Ankara Bildirisi’nde NATO’nun yalnızca savunma harcamalarını artırmayı değil, aynı zamanda üretim kapasitesini güçlendirmeyi hedeflediği görüldü.
Bildiride, “Bugün Ankara’da, 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşmasını duyuruyor, kolektif üretim kapasitemizi artırma ve inovasyonu hızlandırmak için sanayiyle birlikte çalışma taahhüdünde bulunuyoruz.” ifadeleri kullanıldı.
Ayrıca müttefikler arasında savunma ticaretini zorlaştıran engellerin kaldırılması ve NATO ortaklıklarının daha etkin kullanılması yönünde çalışmaların sürdürüleceği belirtildi.
Bu kararlar, NATO’nun önümüzdeki dönemde ortak üretim, tedarik zinciri güvenliği ve savunma sanayisindeki koordinasyonu artırmayı hedeflediğini ortaya koyuyor.

Türkiye’nin savunma sanayisi dikkat çekiyor
NATO’nun ortak üretim ve sanayi iş birliği hedefi, son yıllarda savunma sanayisindeki üretim kapasitesini artıran Türkiye açısından da dikkat çekici gelişmeler arasında değerlendiriliyor.
Türkiye; hava, kara ve deniz platformlarının yanı sıra elektronik harp, radar, haberleşme sistemleri, mühimmat, füze teknolojileri ve insansız sistemler alanında NATO standartlarında üretim yapan ülkeler arasında yer alıyor.
ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN gibi şirketler tarafından geliştirilen sistemler hem Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde kullanılıyor hem de çok sayıda dost ve müttefik ülkeye ihraç ediliyor.
Bildiride herhangi bir ülke veya şirkete yönelik doğrudan görev paylaşımı açıklanmasa da ortak üretim kapasitesinin artırılması ve savunma ticaretinin kolaylaştırılması yönündeki kararlar, üretim altyapısı güçlü ülkelerin NATO projelerinde daha fazla rol üstlenebileceğine yönelik beklentileri artırıyor.
İleri teknoloji vurgusu
Ankara Bildirisi’nin öne çıkan başlıklarından biri de yeni nesil savunma teknolojileri oldu.
Bildiride; entegre hava ve füze savunma sistemleri, insansız platformlar, derinlikte hassas vuruş kabiliyetleri, uzay ve siber güvenlik altyapıları ile yapay zeka destekli sistemlerin geliştirilmesine öncelik verileceği açıklandı.
Ayrıca müttefiklerin birlikte çalışabileceği transatlantik muharebe bulutunun geliştirileceği ve yapay zeka modellerinin savunma alanında daha etkin kullanılacağı belirtildi.
Bu başlıklar, son yıllarda Türkiye’nin de yatırım yaptığı teknolojik alanlarla örtüşüyor. Savunma sanayisinde yürütülen projeler, NATO’nun öncelik verdiği birçok kabiliyet alanıyla uyum gösteriyor.
Savunma harcamaları artıyor
Bildiride, Avrupalı müttefikler ile Kanada’nın 2025 yılında temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar doların üzerinde artırdığı bildirildi.
Söz konusu yatırımların yalnızca yeni askeri kabiliyetlerin geliştirilmesini değil, savunma sanayisinin üretim kapasitesinin güçlendirilmesini de hedeflediği vurgulandı.
NATO’nun açıkladığı yeni tedarik anlaşmasıyla birlikte ittifakın üretim altyapısını genişletmesi ve savunma sanayisinde ortak hareket kabiliyetini artırması bekleniyor.
Güvenlik gündeminde Ukrayna ve Orta Doğu
Ankara Bildirisi’nde Ukrayna’ya yönelik destek de sürdürüldü. Müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna’ya askeri teçhizat, yardım ve eğitim kapsamında 70 milyar avro taahhüdünde bulundu. Bildiride, 2027 yılında da en az aynı seviyede desteğin sürdürülmesine yönelik ulusal taahhütlerin devam edeceği belirtildi.
Öte yandan bildiride, İran’ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiği vurgulanırken, Tahran yönetimine Hürmüz Boğazı’nda seyrüsefer özgürlüğüne tam anlamıyla saygı göstermesi çağrısı yapıldı.
Rusya’nın Avrupa-Atlantik güvenliğine yönelik uzun vadeli tehdit oluşturmaya devam ettiği belirtilen bildiride, NATO’nun kolektif savunma anlayışını güçlendirmeyi sürdüreceği ifade edildi.
Sürecin ayrıntıları daha sonra netleşecek
Ankara Bildirisi, NATO’nun savunma sanayisinde ortak üretim ve tedarik modelini daha da güçlendirmeyi hedeflediğini ortaya koyarken, 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşmasının hangi projeleri kapsayacağına ilişkin ayrıntılar paylaşılmadı.
Bu nedenle Türkiye’nin söz konusu süreçte hangi projelerde yer alacağı veya Türk savunma sanayisi şirketlerinin yeni tedarik programlarına nasıl dahil olacağı, NATO’nun ilerleyen dönemde açıklayacağı uygulama planlarıyla netleşecek.
Bununla birlikte bildiride yer alan ortak üretim, savunma ticaretinin geliştirilmesi ve ileri teknoloji yatırımlarına ilişkin kararlar, Türkiye’nin son yıllarda güçlenen savunma sanayisi altyapısıyla birlikte değerlendirildiğinde, NATO içerisindeki iş birliği imkanlarının genişleyebileceğine işaret eden önemli mesajlar içeriyor.