MHP lideri Bahçeli, çocukların dijital mecralarda karşılaştığı tehditlerin sadece güvenlik değil, bir milli beka meselesi olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Erken seçim tartışmalarına kapıyı kapatan Bahçeli, terörle mücadele ve Cumhur İttifakı’nın kararlılığına dair hayati mesajlar verdi.
23 Nisan'ın sadece bir kutlama günü değil, bir milletin küllerinden doğuşunun ve emperyalizme karşı başkaldırısının sembolü olduğunu vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:
"23 Nisan'ı sadece bayram günü olarak anmak onun tarihini daraltır. 23 Nisan kriz karşısında dağılmadan düşünebilme iradesidir. 23 Nisan toplumsal acıyı kurucu bir siyasal akla dönüştürebilme kabiliyetidir. TBMM'nin açılışı, emperyalizmin istikametini bozan, üzerinde güneş batmayan sözde imparatorluklara diz çöktüren, vesayet dayatmasına ve esaret zincirlerine Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yol başlığında başkaldıran bir milletin kendi mukadderatına bizzat hakim olduğu kutlu dönüm noktasıdır. Yurdun dört bir yanı işgal edilmişken, karayolları ve demiryolları milletin tasarrufundan sökülüp alınmışken, kadınıyla, çocuğuyla, genciyle, yaşlısıyla Türk milleti bir başka devlete maiyet ve mahkûmiyet tehdidiyle çepeçevre sarılmışken, Ankara'da yanan meşale, karanlığı yaran millî uyanışın, esareti reddeden kararlılığın ve Anadolu'da hayat bulacak bir şahlanışın adı olmuştur. TBMM meşruiyetini Türk milletinin bağrından almıştır. Türk milleti ise egemenlik hakkını şehit kanıyla sulanan toprağından almıştır. O iman bugün de sarsılmazdır. Gazi Meclisimiz aziz milletimizin istikbal ruhsatı iftihar membahıdır. Ve ilelebet payidar kalacaktır. 23 Nisan'ın gelecek nesillerimize armağan edilmiş olması ne tesadüfü bir iradedir.”
“Çocuk bir okulun öğrencisi olduğu kadar devletin insan mayasıdır”
Çocukların bir milletin "mayası" olduğunu ve onlara yaklaşımın devlet anlayışını ortaya koyduğunu belirten MHP Lideri, eğitimin bir milli beka meselesi olduğunun altını çizdi:
"Çocuk bir okulun öğrencisi olduğu kadar devletin insan mayasıdır. Çocuk toplumun ahlaki seviyesini gösteren en berrak aynadır. Bir milletin çocuklarına bakışı kendi devletine bakışıdır. İnsan anlayışını ve medeniyet iddiasını da ortaya koyar. 23 Nisan atiye olan ahdimizdir. Eğitim milletin istikbal meselesidir. Eğitim milli beka meselesi. Okullarımız vatan ve millet sevgisinin minik yüreklere nakşedildiği mevzilerdir. Özgürlüğün kıymetinin öğretildiği şahsiyet inşa alanıdır."
“Gençlerimiz sanal dünyaya mahkum ediliyor”
Son dönemde yaşanan vahim olayların yalnızca hukuki bir konu olmadığını, çocukların ruh sağlığını bozan dijital dünyayla birlikte ele alınması gerektiğini söyleyen Bahçeli, sağduyu çağrısında bulundu:
"Bu vahim gelişmeler vicdanlarda yaralar açmıştır. Yalnızca ceza alanının konusu değildir, çok yönlü ele alınmalı. Serin kanlı, sağduyulu bir bakış açısıyla ele alınması zaruridir. Dijitalleşmenin her geçen gün daha da yaygınlaştığı günümüz dünyasında çocukların ekran süresinin artması, akran zorbalığının arkadaş grupları ve sohbet grupları çocuklarımızın ruh sağlığını örselemektedir. Onları sanal dünyaya mahkum etmektedir."
Dijital mecraların artık masum bir haberleşme alanı olmaktan çıkıp, suçu meşrulaştıran bir bozgunculuk iklimine dönüştüğünü savunan Bahçeli, çözümün derinlerde aranması gerektiğini belirtti:
"Artan takipçi sayılarıyla itibar kazandıklarını zannetmektedir. Evlatlarımız geleceğiz dijital bir kuşatma altındadır. Dijital mecraların, sohbet odalarının masum bir haberleşme alanı olmaktan çıktığı, haya yoksunlarının ellerinde suç ve suçluyu övmenin bir ifsat hattına dönüştüğü artık inkar edilemez bir hakikattir. Karşımızdaki tehlike, suçu meşrulaştıran dijital bir bozgunculuk iklimidir. Bozguncu yapılara, haysiyet yoksunlarının çağrılarına terk edemeyiz. Çocuklar sosyal medya yitip gitmekte. Çözüm yalnızca okul kapısında bekleyecek güvenlik görevlisi değildir. Mesele daha vahimdir. Biz bu meselenin üstünü örtenlerden değil, kökünü kazıyanlardan olacağız. Aile çocuğun ilk mektebidir, okul çocuğun ikinci evidir. Bağ zayıflarsa çocuk yalnızlaşır. Yalnızlaşan çocuk sosyal medya kalabalığında arar. Hayat sevgisi yerine şiddet merakı bulabilir. Onları dinlemek, anlamak, güvenli bir anlam dünyası içinde büyütmek gerekir. Çocuk güven isteyen bir emanettir."
"Öğretmeni zayıflayan bir milletin geleceği güçlü olamaz"
Eğitimin temel taşı olan öğretmenlerin önemine ve ailelerin dijital farkındalıklarının artırılması gerektiğine değinen Bahçeli, kurumlar arası iş birliğine dikkat çekti:
"Öğretmeni sıradanlaştıran bir anlayışın eğitim anlayışı ölü doğmuştur. Minik elleri tutan bilgilerle zihnini açan gözlerindeki ışığı güçlendiren öğretmenlerimizdir. Öğretmeni zayıflayan bir milletin geleceği güçlü olamaz. Ailelerin desteklenmesi de aynı derecede hayatidir. Aile yalnız kaldığında çocuk da yalnız kalır. Aileyi güçlendirmek, okul-aile-devlet işbirliğini güçlendirme gerekir. Çekişme dili üretmemelidir. Bürokrasi kurumlar arasındaki eşgüdüm güçlendirilmelidir. Ailelerin dijital farkındalık kapasiteleri çoğaltılmalıdır. 23 Nisan'ın bugünkü anlamı işte bu dengede saklıdır. Millet adına karar alan herkes çocuğu güvenliği ve geleceği konusunda tarih önünde sorumludur. Bugünkü çağrımız sağduyu çağrısıdır. Sağduyu toplumun kendisini kaybetmeden kendisini onarma iradesidir."
"Evlatlarımız istikbalimizdir"
Okul güvenliği ve çocukların korunması adına atılan adımları desteklediğini belirten Bahçeli, kalıcı tedbirlerin alınması konusundaki ısrarını yineledi:
"Bizim talebimiz açıktır. Bizim çağrımız bir mecburiyettir. Sebepler sonuna kadar araştırılmalıdır. Okul güvenliğini, çocuklarımızın ruh sağlığını sağlayacak kalıcı tedbirler vakit kaybetmeden alınmalıdır. Araştırma komisyonu kurulması isabetli bir adımdır. Evlatlarımız istikbalimizdir. İstikbalimiz her türlü polemiğin üzerindedir."
Cumhur İttifakı vurgusu
Siyasi vizyonlarını "çileden gelenlerin birliği" olarak tanımlayan Bahçeli, Cumhur İttifakı'nın ve "Terörsüz Türkiye" idealinin önemini vurguladı:
"Biz Milliyetçi Hareket Partisi'yiz. Bizim siyasetimiz tarih yazanların siyasetidir. Bizim siyasetimiz çıkarların değil, çilenin içinden çıkıp gelmiş neferlerin siyasetidir. Cumhur İttifakı milleti seçimden seçime hatırlayanlardan değil, kapı kapı gezen derdin derdimizdir diyen gönül erlerinin birliğidir. Cumhur İttifakı krizden medet uzmanların değil, çözüm arayanların, düzeni sağlayanların varlık cephesidir. Terörsüz Türkiye süreci iç cephemizin sağlamlığıdır. Terörsüz Türkiye süreci sadece bugünlerin değil yarınların da meselesidir."
"Seçim oyuncan değildir"
Konuşmasının sonunda muhalefetin seçim çağrılarına kapıyı tamamen kapatan Bahçeli, milli iradenin istismar edilmesine izin vermeyeceklerini ifade etti:
“Ara seçimle suları bulandırmak aklı felce uğratmaktır. Ara seçim teranesi basiretsiz muhalefetin ayak oyunudur. Vakitsiz seçim çağrısı yapanlar kendi telaşlarıyla konuşmaktadır. Seçim siyasi cambazlıklarla, öne sürülecek bir oyuncak değildir. Sandığın ne zaman konuşacağı bellidir. Dolambaçlı yollara mahal verilmeyecektir. Türkiye'nin istikbaliyle oynatmayız. Milli iradeyi istismar siyasetine kurban etmeyiz. Hiç kimse bu yürüyüşü durduramayacaktır. Çünkü bu yürüyüş bir partinin değil bir milletin yürüyüşüdür.”