MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Suriye'de yaşanan son gelişmelere ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, ülkenin kuzeyindeki SDG işgalinin sona erdirilmesinin istikrar için hayati önem taşıdığını vurguladı.
Bahçeli, Ahmed el-Şara liderliğindeki yeni yönetimin merkezi otoriteyi kurma çabalarını desteklediklerini belirterek, 10 Mart mutabakatına uymayan terör unsurlarına karşı sergilenen askeri ve siyasi duruşun önemine dikkat çekti. Türkiye’nin Suriye’nin toprak bütünlüğüne verdiği desteğin Şara yönetimini cesaretlendirdiğini ifade eden Bahçeli, "Doğru olan da budur, zira Suriye’de Kürtler başka SDG başkadır. SDG terör örgütüdür ve Suriye Kürtlerini temsil etmemektedir." değerlendirmesinde bulundu.
Kürtçe seçmeli ders ve toplumsal uzlaşı adımı
Şara yönetiminin yayımladığı 13 sayılı kararnameyi "isabetli ve anlamlı bir adım" olarak nitelendiren Bahçeli, bu hamlenin SDG'nin "temsilci" iddiasını çürüttüğünü savundu. Kürtçe ve Türkçe gibi dillerin seçmeli ders olarak okutulmasının, resmi dil ile dil özgürlüğünün ayrılması noktasında bilimin ve aklın gereği olduğunu vurgulayan MHP Lideri, "Her insanın ana dili ana sütü gibi haktır. Ancak kamusal ve siyasal alanda ortak bir dilde konuşmak birlik ve bütünlüğün gereğidir." ifadelerini kullandı. Bahçeli ayrıca, Türkmenlerin haklarının da bu süreçte göz ardı edilmemesi gerektiği uyarısında bulundu.
MHP Lideri Bahçeli'nin Suriye için sunduğu 8 maddelik yol haritası
- 10 Mart 2025 mutabakatının tüm maddeleriyle hayata geçirilmesi, SDG ve türev yapıların tamamen feshedilerek Suriye devlet kurumlarına eksiksiz ve geri dönüşü olmayacak biçimde entegre edilmesi,
- Federasyon, özerklik ve bölünme tartışmalarının gündemden çıkarılması, Suriye’nin toprak bütünlüğünün kalıcı olarak güvence altına alınması merkezi devlet otoritesinin ülke genelinde süratle tesis edilmesi, Suriye hükümetinin Fırat’ın batısı ve doğusu ayrımı olmaksızın tüm ülke sathında egemenlik sağlaması, yapay coğrafi, etnik veya siyasi bölünmelerin önüne geçilerek üniter devlet yapısının korunması,
- Yeni ve kapsayıcı bir Suriye anayasasının yapılması, bu kapsamda tüm etnik ve dini kesimleri kapsayan, kucaklayıcı, eşitlikçi, demokratik ve hukukun üstünlüğünü esas alan bir anayasal düzenin kurulması,
- Kürtlerle SDG’nin net biçimde ayrıştırılması, SDG’nin “Kürtlerin temsilcisi” olduğu iddiasının geçersiz kılınması ve bu algının toplumsal düzeyde kırılması,
- Kürtçenin seçmeli ders olarak eğitim sistemine dâhil edilmesi gibi Türkmenler başta olmak üzere tüm asli unsurların kültürel haklarının dikkate ve gündeme alınması,
- “Suriye vatandaşlığı” kavramının güçlendirilmesi, etnik ve dini aidiyetler yerine vatandaşlık bağının temel ortak payda hâline getirilmesi, tek resmî dil ilkesinin korunması, toplumsal uzlaşma ve milli birliğin güçlendirilmesini mümkün kılacak adımlar atılması,
- Başkanlık sistemi temelinde yönetimde istikrarın sağlanması, yürütme kapasitesi güçlü, istikrarlı bir hükümet yapısının oluşturulması, kuvvetler ayrılığı ilkesinin tesis edilmesi, demokratik, temsile dayalı siyasal sistem kurulması, serbest ve adil seçimler, çok partili hayat ve temsil adaletinin sağlanması, temel hakların güvence altına alınması, din ve vicdan özgürlüğü, hür teşebbüs, insan hakları ve özgürlüklerin korunması,
- Ekonomik ve siyasi olarak güçlü, bütünleşmiş Suriye’nin bölgesel istikrarın temel aktörlerinden biri hâline gelmesi.