Ankara'daki dev organizasyon öncesi ABD yönetiminin katılım kararını değerlendiren Bakan Fidan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın küresel diplomasideki ağırlığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
"ABD yönetimi ve sayın Trump’ın NATO zirvesine katılacağını teyit ettiler. Bu NATO topluluğu için önemli bir haber. Ayrıca Sayın Trump buna katılıyor çünkü davet eden Sayın Erdoğan. Eğer davet eden Sayın Erdoğan olmasaydı, katılmayacaktı. Bu artık büyük bir stratejik denklem oldu, bu denklem günümüzdeki meydan okumaları, çatışmaları, sıkıntıları, ittifaktaki kaymakları göz önünde aldığınızda ne kadar büyük bir rol oynadığını görürsünüz. Burada Cumhurbaşkanımızın küresel liderlik vizyonu, geliştirdiği ilişki ağı, oluşturduğu güven, insanlar nazarındaki prestij ve Türkiye'nin geldiği nokta önemlidir. ABD ile yıllar içinde inişli çıkışlı konularımız var. Ticaret, ekonomi, eğitim, teknoloji alanlarında iyi yürüyen alanlar var, bunları ilerletmeye çalışıyoruz. ABD ile ilişkiler olumlu süreçte. Cumhurbaşkanımızın küresel vizyonu çok önemli."
CAATSA yaptırımları ve stratejik ortaklık
İki ülke arasındaki savunma ve güvenlik bürokrasisini etkileyen kısıtlamalara değinen Bakan Fidan, yaptırımların geleceğine dair şu kritik bilgiyi paylaştı:
"CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde bir irade var. Birçok konuda Türkiye’nin ne kadar yapıcı, istikrarlaştırıcı bir rolü olduğunu everyone görüyor. Dolayısıyla bu rol, aslında Amerika Birleşik Devletleri gibi gerçekten küresel manada kendisine gereğinden fazla yük alan bir ülkenin, belli noktalarda Türkiye gibi ortaklara güvenmesi için birçok neden ortaya çıkarıyor."
Türkiye'nin tam bağımsız dış politika duruşu
Ankara'nın dış politikada başkalarının eksenine göre değil, kendi ulusal çıkarlarına göre yön çizdiğini vurgulayan Fidan, konuyu şu sözlerle özetledi:
"Ben tabii şöyle düşünüyorum: Amerika Türkiye’yi bir yere konumlandırır, biz Amerika’yı bir yere konumlandırırız. Her ülke, kendi millî stratejisi çerçevesinde başka ülkeleri ve aktörleri bir yere konumlandırır. Ama bizim durduğumuz yerden şuna bakıyoruz: Başkalarının bizi konumlandırdığı yerden ziyade, biz kendi millî egemenlik anlayışımızla, irademizle ve açık idrakimizle ne istiyoruz, nasıl istiyoruz, niye istiyoruz; bu önemli. Ve bunun müzakeresini yapmak önemli."
ABD'nin küresel rekabet stratejisi ve yapısal değişim
Washington'ın yeni dönemdeki küresel güvenlik vizyonunu ve Çin ile olan rekabetini yorumlayan Bakan Fidan, rasyonel aktör vurgusu yaparak şunları kaydetti:
"Şimdi aktörler karşılarında sorumlu, ne istediğini bilen ama rasyonel; herkes için istikrarlaştırıcı bir rol oynayan bir aktör gördüğü zaman, bu konuda herkes sizinle çalışmak istiyor açıkçası. Ben Amerika’nın küresel rekabette yeni bir aşamaya geldiğini görüyorum. Çin ile ilgili konularda çok ciddi bir politika değişimi olması lazım. Donald Trump yönetiminin ortaya koyduğu millî güvenlik siyaset belgesine baktığınız zaman, aslında çok radikal, devrimci bir yeniden tanımlama var; bütün uluslararası ilişkileri yeniden tanımlayan bir yaklaşım var. Bununla ilgili daha önce de konuştuk."
Washington'ın müttefiklik ilişkilerini yeniden okuması
Bakan Fidan, Trump yönetiminin sadece Ankara'ya değil, tüm dünya diplomasisine yönelik geliştirdiği yeni bakış açısını şu cümlelerle tamamladı:
“Şimdi bu perspektiften baktığınız zaman, sadece Türkiye ile ilgili değil, bütün dünyayla ilgili, eski ve yeni bütün müttefikleriyle alakalı bir yeniden okuma içerisinde.”
Küresel savaş riski
Dünyanın içinden geçtiği riskli döneme ve çatışmaların yayılma tehlikesine dikkat çeken Bakan Fidan, mevcut tabloyu şu sözlerle özetledi:
"Bakın, o kadar kritik, yoğun ve riske açık bir süreçteyiz ki… Bir taraftan savaş var ve bu savaş giderek yaygınlaşma riski gösteriyor; coğrafi olarak, süre olarak, kullanılan silahlar olarak… Belli noktalarda hiçbir şekilde geri dönülememe riskinin olduğu bir yer."
"Savaşı durdurmak için zamanla yarışıyoruz"
Çatışan taraflar arasındaki derin güven krizine değinen Fidan, diplomatik çabaların zamana karşı bir yarış olduğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Savaşı durdurmak için zamanla yarışıyoruz. Taraflar arasındaki güven bunalımı o kadar yüksekti ki, onların tek başına birbirleriyle konuşabiliyor olması bile bunu aşmaya hiçbir şekilde yetmez."
Türkiye'nin ara buluculuktaki kritik ve güvenilir rolü
Türkiye'nin her iki taraf nezdinde üstlendiği stratejik kolaylaştırıcı rolü ve sahada yürütülen yoğun mekik diplomasisini aktaran Bakan Fidan, şu ifadeleri kullandı:
"Dolayısıyla her iki taraf nezdinde de güvenilir aktörlerin sesinin duyulması, bu tür durumlarda vazgeçilmez bir ihtiyaç. Türkiye tam da burada, her iki ülkenin nezdinde; Cumhurbaşkanımızın yıllardır ortaya koyduğu tutarlı, vizyoner çizgi ve oluşturduğu güvenilir, dürüst ortak profiliyle çok önemli bir rol oynadı. Ben hatırlıyorum, kaç gece sırf bu yoğun diplomasi nedeniyle iki taraf arasında, hem barışırlarken hem birbirlerini vururken, iletişim yürütmek zorunda kaldık. İki taraf da bizi arıyor, mesaj iletmemizi istiyor."
Katar ve Pakistan ile stratejik ortaklık
Bölgesel barış için diğer aktörlerle yürütülen ortak mesaiye ve ittifak ilişkilerine değinen Fidan, açıklamalarını şu cümlelerle tamamladı:
“Pakistan tabii ki ciddi bir rol oynuyor ama bazen onun rolü de yetmiyor. Katar devrede. Ve bu üç ülke; Katar, Pakistan, Türkiye birbirleriyle de çok dostane, kardeşçe ve aynı zamanda stratejik ortak. Bu bizim için fevkalade önemli. Ben hem Katar’ın hem Pakistan’ın ortaya koyduğu ara buluculuğu takdir ediyorum. Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı da onlar aynı şekilde takdir ediyorlar.”