29 Haziran 2026 Pazartesi
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Açık
27°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Gündem TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan NATO zirvesinde net mesajlar

TBMM Başkanı Kurtulmuş'tan NATO zirvesinde net mesajlar

İstanbul’da gerçekleştirilen NATO Parlamenterler Zirvesi’nde katılan delegasyonlara hitap eden Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, küresel güvenlik mimarisi, bölgesel savaşlar ve savunma sanayisindeki kısıtlamalara ilişkin çok kritik değerlendirmelerde bulundu.

KAYNAK:
İHA

Dünyanın tarihi bir kırılma noktasından geçtiğini belirten Kurtulmuş, askeri kapasitenin artırılmasının yanı sıra barış diplomasisine de aynı kararlılıkla odaklanılması gerektiğinin altını çizdi.

NATO Liderler Zirvesi öncesi İstanbul'da kritik parlamenter buluşması

İstanbul'un ev sahipliği yaptığı zirvenin önemini ve küresel sistemdeki mevcut durumu özetleyerek konuşmasına başlayan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün NATO Parlamenterler Zirvesi’nin 3.’sü gerçekleşiyor. Bu zirve artık gelenekselleşti. Bu zirvenin hemen ardından 7-8 Temmuz’da Ankara’da liderler ve devlet başkanlarının katılacağı Liderler Zirvesi yapılacak. Hem NATO’nun geleceğine dair önemli bilgilerin paylaşılacağı, hem stratejik konuların gündeme getirilmesi açısından önemli bir zirve. İçinden geçtiğimiz dönem insanlık tarihinin en zor ve en büyük kırılmalarının yaşandığı dönemlerden birisidir. Dünyada güç dengeleri ve teknoloji büyük bir hızda değişiyor. Çatışma, gerilim ve savaşların yoğun bir şekilde olduğu bu dönem, bizim de içinde bulunduğumuz bölgeyi tehdit ediyor. Mesele sadece güvenlik ile ele alınmamalı. NATO’nun karşılaşmış olduğu özellikle Avrupa’nın karşılaşmış olduğu sorunların çözülmesinde, sadece askeri kapasitenin yeterli olmadığı, sadece silahların yeterli olamayacağı aşikardır. NATO savunma kapasitesini artırırken, üye ülkeler arasındaki dayanışmayı artırırken, dünyadaki çatışmaların nasıl çözüleceğini, bizleri ilgilendiren güvenlik sorunlarının hangi barış çözümleri ile çözüleceği üzerinde yoğunlaşmamız lazım."

"Türkiye Ukrayna’nın egemenliğine sonuna dek destek vermiş ve vermeye devam ediyor"

Türkiye'nin dış politika vizyonunu aktaran ve Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde yürütülen ara buluculuk çabaları ile tahıl koridorunun küresel etkilerine değinen Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Türkiye kendi dış politikasını da bu anlayışla inşa etmektedir. Saldırgana, zalime, uluslararası hukuku ihlal edene karşı en sert tavrımızı ortaya koyacağız. En zor sorunları bile diplomasi masasında çözme yeteneğimizi kullanacağız. Türkiye Ukrayna’nın egemenliğine sonuna dek destek vermiş ve vermeye devam ediyor. İki tarafla da barış müzakerelerinin yapılması için büyük bir emek verdik. Cumhurbaşkanlığı Çalışma Ofisi’nde Rus ve Ukrayna tarafı bir araya geldi. O dönemde bazı ülkeler barış istemediği için barış sağlanamadı. Ümit ediyoruz ki Ukrayna’nın toprak bütünlüğü ve egemenlik haklarına sonuna dek saygı göstererek, bu savaşın sonuçlandırılması mümkün olsun. Bu müzakerelerde bazı konularda başarılar da elde edildi. Bunlardan birisi Karadeniz tahıl koridorunun açık tutulmasıdır. Uluslararası alanda özellikle Afrika’da kıtlığın ortaya çıkması önlenmiş oldu. Böylece dünya büyük bir felaketten kurtulmuş oldu."

"Orta Doğu’da barış olmadan dünyada barış olmaz"

İran-ABD ilişkilerindeki diplomatik süreçler ve Filistin coğrafyasında yaşanan insani trajediye dikkat çeken TBMM Başkanı, Orta Doğu istikrarının küresel huzur için temel şart olduğunu şu cümlelerle ifade etti:

"Bu güzel örneklerden birisi de Amerika- İran arasındaki savaşın sona erdirilmesi için olumlu bir adımın atılmış olmasıdır. İsviçre’deki müzakerelerin olumlu şekilde sürdürülmesi ve kalıcı ve adil barışın sağlanmasını temenni ediyoruz. Bu, dünya barışı için fevkalade önemlidir. Dünyayı küresel barış bakımından tehdit eden önemli meselelerden biri de Filistin’de yaşanan gelişmelerdir. İsrail’in bütün uluslararası hukuk normlarını hiçe sayıp, soykırım boyutuna ulaşan saldırganlıklarına son verilmek mecburiyettir. Mesele sadece insanlık dramları, 100 bine yaklaşan sivil kayıplar, Gazze’nin haritadan silinmiş olması değil, insanlığın gelecek umutlarının ortadan kaldırılmasıdır. Ümit ediyoruz ki Filistin meselesinde nihai bir sonuca ulaşılıp, bağımsız Filistin devletinin kuruluşu mümkün olsun. İsrail’in bu saldırganlıklarının sona ermesi dünya barışının garanti altına alınması demektir. Orta Doğu’da barış olmadan dünyada barış olmaz. Bu barış için NATO ülkelerinin gerekli desteği vermesini arzu ediyoruz. Ulusal savunma kapasitemizin artırılmasının, NATO üye ülkeler arasında savunma alanındaki iş birliğinin gerçekleşmesinde, üye ülkeler ve ittifakımız açısından çok önemli olduğunun altını çizmek isterim."

"Gelin hep beraber adil hakkaniyetli bir dünya sistemi için hep birlikte çalışalım"

İttifak içerisinde Türkiye'ye uygulanan örtülü veya açık ambargoların NATO ruhuna aykırı olduğunu belirten Kurtulmuş, hava savunma desteği veren müttefiklere teşekkür ederek konuşmasını şu çağrıyla tamamladı:

“Bu ittifak üyeliği çerçevesinde bazı üyelerin, özellikle savunma sanayi alanındaki ambargoların son derece tek taraflı, anlamsız ve ittifak ruhundan uzak olduğu aşikardır. Biz Türkiye olarak tüm üye ülkelerle savunma sanayinde iş birliğine hazırken, aynı davranışın tüm ülkeler tarafından sergilenmesini ümit ediyoruz. Özellikle Orta Doğu’da artan tehditlere karşı başta İspanya olmak üzere üye ülkelerimizin Türkiye Hava Savunma sistemine verdiği destek için teşekkür ederim. NATO ve dünya tarihi bir dönemeçtedir. Artık birlikte çalışmak ve üye ülkelerin güvenliğini sağlamanın yanı sıra, dünya barışına da katkıda bulunmak gibi bir sorumluluğa sahip olmalıyız. Gelin hep beraber adil hakkaniyetli bir dünya sistemi için hep birlikte çalışalım.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *