Son aylarda Türkiye’yi hedef alan dezenformasyon ağlarına karşı erişim engeli kararları art arda gelmişti. Şimdi hükümet, bu mücadeleyi “sonradan müdahale” çizgisinin dışına çıkararak, “baştan önleme” yaklaşımıyla büyütecek bir düzenleme için düğmeye bastı.
“Platformlar kabul etti, 3 ay içinde geçilecek”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medyaya kişisel kimlikle giriş modelinin devreye alınacağını, bu konuda platformlarla görüşüldüğünü ve kabul edildiğini ifade etti. Gürlek, 3 aylık bir geçiş süreci sonunda herkesin sosyal medya platformlarına gerçek kimlikle giriş yapmış olacağını, kimlik doğrulaması yapmayan profillerin platform tarafından erişime kapatılacağını söyledi.
Neden şimdi? “Reaktif” mücadeleden “önleyici” aşamaya geçiş
Türkiye’nin son aylarda dijital alanda yürüttüğü mücadele daha çok “tespit–yargı kararı–erişim engeli” hattında ilerlemişti. Yeni model ise bu hattı tamamen ortadan kaldırmadan, sahte kimlikli ve bot ağların manevra alanını en baştan daraltmayı hedefliyor.
Bu nedenle düzenleme yalnızca “kullanıcı hesabı” tartışması değil, dijital kamu düzeni ve dezenformasyonla mücadele başlıklarının bir sonraki halkası olarak okunuyor.
Son aylarda atılan adımlar: Erişim engeli zinciri
Kimlik doğrulama hamlesi gündeme gelmeden önce, bazı dezenformasyon içerikli hesaplara “hızlı müdahale” refleksiyle erişim engeli getirilmişti.
Serdar Akinan hesabına erişim engeli (Kasım 2025): 4 Kasım 2025’te gazeteci Serdar Akinan’ın X hesabına, FETÖ’nün iftiralarını gündeme sokmak suçlamasıyla erişim engeli getirilmişti.
Epstein başlığında dezenformasyon hesapları (Şubat 2026): 7 Şubat 2026’da, “Epstein dosyası” üzerinden Türkiye’yi ve devlet yöneticilerini hedef alan 13 X ve 7 TikTok hesabına erişim engeli getirilmişti.
Bu süreçte Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ise 9 Şubat 2026 tarihli açıklamasında, “Epstein’le ilgili paylaşımlara erişim engeli getirildi” şeklindeki genel iddianın dezenformasyon olduğunu belirtmiş; uygulanan tedbirin “kamuoyunu yanıltmaya yönelik kirli bilgileri dolaşıma sokan hesaplar” için alındığını ifade etmişti.
Mossad bağlantılı hesaplara erişim engeli (Mart 2026): Mart ayında da Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kararıyla “Mossad ile iltisaklı olduğu değerlendirilen” 4 sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmişti. Bu kararın gerekçesi olarak, hesapların Türkiye’yi hedef alan algı faaliyetleri yürütmesi gösterilmişti.
Hedef gösteren, algı yaratan hesaplara erişim engeli (Mart 2026): 3 Mart tarihinde İletişim Başkanlığı ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının kararıyla Eski FBI çalışanı Sibel Edmonds ve FETÖ firarisi Halis Aydoğan’ın Türkiye’yi hedef alan paylaşımlar yaptığı X hesaplarına erişim engeli getirilmişti.
PKK ve FETÖ bağlantılı hesaplara erişim engeli (Mart 2026): 26 Mart tarihinde İletişim Başkanlığı koordinesinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kararıyla, Terör örgütü PKK iltisaklı “kurdishthor” hesabı ve firari FETÖ’cü Mustafa Okumuş’un X hesaplarına erişim engeli getirilmişti. 
2025 yılının kasım ayından beri, dezenformasyon yaymaya, algı yönetmeye ve kamuoyunda infial yaratmaya yönelik içerikler paylaşan tüm bu hesaplara, temiz bilgi akışını sürdürmek ve toplumun korku kültürüyle galeyana getirilmesini önlemek amacıyla erişim engeli getirildi. Bu örnekler, devletin dijital alandaki provokasyon ve dezenformasyon başlıklarında “hızlı tespit–hukuki tedbir” çizgisini öne çıkardığını, kimlik doğrulama modelinin de bu hattı önleyici bir katmanla güçlendirmeyi hedeflediğini gösterdi.

Kimlik doğrulama neyi hedefliyor: Sahte/bot ağların hareket alanı daralacak
Bakan Gürlek’in tarif ettiği çerçevede hedef, sosyal medyada “sahte hesap/bot hesap” diye tarif edilen yapıların kapatılmasına dönük bir geçişi mümkün kılmak. Gürlek’in açıklamalarına göre doğrulama yapmayan profillerin erişime kapatılması, sistemin merkez mekanizması olarak tasarlandı.
Bu yaklaşım, özellikle kriz dönemlerinde sahte kimlikli ağların “eş zamanlı manipülasyon” kapasitesini zayıflatmayı amaçlıyor. Son aylarda erişim engeli kararlarına konu olan dosyaların ortak noktası da “kamuoyunu yanıltma, provokasyon, algı faaliyeti” gibi başlıkları içeriyordu.
Uygulama nasıl işleyecek?
Bugünkü açıklamalar, çerçevenin ana hatlarını ortaya koydu; ancak uygulamanın nasıl işleyeceği, düzenlemenin Meclis süreci ve ikincil düzenlemelerle netleşecek.
Kimlik doğrulamasının nasıl yapılacağı (Platform içi doğrulama mı, devlet sistemi entegrasyonu mu?) konusundaki teknik detaylar henüz açıklanmadı.
Mevcut doğrulanmamış hesaplar için yapılan 3 aylık geçiş vurgusu, halihazırdaki hesaplar için de bir uyum takvimi öngörüldüğüne işaret etti.
Kimlik doğrulaması yapmayan profiller platform tarafından erişime kapatılacak” ifadesi, platformlarında sorumluluk üstleneceğini gösterdi.
Dezenformasyonla mücadelede kritik bir gelişme
Son aylarda toplumsal huzuru muhafaza etmek için verilen erişim engeli kararlarıyla yürüyen “reaktif” müdahale hattı, bu düzenlemeyle daha “önleyici” bir aşamaya taşınmak isteniyor. Kimlik doğrulama düzenlemesi, sahte/bot hesapların etkisini kırmayı ve dijital alanda hesap verebilirliği artırmayı hedeflerken kullanıcılar içinde her açıdan daha güvenli bir sosyal medya ortamı oluşturacak.