Törende yaptığı konuşmada minnettarlıktan çok sorumluluk hissettiğini belirten Hania, Hind Receb’in ölümünün bir istisna değil bir sistemin sonucu olduğunu söyledi. Yönetmen, toplu sivil ölümlerinin “meşru müdafaa” olarak sunulmasını eleştirerek barışın ancak adalet ve hesap verilebilirlik ile mümkün olacağını vurguladı.
Hania, “Soykırım sorumluluğunun hukuki ve ahlaki bir yükümlülük olarak kabul edildiği gün bu ödülü memnuniyetle alırım” ifadelerini kullandı. İsrail’in Hind Receb’i, ailesini ve onları kurtarmaya giden iki sağlık personelini öldürdüğünü belirten yönetmen, bu süreçte dünyanın güçlü hükümetleri ve kurumlarının da sorumluluğu bulunduğunu dile getirdi.
Film uluslararası alanda dikkat çekti
ABD, Fransa ve Tunus ortak yapımı olan film, festival sürecinde birçok ödül kazandı. Venedik Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü Gümüş Aslan dahil dokuz ödüle layık görülen yapım, Golden Globe’da “En İyi Film” ve Oscar’da “En İyi Yabancı Film” kategorilerinde aday gösterildi.
Hind Receb’in hikayesi
Film, 29 Ocak 2024’te Gazze’nin Tel el-Heva mahallesinde hedef alınan bir araçta yaşamını yitiren 6 yaşındaki Hind Receb’in hikayesini konu alıyor. Saldırı sırasında Filistin Kızılayı’nı arayarak yardım isteyen Hind Receb, yardım ulaştırılamadan hayatını kaybetti.
Olay sonrası yapılan incelemelerde araca 335 mermi isabet ettiği belirlendi. Saldırıda bölgeye ulaşmaya çalışan iki sağlık çalışanı da yaşamını yitirdi.