Yedi tepe ve iki kıta üzerinde kurulan kadim şehir İstanbul'un, Türk milletinin ortak hafızasında Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti, çağ açıp çağ kapatan bir iradenin mühürlendiği yer, Türk-İslam medeniyetinin en ışıltılı sembolü ve tarihin en eşsiz tacı olduğunun altını çizen Bahçeli, açıklamasına şöyle devam etti:
"29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşen fetih ile asırların hasreti dinmiş, çağların akışı değişmiş, Türk milletinin imanla karılmış harcı, bütün cihana ilan edilmiştir. Yıkılan Bizans surları ile aşılamaz denilen bütün engeller, geçilemez denilen bütün eşikler, mümkün değildir denilen bütün dogmalar birer birer yıkılmıştır. Haliç'in ağzında demirden zincir, burçlarda Grejuva ateşiyle tahkim edilmiş Bizans müdafaası, Türk ordusunun önünde ise tarihin en çetin imtihanlarından biri vardı. Fakat Fatih Sultan Mehmed Han'ın ufkunda korku yoktu, tereddüt yoktu, geri dönüş yoktu çünkü o ufukta Peygamber Efendimiz'in 'Konstantiniyye elbet fethedilecektir, onu fetheden kumandan ne güzel kumandan, onu fetheden ordu ne güzel ordudur' müjdesine mazhar olma şerefi vardı. İşte o gün, Haliç'in zincirini Ortodoks hükmünden düşüren, gemileri denizin koynundan tepelerin sırtına çıkaran büyük hamle, hedefini haktan, hesabını hikmetten, hamlesini cesaretten, harcını imandan alan 3 bin yıllık Türk askeri dehasının tarihin seyrine vurduğu mühür olmuştur. Otağda değişmez karar, ordugahta itidal, saflarda adanmışlık, dillerde tekbir, gönüllerde fethe dair yeminler yükselirken, Bizans müdafaası Türk'ün iman, irade ve idrak kudreti karşısında çaresiz bırakılmıştır."
Yeni bir nizamın habercisi
Fatih'in komutasında gerçekleşen fetihle birlikte, tarih sahnesinden silinmeye yüz tutmuş eski bir çağın çöküş seslerinin duyulduğunu belirten MHP lideri, dalgalanan her hilalli sancağın ise yeni bir dünya düzeninin habercisi olduğunu kaydetti.
Hükümdarın emriyle alimlerin dualarının, topçu birliklerinin ustalığıyla askerlerin adanmışlığının, aklın ince hesaplarıyla imanın gücünün aynı kutsal gaye uğrunda bir araya geldiğine dikkat çeken Bahçeli, sözlerini şu tarihi ifadelerle tamamladı:
“İstanbul'un fethi, Türk milletinin gaza ve cihat kudretini imar ahlakıyla, utku gayesini adalet nizamıyla mezceden büyük bir tarih hamlesidir. Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul'a nizam kuran, emaneti gözeten, reayayı himaye eden ve zaferin şerefini merhametle ikmal eden bir cihan hükümdarı olarak girmiştir. Ayasofya'ya sığınanlara can ve hürriyet teminatı verilmesi, askerin halka fenalık etmesinin menedilmesi, İstanbul'un iskanla, vakıflarla, çarşılarla, mekteplerle, külliyelerle yeniden ihya edilmesi fethin aynı zamanda bir medeniyet inşası fiili olduğunu göstermiştir. İşte Fatih'i çağların ötesine taşıyan hakikat de budur. Bu kutlu yıl dönümünde, İstanbul'u bizlere vatan kılan büyük hakan Fatih Sultan Mehmed Han'ı, onun yiğit askerlerini, Akşemseddin Hazretleri'ni, Ulubatlı Hasan'ı ve fethin bütün isimsiz kahramanlarını rahmetle, minnetle ve hürmetle yad ediyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun. İstanbul'un fethi kutlu olsun.”