Okullarda şiddeti önlemek adına 81 ile genelge gönderileceğini duyuran Bakan Çiftçi, Gülistan Doku davasındaki son tutuklama süreci ve belediyelerdeki denetim faaliyetlerinin detaylarını paylaştı.
Bakan Çiftçi, özellikle eğitim kurumlarındaki asayişin sağlanması ve dijital risklerin takibi konusunda kapsamlı bir strateji izlediklerini belirterek şu bilgileri aktardı:
Okulların çevresindeki risk analizlerinin güncelleneceğini ve denetimlerin sıkılaştırılacağını belirten Bakan Çiftçi, asayiş tedbirlerine dair şu ayrıntıları paylaştı:
"Kahramanmaraş ve Şanlıurfa'daki menfur saldırıların ardından meseleyi sadece bir asayiş başlığı olarak görmedik; okul güvenliğini bütün boyutlarıyla yeniden ele aldık. Millî Eğitim Bakanımız Sayın Yusuf Tekin'in katılımıyla valilerimiz, il emniyet müdürlerimiz, il jandarma komutanlarımız ve il milli eğitim müdürlerimizle kapsamlı bir değerlendirme toplantısı yaptık. Ardından 81 il valiliğimize uygulanacak tedbirleri içeren bir genelge göndereceğiz. Öncelikle bütün okulların çevresi yeniden risk esaslı değerlendirilecek; giriş-çıkış yoğunluğu, öğrenci hareketliliği, servis güzergâhları, kör noktalar ve çevresel risk alanları tek tek gözden geçirilecek. Okul giriş ve çıkış saatlerinde kolluk görünürlüğü artırılacak. Metruk yapılar, parklar, internet kafeler, oyun salonları ve öğrencilerin yoğun bulunduğu güzergâhlarda devriye ve denetimler sıklaştırılacak. Kamera sistemleri, giriş-çıkış kontrolü, ziyaretçi usulleri ve güvenli toplanma alanları yeniden değerlendirilecek; eksikler süratle giderilecek. Daha önce yılda iki kez yapılan "Okul Güvenliği" toplantıları artık her ayın ilk haftasında düzenli yapılacak. Her okulda okul müdürü, rehber öğretmen, en yakın kolluk amiri ve sosyal hizmet uzmanının yer alacağı bir "güvenlik kurulu" oluşturulacak.”

Şiddete karşı 7 katmanlı takip mekanizması
Meseleyi sadece fiziki koruma olarak değil, çocukların psikososyal durumunu da kapsayan geniş bir çerçevede ele aldıklarını vurgulayan Bakan Çiftçi, süreci şu sözlerle detaylandırdı:
"Biz burada yedi basamaklı bir çerçeve üzerinde çalışıyoruz: risk ve tehdit analizlerinin yenilenmesi, fiziki güvenlik önlemlerinin artırılması, erken uyarı sistemi, takip görevi, rehberlik-güvenlik koordinasyonu, bakanlıklar arası eşgüdüm ve acil durum farkındalık eğitimi. Meseleyi sadece bina güvenliği olarak görmüyoruz; akran zorbalığı, tehdit dili, dışlanma, öfke kontrolü, içine kapanma ve dijital risk işaretleri de yakından izlenecek. Devamsızlık yapan, okul ile bağı zayıflayan ve risk altında olduğu değerlendirilen çocuklar için okul-aile-rehberlik-kamu kurumları arasında daha yakın izleme ve destek süreci kurulacak. Rehberlik ve psikososyal destek hizmetleri güçlendirilecek. Sosyal medya, dijital mecralar, şiddeti özendiren içerikler ve olumsuz rol modeller konusunda da önleyici bilinçlendirme çalışmaları yaygınlaştırılacak. Ruhsatlı silah sahibi ebeveynlere yönelik bilinçlendirme yapılacak, ruhsatsız silahla mücadele de tavizsiz sürecek. Olası olaylarda müdahale sırası, kurumlar arası koordinasyon ve ilk müdahale kapasitesi yeniden gözden geçirilecek. Her il kısa, orta ve uzun vadeli uygulama planı hazırlayacak ve tedbirleri düzenli olarak Bakanlığımıza raporlayacak.”

Gülistan Doku soruşturması: "Hiçbir süreç karanlıkta kalmaz"
Yıllardır süren ve kamuoyunun yakından takip ettiği Gülistan Doku dosyasındaki son gelişmelere ve Tuncay Sonel’in tutuklanma sürecine değinen Çiftçi, kararlılık mesajı verdi:
"Gülistan Doku'nun kaybolması hepimizi derinden üzmüş, kamu vicdanında çok güçlü bir hassasiyet oluşturmuştur. Bu dosyada önceliğimiz maddi gerçekliğin bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasıdır. Bakanlık olarak ortaya atılan bütün iddiaların titizlikle incelenmesini esas alıyoruz. 17 Nisan 2026 tarihli onayla, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'e yönelik iddialar ve delillerin karartıldığı yönündeki beyanlar için 2 Mülkiye Müfettişi görevlendirildi. Aynı tarihli onayla Tuncay Sonel görevden uzaklaştırıldı. Yine 17 Nisan 2026 tarihinde gözaltına alındı. 21 Nisan'da çıkarıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. 20 Nisan 2026 tarihli onayla da olay sonrasındaki inceleme, araştırma ve soruşturma süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek üzere 2 Mülkiye Müfettişi ve 2 Polis Müfettişi daha görevlendirildi. Jandarma Genel Komutanlığımız cesedin bulunması için teknik ve lojistik destek sağlıyor. Süreç çok yönlü şekilde devam ediyor. Dün Bakan Yardımcımız Kübra Güran Hanımefendi, hem yerinde incelemeler yapmak, hem de Adalet Bakanlığımızla ortak bir toplantı yapmak üzere Tunceli'deydi. Bizim yaklaşımımız nettir: hiçbir iddia karşılıksız bırakılmaz, hiçbir ihmal görmezden gelinmez, hiçbir süreç karanlıkta kalmaz.Bu dosyada tek hedefimiz vardır: Somut gerçeğin bütün yönleriyle ortaya çıkması."
Belediye denetimlerinde siyasi aidiyet değil hukuk ölçütü
Bakanlık tarafından yürütülen belediye soruşturmalarındaki rakamsal verileri paylaşan Bakan Çiftçi, denetimlerin nesnelliğine vurgu yaparak şu açıklamayı yaptı:
"Öncelikle şunu çok açık ifade etmek isterim: Bakanlığımızın belediyelere yönelik işlemleri siyasi aidiyete göre değil, ihbar, şikâyet, teftiş ve denetim sonuçlarına göre yürütülmektedir. 31 Mart 2024 mahalli idareler seçimlerinden 17 Nisan 2026 tarihine kadar 3 bin 309 araştırma ve inceleme yürütüldü. Bunların 1.535'i hakkında soruşturma izni verildi. Burada mükerrer dosyalar da var; yani aynı belediye hakkında birden fazla soruşturma söz konusu olabiliyor. Dağılıma baktığımızda 677'si AK Partili belediyelerle ilgili. 371'i CHP'li, 128'i MHP'li, 18'i DEM Partili, 9'u İYİ Partili, 332'si de diğer partilere mensup belediyelerle ilgili. Bu veriye göre en fazla soruşturma izni verilen belediyeler AK Partili belediyelerdir. Yaklaşık toplamın yüzde 44'üne tekabül ediyor. Bu tablo bile tek başına "sadece muhalefet belediyeleri hedef alınıyor" iddiasının gerçekle örtüşmediğini gösteriyor.”