen Erdoğan, Rusya-Ukrayna savaşı ve İran'daki gelişmelere dikkat çekerek çözümün ancak diplomasi masasında mümkün olduğunu ifade etti.

Dış politikadaki gelişmeleri değerlendiren Erdoğan şunları söyledi:

"Bizi çekmek istedikleri sanal tartışmalara girmeyecek, vaktimizi hizmet ve eser üreterek harcamaya devam edeceğiz. Türkiye'nin dünyadaki bu fırtınalı dönemi kazasız atlatması için alınması gereken tedbirleri görüştük. Mevcut sorunlar giderek büyürken bunlara yenileri de ekleniyor. Hukukun gücü yerine güçlünün hukukunun egemen olduğu çarpık bir düzene doğru sürükleniyoruz. Rusya-Ukrayna savaşı gelecek ay 5. yılına girecek. Binlerce insan öldü. Yürütülen temaslara rağmen halen bir barış yolu bulunamadı. Komşumuz İran yeni bir sınamayla karşı karşıya. Sokaklar üzerinden yazılmak istenen senaryoyu hepimiz takip ediyoruz. İnanıyoruz ki komşumuz İran bugünleri geride bırakacaktır. Türkiye olarak en başından itibaren ilkeli duruşumuzu korumaya devam ediyoruz. Bize göre sorunların çözüm adresi müzakere masasıdır. İlgili tüm tarafları diplomasiye davet ediyoruz."

Suriye'de yeni dönem ve terörle mücadele

Suriye'deki siyasi değişim ve ateşkes sürecini yakından takip ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı, Suriye halkının artık huzur istediğini ve Türkiye'nin desteğinin süreceğini dile getirdi.

Suriye'deki duruma ilişkin Erdoğan şu açıklamayı yaptı:

"Suriye'deki her gelişmeyle çok yakından ilgileniyoruz. 8 Aralık devrimiyle kavuştuğu özgürlük ortamının kalıcı olması için çaba harcıyoruz. Suriye, Suriyelilerindir. Suriye tüm kesimleriyle kardeş Suriye halkınındır. Yüz binlerce insanın hayatına mal olan 13,5 yıllık zulmün ardından tarihi bir fırsat yakalandı. Suriye halkının kardeşi, komşusu, dostu bir ülke olarak hiçbir teşebbüse müsade etmeyiz. Tek devlet, tek ordu ilkesi bir ülkede olmazsa olmazdır. Halep'te başlayan askeri hareket dün ateşkes ile sonuçlandı. Suriye ordusunun bu hassas operasyonu büyük bir hassasiyetle yönetmesi her türlü takdire şayandır. Silahlı unsurların provokasyonlarına rağmen Suriye ordusu başarılı bir sınav vermiş, haksız duruma düşecek eylemlerden kaçınmıştır. Suriye ordusu en az hasarla durumu çözüme kavuşturmuştur. Tüm bunlar Suriye'de kalıcı barış için önemli kazanımlardır. Dün Şara ile görüştük, kendisini tebrik ettim. DEAŞ başta olmak üzere terörle mücadelede Türkiye'nin yanlarında olduğunu ifade ettim. Dün olduğu gibi yarın da Suriye'yi yalnız bırakmayacağız. Devlet içinde devlet kurma peşinde koşan bir avuç taşeron dışında Suriye halkı durumdan memnundur. 13,5 yıl boyunca büyük acılar çeken Suriye halkı umudu yeniden kuşanmakta, artık savaş istemediğini açıkça beyan etmektedir. Kimsenin bunu görmezden gelme hakkı yoktur. Suriye'nin artık bereketli toprakları kana, acıya ve gözyaşına doymuştur. Bundan sonra ipe un sermenin zamana oynamanın kimseye faydalar olmaz. Ateşkes ve tam entegrasyon anlaşmasının gerekleri yerine getirilmeli artık kimse yanlış hesap yapmamalıdır."

Irkçılık virüsüne karşı birlik çağrısı

Türkiye'nin etnik veya mezhepsel bir karşıtlığı olmadığını ifade eden Erdoğan, ırkçılığı bir hastalık olarak nitelendirerek tüm vatandaşları kardeşlik zemininde birleşmeye çağırdı.

Toplumsal barış ve ırkçılık üzerine Erdoğan şu sözleri kaydetti:

"Irkçılık bizim kadim kültürümüzün, bizim medeniyetimizin reddettiği bir hastalıktır. Bunların hiçbiri bizim kitabımızda yoktur. Tarih boyunca devletlerimizin tamamı ırkçılığı reddetmiştir. Selçuklu da Osmanlı da Türkiye Cumhuriyeti de bu zihniyetle bugünlere gelmiştir. Türkiye hiçbir mezhebin, hiçbir etnik kimliğin karşısında değildir. Türkiye ucuz ve vicdansız bir hesabın içinde değildir. Aksine artık kardeşlik zemininde olayların çözülmesini isteyen bir ülkeyiz. Aralarında kimi siyasetçilerin, yazarların ve vekillerin de olduğu çevrelerde ırkçılık virüsünü kaptıklarını görüyoruz. Buradan içim kan ağlayarak soruyorum. Ellerine boylarından büyük silah tutuşturulan çocuklar, hem Kürt kardeşlerimizin hem Suriye'nin geleceği değil mi? Terörle, şiddetle, baskıyla bir yere varılamayacağını anlamak için daha kaç çocuğun ölmesi lazım? Kürt bizim kardeşimiz, Arap, Alevi, Şii, Sünni bizim kardeşimiz. Bu nefret, bu hırs ve ihtiras niye? Türkiye Cumhuriyeti buradayken soruyorum; neden başka dostlar, yoldaşlar aranıyor? Neden elinde Müslüman kanı olanlardan medet umuluyor? Neden ayrışıyoruz? Neden aramıza duvarlar örülmesine müsaade ediyoruz? Bu bölgede ne zaman kardeşçe muamele ettiysek işte o zaman büyüdük. Biz Suriye başta olmak üzere artık savaş, çatışma, gerilim görmek istemiyoruz. Yer altı ve yer üstü zenginliklerimizin savaş baronlarının ceplerine akmasını istemiyoruz. Kardeşlerimiz açlıkla uğraşırken, materyalist zihniyetin daha fazla palazlanmasını istemiyoruz. Barışın ve istikrarın egemen olduğu bölgede huzur içinde yaşayalım istiyoruz. Etnik kökenine, mezhebine bakmaksızın akan kanın durmasını, ölümlerin ve katliamların son bulmasını istiyoruz. Bir asır önce yaşanan acıların tekerrür etmemesi için önümüze kurulan tuzaklara düşmeyecek, provokasyonlara prim vermeyeceğiz. Bizi bölmek, parçalamak, bizi birbirimize düşman eylemek isteyenlere inat, kenetlenmiş şekilde müreffeh yarınlara omuz omuza yürüyeceğiz. Önce ülkemizi ardından da bölgemizi terörün kanlı pençesinden inşallah ebediyen kurtaracağız."

Atlas’ın hesabı sorulacak

Konuşmasının sonunda cinayete kurban giden Atlas’la ilgili adli sürecin takipçisi olacaklarını belirten Erdoğan, sorumluların en ağır cezayı alması için talimat verdiğini söyledi. Atlas cinayeti hakkında Erdoğan şöyle konuştu:

"Atlas yavrumuzu katleden canilerin yargıda gereken dersi almasını istiyoruz. Bu konuyla ilgili üzerimize düşen görevi yapacağız. Minguzzi ne ise Atlas yavrumuzun olayı da en az onun kadar bizi acılara boğmuştur. Bunlar kabul edilebilir şeyler değil. Başta Adalet Bakanımız olmak üzere, yargı makamları olmak üzere, İçişleri olmak üzere gereğini yapmak üzere bu bizim görevimizdir. Pırlanta gibi yavru nasıl acımasızca katledilir? Bunun hesabını sormak görevimizdir."

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *