30 Haziran 2026 Salı
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Açık
31°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Gündem Külliye'de kritik Kabine sonrası net mesajlar: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail'e sert tepki ve iç siyasete dair önemli uyarılar

Külliye'de kritik Kabine sonrası net mesajlar: Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan İsrail'e sert tepki ve iç siyasete dair önemli uyarılar

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen yoğun gündemli Kabine Toplantısı'nın ardından kameraların karşısına geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, iç ve dış politikaya dair hayati açıklamalarda bulundu.

Türkiye'nin uzay teknolojilerinden savunma sanayiindeki tarihi ihracat hamlelerine kadar pek çok stratejik başarıyı paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası arenadaki iftiralara ve iç siyasetteki istismar çabalarına karşı Ankara'nın kararlı duruşunu net bir dille ortaya koydu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin uydu teknolojileri alanında yazdığı başarı hikayesini ve geçmişten bugüne katedilen mesafeyi şu sözlerle aktardı:

"İnançla, azimle ve emekle çalışarak her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihi bir başarı hikâyesine dönüştü. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması, aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarca yürütüldüğünün de hikayesidir. Hatırlarsanız, Türksat 3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri, hep yaptıkları gibi mütekebbir bir edayla yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata ve kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. Geçen sene ilk yerli ve millî haberleşme uydumuz Türksat 6A’yı hizmete aldık. Türksat 6A ile birlikte haberleşme uydularımızın sayısı altıya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise ona yükselmiş oldu. Göktürk-1 ve Göktürk-2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık. Üç sene önce uzaya gönderdiğimiz İMECE uydusuyla görüntü çözünürlüğü, haberleşme hızı ve manevra kabiliyeti açısından yeni bir eşiği aştık."

"Şuan kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz"

Enformasyon çağında uydu teknolojilerinin devletler arası yarışta üstlendiği kritik role değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin bu alandaki güncel projelerini şu şekilde paylaştı:

"Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz: İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler, enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasıya yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz. Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE-2 ve İMECE-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3’ün çalışmaları devam ediyor."

"Tarihimizde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettik"

Deniz platformları üretimi ve Polonya ile yürütülen diplomatik ve ticari ilişkilerdeki son durumu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayiindeki yeni dönemi şu cümlelerle özetledi:

"Savunma sanayiinde dünyanın en büyük on birinci ülkesiyiz. Diğer alanlarda olduğu gibi askeri gemi inşasında da tarihimizin en parlak günlerini yaşıyoruz. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140’ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. Şu anda elliden fazla savaş gemisi tersanelerimizde imal ediliyor. 20 Haziran’da Türk denizciliğinin eriştiği gurur mertebesine bir kez daha şahitlik ettik. İstanbul’da düzenlediğimiz törende, kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz Kam Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ettik. Aynı törende Koçhisar açık deniz karakol gemimiz de donanmamızın envanterine dâhil oldu. Böylelikle tarihimizde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettik. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. 23 Haziran’da külliyemizde misafir ettiğimiz Karol Nawrocki ile savunma sanayi alanında iş birliği dâhil pek çok konuyu görüştük. Daha önce belirlediğimiz 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize zaten ulaşmıştık. Yeni hedefimizi ise 15 milyar dolara çıkardık. Müteahhitlik firmalarımız, Polonya’da 9 milyar dolar değerinde proje üstlendiler."

"Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır"

İsrail hükümetinin iftiralarına ve Gazze'de yaşanan barbarlığa tarihi gerçeklerle yanıt veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin köklü vicdani mirasını şu ifadelerle dile getirdi:

"Rusya - Ukrayna ve İran krizini ele aldık. Her iki sorunun da adil bir barışla sona ermesi gerektiğine işaret ettik. Filistin’i tanıyan ülkelerden biri olan Polonya’nın iki devletli çözüme desteğini önemsiyor, bunun güçlenerek devam etmesini bekliyoruz. Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum: Biz, tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk, ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın, 75 bin masum Gazze halkının kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarına zerre kadar kale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. İspanyol Engizisyonu’ndan ve Holokost’tan kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim: Kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir. Ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız. Hepimiz aynı kilimin desenleriyiz."

"Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı"

Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı bünyesinde yürütülen kurumsal destekleri açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ana muhalefet partisine yönelik eleştirilerini ve istismar uyarılarını şu sert sözlerle sürdürdü:

"Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine yaralanmasına izin vermeyiz. Her zaman söylüyorum: Adımız ne olursa olsun, soyadımız Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türkiye’yi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren hiçbir insanımızı diğerinden ayırmadık. Bilhassa Alevi canlarımızla çok yakından ve samimiyetle ilgilendik. Cumhuriyet tarihinde daha önce hiç atılmayan, gündeme dahi gelmeyen reformları biz hayata geçirdik. Herkesin kendi kimliğini ifade etmesinin, kendi kültürünü, kendi yaşam tarzını, kendi inancını özgürce yaşamasının önünü açtık. 2022’de kurduğumuz Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı ile çok önemli bir ihtiyacı kurumsal anlamda gidermiş olduk. Başkanlığımız, ülkemiz genelindeki 1.134 cemevinin aydınlatma giderini karşılıyor. Son üç yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdik. 2026’nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yıl sonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz. Burada şunun da altını çizmek durumundayım: Siyaset; hem milletin sorunlarına çözüm üretmek hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için, istismar peşinde koşarak siyaset yapılmaz. Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp, ‘Kavgada yumruk sayılmaz.’ mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin, ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş; eğer gerçekten cesaretleri varsa, kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı. Böyle bir siyasete ne prim veririz ne de geçit veririz. Bu vesileyle, Mah-ı Muharrem oruç açma lokmasında birlikte olduğumuz, aynı muhabbet sofrasını paylaştığımız, aynı duaya âmin dediğimiz canlarımıza tekrar teşekkür ediyorum."

"Bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır"

Konuşmasının son bölümünde eğitim, istihdam ve yerel yönetimlerdeki vizyon farkına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamalarını şu ifadelerle tamamladı:

“Değerli basın mensupları, 25 Haziran’da Polis Akademisi’mizden mezun olan 13.610 öğrencimizin mezuniyet törenine katıldık. 2025-2026 eğitim öğretim yılının son günü olan 26 Haziran’da da Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin mezuniyet merasiminde, Türkiye’nin yarınlarını inşa edecek yavrularımızın diploma sevincini paylaştık. Yaz tatiline kavuşmanın mutluluğunu yaşayan tüm öğrencilerimizin verimli, huzurlu, keyifli bir tatil geçirmelerini gönülden temenni ediyorum. Sevgili öğretmenlerimize emekleri için tekrar teşekkür ediyorum. Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz. Bir diğer gurur verici haber, Tanca şehrinden geldi. Uğur İbrahim Altay, 240 binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına seçildi. Yedi yıllık yoğun bir diplomasinin sonucunda gelen bu başarının, Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü daha da artıracağına inanıyorum. Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla, milyonlarca avroluk rüşvet pazarlıklarıyla gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır. Zihniyet ve vizyon farkını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir. Her iki başarıda da emeği geçenleri kutluyor, ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *