30 Mayıs 2026 Cumartesi
NSosyal
Instagram
Twitter
Etkili, Hakiki, Ahlaklı
İstanbul
Açık
22°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Eha Medya Haberler Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İstanbul’un fethi sadece bir zafer değil, karanlığın aydınlığa tebdilidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “İstanbul’un fethi sadece bir zafer değil, karanlığın aydınlığa tebdilidir”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümü dolayısıyla Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen programda yaptığı konuşmada, fethin yalnızca askeri bir başarı olmadığını belirterek kardeşlik ve ümmet bilinci vurgusu yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’un Fethi’nin 573. yıl dönümü kutlamaları kapsamında Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen programa katılarak konuşma yaptı.

Konuşmasına salondakileri ve ekranları başındaki vatandaşları selamlayarak başlayan Erdoğan, İstanbul’un fethinin yıl dönümü ile Kurban Bayramı’nın aynı döneme denk gelmesinin oluşturduğu manevi iklime dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 86 milyon vatandaşa ve dünyanın dört bir yanında yaşam mücadelesi veren insanlara hitaben yaptığı değerlendirmede, “Bugün hem sizlerle bayramlaşalım hem de İstanbul’un fethinin 573. sene-i devriyesini coşkuyla kutlayalım istedik. Fethin 573. yıl dönümünde İstanbul daha bir güzel; bu mübarek bayram gününde sizler daha bir güzelsiniz.” ifadelerini kullandı.

Bayram vesilesiyle İslam alemine yönelik mesajlarını paylaşan Erdoğan, “Bayramın sizler için, tüm İstanbul ve Türkiye için, İslam dünyası ve insanlık için mübarek olmasını; kardeşliğe, barışa, huzura vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Kestiğiniz kurbanların Hak Teala katında makbul olmasını diliyorum. Bayram, şüphesiz en çok da çocuklar için bayramdır. Bayram; cennet yüzlü çocukların yüzlerinde tebessüm çiçekleri açınca bayram olur, asıl böyle anlamını bulur. Türkiye’nin tüm çocuklarının, dünyanın tüm çocuklarının bayramını bugün özellikle tebrik ediyor; her birini sevgiyle kucaklıyor, minik yanaklarından öpüyor, her günlerinin bayram havasında geçmesini temenni ediyorum.” dedi.

“İhtiyaç sahiplerinin dertleriyle dertleniyoruz”

Bayramların toplumsal dayanışmayı güçlendiren özel zamanlar olduğunu dile getiren Erdoğan, milletin yardımlaşma kültürüne vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bayramlar; insanımızın dostluk, kardeşlik, milli ve manevi değerlerini en canlı biçimde yaşadığı müstesna zamanlardır. Bayramlar; yardımlaşma ve paylaşma duygularımızı yüceltmenin yanı sıra birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirdiğimiz özel günlerdir. Milletçe bayram günlerinde bu hissiyatı, bu ruhu, bu inancı çok daha diri biçimde idrak ve ihya ediyoruz. Garip gurebanın kapısını çalıyor, öksüzün yetimin başını okşuyor, en yakınımızdan başlayarak ihtiyaç sahiplerinin dertleriyle dertleniyoruz. Bayramlar millet olarak bizi birbirimize yakınlaştırmakla kalmıyor, aynı zamanda dünyanın dört bir yanındaki kardeşlerimizle de aramızda yeni muhabbet köprülerinin kurulmasını sağlıyor. Bayramlar, tüm farklılıklarımızı bir tarafa bırakıp ümmet olma şuurumuzun daha da perçinlenmesine vesile oluyor.” diye konuştu.

Merhum şair Murat Kapkıner’in dizelerine atıfta bulunan Erdoğan, Türkiye’nin dünyanın dört bir yanına uzanan yardım faaliyetlerine dikkat çekti.

Erdoğan, “Geçenlerde Hakk’a uğurladığımız şair Murat Kapkıner bu bilinci şöyle ifade ediyordu: ‘Afrika’da öldürülse bir yerli / Canı benden çıkıyor seni bildim bileli.’ İşte bu hissiyatla dünyanın en ücra köşesine kadar milletimizin merhamet ve şefkat elini ulaştıran gönüllü kuruluşlarımıza, hayırseverlerimize, sivil toplum örgütlerimize bugün hassaten teşekkür ediyorum. Cenab-ı Allah onların eksikliğini bu millete ve ümmete göstermesin. Şu anda hac farizasını yerine getirmek üzere kutsal topraklarda bulunan kardeşlerimizin ibadetlerinin kabul olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.” ifadelerini kullandı.

“Rabbim bizleri kendi yolundan ayırmasın”

Konuşmasının devamında manevi değerlere ve fetih ruhuna vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Fatih Sultan Mehmet Han’ın duasını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gönülden yapılan duaların geri çevrilmediği bu mübarek günde Fatih Sultan Mehmet Han’ın şu duasına bizler de yürekten amin diyoruz: ‘Zülfünün zincirine bend eyledi şahım beni / Kulluğundan kalmasın azad Allahım beni.’ Evet, Rabbim bizleri kendi yolundan, Peygamberi’nin yolundan, Peygamberi’nin müjdesine nail olan Sultan Fatih’in yolundan ayırmasın. Rabbim nusretini, hamiyetini, merhametini milletimizden eksik etmesin. Rabbim bu mübarek günler hatırına bütün mazlum ve yaralı coğrafyaları hasretini çektiğimiz huzur ortamına kavuştursun.” dedi.

İstanbul’un fethinin tarihsel önemine değinen Erdoğan, şehitleri ve Fatih Sultan Mehmet’i rahmetle andı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda karşımda İstanbul var. Çok değerli İstanbullular; bugün bir taraftan Kurban Bayramı’nın sevincini yaşarken, diğer taraftan İstanbul’un fethinin 573. yılına kavuşmanın heyecanı içindeyiz. Bu anlamlı günde, tam 573 sene önce İstanbul’un fethine katılan, bu şehrin surlarında şehit olan, gazi olan her büyüğümüzü rahmetle anıyorum. Henüz 21 yaşındayken İstanbul’un fethini gerçekleştiren o şanlı komutanı aynı şekilde kemal-i edeple yad ediyorum. Yine burada; bin yıldır semalarımızdan ezan-ı Muhammediler eksilmesin, bayrağımız gökyüzünde nazlı nazlı dalgalansın, mabetlerimizin üzerine namahrem eli değmesin, her metrekaresinde bir şehidin yattığı bu aziz topraklar kirletilmesin diye fedai can eyleyen tüm kahramanlara Rabbimden rahmet diliyorum. Her metrekaresinde bir şehidin yattığı bu aziz topraklar kirletilmesin diye fedai can eyleyen tüm kahramanlara Rabbimden rahmet diliyorum. İstanbul’un fethinin 573. yılı kutlu olsun, mübarek olsun.” dedi.

“İstanbul’un fethi karanlığın aydınlığa tebdilidir”

Fethin yalnızca askeri değil medeniyet perspektifiyle değerlendirilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, İstanbul’un yeniden ihya edildiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu mübarek günde şu noktaya özellikle dikkatlerinizi çekmek istiyorum; İstanbul’un fethi sadece bir büyük zafer, sadece çağ açıp çağ kapayan bir olay değil; dünyanın gözbebeği bir şehirde karanlığın aydınlığa tebdilidir. İstanbul’un fethi, can ve mal güvenliğinin olmadığı bir şehirde yüzyıllarca sürecek bir huzur ve güvenlik ortamının tesis edilmesidir. İstanbul’un fethi; her kökene, her inanca, her görüşe o güne kadar gösterilmeyen hoşgörünün gösterilmesi, verilmeyen değerin verilmesidir. İstanbul’un fethi; coğrafya için fitne üreten bir ocağın söndürülmesi yerine, kıyamete kadar sönmeyecek hak ve hakkaniyet ocağının yakılmasıdır. İstanbul’un fethi; Ayasofya dahil mabetleri soyulan, tahrip edilen, semtleri bataklığa dönüşen bir şehrin imarıdır, ihyasıdır, hayat bulmasıdır.” diye konuştu.

Fatih Sultan Mehmet’in tarihi rolüne ilişkin tarihçi Halil İnalcık’ın değerlendirmelerini paylaşan Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Bu hakikati büyük tarihçi rahmetli Halil İnalcık bakınız nasıl anlatıyor; O, 1451’de tahta oturduğu andan itibaren fethi başarmak için gece gündüz çalışıp her türlü diplomatik, askeri, teknolojik ve idari önlemi düşünmüş ve almış; 20 Nisan deniz bozgunu fethi tehlikeye düşürdüğü anda azim ve kararında sarsılmamıştır. İstanbul’un fethi ve 500 yıllık imparatorluk yalnızca genç Türk hükümdarının eseridir; bu tarihi bir gerçektir. Harap bir şehir olarak aldığı Konstantiniyye’yi Fatih, vakıflara dayanan külliye imaretleriyle muhteşem bir Türk İslam şehri olarak yeniden inşa etmiştir. Ne diyordu? ‘Letuftahanne’l Kostantiniyyete feleni’me’l emiru emiruha veleni’me’l ceyşu zalike’l ceyş.’ ‘İstanbul muhakkak fetholunacaktır; onu fetheden komutan ne güzel komutan, onun askeri ne güzel askerdir.’”

“Bu milletin gönlünde fetih şuuru hiçbir zaman eksik olmaz”

Fethin milletin tarihsel yürüyüşündeki yerini anlatan Erdoğan, genç nesillere yönelik mesajlar verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un fethi; iki dünyanın, iki kıtanın birleştiği bu şehre 573 yıldır batmayan bir güneşin doğması, bir baharın gelmesidir. İstanbul’un fethi; yeryüzünde fitneyi ortadan kaldırmayı hayatının amacı haline getiren, bunun için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan 21 yaşındaki gencin dünya tarihinde örneği görülmeyen bir barış ve kardeşlik iklimini mayalamasıdır. İstanbul’un fethi, bu topraklarda Malazgirt’le başlayan fetihler silsilemizin en parlak halkasıdır. Hani diyor ya Fazıl Hüsnü Dağlarca: ‘Havanın mazisinde, denizin yeşilinde / Bir türkü Orta Asya’dan beri duymuşuz. Anamızın sütünden bayraklara kadar / Yüce fetihle büyümüşüz. Nur ile, kuvvet ile, aşk ile / Kaderin büyüsünü bozmuşuz. Görmüşüz suretini güzelliğin / Koca felaketlere görünmüşüz. Cihanın yarısı gök, önünde şehit şehit durmuşuz. Cihanın yarısı İstanbul almışız.’” dedi.

Fetih ruhunun milletin karakterine işlediğini belirten Erdoğan, İstanbul’un Türk kimliğine vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşte İstanbul’un fethi, devamında fetihler doğuran gaza medeniyetimizin en büyük kapılarından, en büyük kaynaklarından biridir. İstanbul’un fethi milletimizin mefkuresi, ülküsü, Kızıl Elması uğruna neleri başarabileceğinin numunesidir. Karadan yürütülerek Haliç’ten denize indirilen kadırgalar; Sultan Fatih’in azminin, iradesinin, fetih mübinine olan inancının yansımasıdır. Aynı zamanda İstanbul’un fethi; her delikanlımızın ruhunda bir Fatih idealinin, bir Ulubatlı Hasan fedakarlığının, bir Akşemseddin bilgeliğinin yaşadığını gösteren en güzel örnektir. Nasıl göl yerinde su eksik olmazsa, bu milletin gönlünde de fetih mefkuresi, fetih şuuru, fetih özlemi hiçbir zaman eksik olmaz. Değerli kardeşlerim; bu topraklar 1071’den bu yana bizim vatanımız, İstanbul ise 1453’ten bu yana Türk İstanbul olarak milletimizin gözbebeği, iftihar tablosudur.” diye konuştu.

“Bu zihniyetin temsilcilerine fırsat vermeyeceğiz”

İstanbul’un fethine yönelik eleştirilere de değinen Erdoğan, Ayasofya ve İstanbul’un kimliği üzerinden mesaj verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ama biliyoruz ki bunu hala kabullenemeyenler var. İstanbul’un fethini hala içlerine sindiremeyen hazımsızlar var. 573 yıllık öfkenin pençesinden bir türlü kurtulamayanlar var. Bunların gerek içeride gerekse dışarıda buldukları her fırsatta bu hazımsızlıklarını, bu rahatsızlıklarını ifşa ettiklerini görüyoruz. Diyorlar ki. ‘Her kim zulüm 1453’te başladı diyorsa maskesini indirin. Altından 1453’te mücadele ettiğimiz karanlık yüzler çıkacaktır. İstanbul’un statüsü değişsin diyorsa bunlar, Topkapı’da okunan Kur’an’ı, Ayasofya’da okunan ezanı içlerine sindiremeyenlerdir. Her kim İstanbul’da inşa ettiğimiz yüksek medeniyeti görmezden gelerek 'Göçebe barbarlar Anadolu’daki medeniyeti tahrip etti.' diyorsa pelerinini kaldırın, göğsüne kazınmış Bizans dövmesiyle karşılaşırsınız. Her kim bu şehrin Yahya Kemal’in “Türk İstanbul” dediği kurucu kimliğiyle bir sorun yaşıyorsa arka planına baktığınızda aslında fetihle ve Fatih’le hesaplaşma içinde olduğunu görürsünüz. Bunların kim olduğunu hepimiz gayet iyi biliyoruz. Allah’ın izniyle bu zihniyetin temsilcilerine dün fırsat vermedik, bugün de yarın da fırsat vermeyeceğiz. Fatih Sultan Mehmet Han’ın bize emaneti olan bu aziz şehre gözümüz gibi bakmaya devam edeceğiz. 86 yıllık hicranın ardından nasıl Ayasofya’nın kapısına vurulan zincirleri parçaladıysak, kutlu fetihten ilham alarak yeni zaferlere de imza atacağız.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının son bölümünde birlik ve beraberlik mesajı veren Erdoğan, bölgesel gelişmelere işaret etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’un fethi bizlere şunu öğretmiş, şunu hatırlatmıştır. Eğer gerçekten inanır, çalışır, zorluklar karşısında sebat edersek milletçe başaramayacağımız iş, ulaşamayacağımız hedef yoktur. Yeter ki Sultan Fatih gibi ‘Ya İstanbul beni alacak ya da ben İstanbul’u alacağım.’ diyerek kararlılığımızı gösterelim. Yeter ki zafere inanalım, gücümüzün idrakinde olalım. Gerisi Allah’ın izniyle sadece bir zamanlama ve planlama meselesidir. Bunun için hep birlikte çalışacak, saflarımızı daha da sıklaştıracak ve İstanbul’un geleceğini karartmak isteyenlere meydanı bırakmayacağız. Şunu bir defa her bir yol ve dava arkadaşımın çok iyi bilmesini isterim. Dünyamız ve bölgemiz gerek siyasi, gerek ekonomik, gerekse diplomatik bakımdan çok ciddi kırılmalar yaşıyor. Coğrafyamızda sınırlar yeniden kanla ve gözyaşıyla çizilmek isteniyor. Gazze’den Sudan’a, Yemen’den Lübnan’a yönümüzü nereye çevirirsek çevirelim aynı kirli oyunun farklı sahnelerine tanık oluyoruz. Değerli kardeşlerim, Rabbim daha nice fetihlere bizleri eriştirsin. Bunun için de Cumhur İttifakı’nın birliğini, beraberliğini daim eylesin. Birliğimizi, beraberliğimizi bozmayacağız. Bir olacağız. İri olacağız. Diri olacağız. Kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye’nin yarınlarına yürüyeceğiz. Sağ olun. Var olun. Rabbim yar ve yardımcımız olsun.” dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *