Galata'dan dünyaya tarihi mesaj
Soğuk havaya aldırış etmeyen 7’den 70’e her yaştan katılımcı, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve bakanlar, Filistin davasının Türkiye’nin kırmızı çizgisi olduğunu bir kez daha dünyaya ilan etti. Yaklaşık 70 bin masumun katledildiği saldırılara dikkat çekilen etkinlikte, sloganlar ve tekbirler eşliğinde Gazze özgürleşene kadar mücadelenin süreceği mesajı verildi. Eylemde konuşan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, İsrail zulmüne karşı sert mesajlar vererek boykot çağrısını yineledi.
Yürüyüşe Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, İstanbul Valisi Davut Gül, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Sosyal Politikalar Başkanı Fatma Betül Sayan Kaya, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Bilal Erdoğan, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, Kadın ve Demokrasi Vakfı (KADEM) Genel Başkanı Canan Sarı ile birçok milletvekili ve belediye başkanları da katıldı.
TÜGVA Başkanı Beşinci: “Bu soykırıma karşı dimdik duran onurlu bir millet var”
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) Başkanı İbrahim Beşinci, eylemde yaptığı konuşmasına, Türkiye'yi canı pahasına koruyan şehitleri rahmetle anarak başladı.
Eylem alanında toplananlara hitap eden Beşinci, "Bugün burada yüz binler var. Bu soykırıma karşı dimdik duran onurlu bir millet var. Mazlumların duası, şehitlerimizin mirası var. Bugün burada çifte standartlı açıklamalara, geciktirilmiş kınamalara, kayıtsızlığa, vicdansızlığa karşı güçlü bir duruş var. Bugün burada suskunluğun duvarı yıkılıyor, alışkanlığın zinciri kırılıyor, tarihe vicdan kaydı düşülüyor." açıklamalarında bulundu.
Galata Köprüsü'nün farklı şehirlerden, dillerden, hayatlardan katılanlarla bugün vicdan kürsüsüne dönüştüğünü söyleyen Beşinci, "Bu aziz kürsüden masum ve cesur Filistin halkını, Gazze'nin soylu evlatlarını, Batı Şeria'nın mücahit yüreklerini, Doğu Kudüs'ün gerçek sahiplerini, tüm benliğimle selamlıyorum." ifadelerini kullandı.
Beşinci, "Sizlere sormak istiyorum. 'Canımız, kanımız, evimiz, Kudüs'e feda olsun' diyerek tüm ailesini Filistin'e adayan İsmail Haniye burada mı? 'Yatağımda yaşlı develer gibi ölmekten korkuyorum' diyerek savaş meydanında şehit olan yiğit adam Yahya Sinvar burada mı? 'Karadan, denizden ya da havadan diyerek' düşmana korku salan sesin, sözün sahibi cesur adam Ebu Ubeyde burada mı?" şeklinde konuştu.
Yalova'da üç gün önce DEAŞ terör örgütüne yönelik operasyonda şehit olan polisler İlker Pehlivan, Turgut Külünk ve Yasin Koçyiğit'in de isimlerini anan Beşinci, "Hepsi burada. Onlar şehit, bizler şahit. Şahit misin Galata?" diye seslendi.
Gazze topraklarına 27 aydır 210 bin ton bomba atıldığını, 70 bin sivilin hayatını kaybettiğini, 2 bin 600 ailenin tamamının nüfustan silindiğini, 5 bin aileden geriye sadece birer kişi kaldığını, 45 bin Filistinlinin ampute olduğunu, 12 bin Filistinlinin tutuklandığını aktaran Beşinci, "Yani tüm dünyanın gözleri önünde bir halk haritadan değil, hayattan silindi." dedi.
Beşinci, Filistinlilere verdiği destek mesajında, "Size ahdimiz olsun ki duman rengine mahkum edilmiş bu dünyaya medeniyeti, insaniyeti, hürriyeti, hakkaniyeti biz getireceğiz. Bunu biz yapacağız, biz başaracağız." dedi.
Programda kürsüye çıkan İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı ve TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bilal Erdoğan şu ifadeleri kullandı:
"Şehitlerimize rahmet Filistin'e destek için bugün Galata Köprüsü'nü dolduran yüzbinler gününüz aydın olsun. Yeni yılımız milletimize bütün Müslümanlara, Filistin'e huzur getirsin. Bugün burada yine yeni yılın ilk sabahında Gazze'de ve Filistin'de yaşananların yalnızca insani bir dram olmadığını, aynı zamanda küresel düzenin temellerinin sarsıldığını, ahlaki iddia taşıyan tüm uluslararası kurumların iflas ettiğini gösteren bir kırılma hattı olduğunu haykırmak için toplandık. Gazze'de yaşanan asla bir savaş değildir. Gazze'de yaşanan iki ordunun bir araya geldiği bir çatışma değildir. Gazze'de yaşanan sadece bir güvenlik meselesi değildir. Gazze'de yaşanan bir halkın kadınlarıyla çocuklarıyla yaşlılarıyla bilinçli ve sistematik bir şekilde yok edilmeye çalışıldığı bir soykırımdır.”
“Bu soykırım yalnızca on binlerce ton bombayla yapılmıyor. Bu soykırım açlıkla, susuzlukla, soğukla, insani yardımların engellenmesiyle yapılıyor. Bugün Filistin'de ağır kış şartlarında, derme çatma çadırların içinde her türlü imkandan yoksun insanlar var. Ve bu insanlara ulaşabilecek yardımı bilerek, isteyerek ve hatta zevk alarak engelleyen zalim bir düzen var. Bu kadar alçalmayı mümkün kılan bir zihniyetin başındaki Netanyahu eşkiyasını Rabbimiz Kahhar ismi Şerifiyle Kahr-u perişan eylesin. Savaşın dahi bir hukuku vardır. Bırakın Gazze'de bu hukukun ihlal edilmesini bu hukuk yok sayılmıştır.”
“Çünkü Filistinli maalesef İsrail için insan sayılmıyor. Dünyanın Rusya-Ukrayna savaşı başladığı andan itibaren takındığı tavırları bir düşünün. Bir yanda askeri, ekonomik, politik ambargolar; diğer tarafta uluslararası spor müsabakalarından, şarkı yarışmalarından menedilmiş bir Rusya var. Dostoyevski'nin bile yasaklandığı bir dünya. Diğer yanda 21. yüzyılın Hitler'i Netanyahu ile sarmaş dolaş bir dünya. İşte Batı medeniyetinin geldiği, düştüğü nokta.”
“Şimdi milletçe yaşlısıyla genciyle kadınıyla erkeğiyle bireysel olarak mücadelemizi boykotla sürdürmek zorundayız. Boykotu küçümsemeyeceğiz, ben ne yapıyorum sorusuna vereceğimiz en güçlü cevap olacaktır. Zulüm sadece silahla sürmüyor. Para akışıyla sürüyor. Normalleştirildiğinde büyüyor ve sürüyor. Biz boykotla zulmün normalleşmesine 'dur' diyeceğiz. 'Bu zulmün ortağı olmuyorum' diyeceğiz. Biz sinmeyeceğiz, susmayacağız, Filistin'i unutmayacağız, unutturmayacağız. Gazze, Kudüs, Mescid-i Aksa özgür olana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.”