Ankara, İtalya ile bu kapsamda yeniden masaya oturmaya hazırlanıyor.
Çok katmanlı savunma mimarisi güçleniyor
Son yıllarda geliştirdiği yerli ve milli savunma sistemleriyle dikkat çeken Türkiye, hava savunma mimarisini çok katmanlı bir yapıya dönüştürme hedefi doğrultusunda farklı alternatifleri değerlendirmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda SAMP-T sistemi, NATO uyumlu yapısı ve balistik füze savunma kabiliyetiyle öne çıkan başlıca seçenekler arasında yer alıyor.
Ara formüller gündemde
Orta Doğu’da artan füze ve hava tehdidi, Türkiye’nin savunma alanındaki adımlarını hızlandırdı. “Sistemler sistemi” olarak tanımlanan Çelik Kubbe tam kapasite devreye girene kadar, Ankara’nın ara formüller üzerinde çalıştığı belirtiliyor.
Bu çerçevede, SAMP-T sistemi kısa vadede hava savunma kapasitesini destekleyecek bir çözüm olarak öne çıkıyor.
Milli kapasite önceliği
Geçmiş deneyimlerden çıkarılan dersler doğrultusunda Türkiye, dışa bağımlılığı artıracak modellerden uzak durarak milli kapasiteyi güçlendirecek iş birliklerine öncelik veriyor. Bu yaklaşım, yeniden gündeme gelen SAMP-T görüşmelerinin de temel çerçevesini oluşturuyor.
Teknoloji transferi ve ortak üretim masada
Ankara bu süreçte yalnızca sistem tedariğini değil, aynı zamanda teknoloji kazanımını da hedefliyor. Bu kapsamda SAMP-T sisteminin temininin yanı sıra teknoloji transferi, ortak üretim ve yerli katkı oranının artırılması başlıklarının görüşmelerin merkezinde yer alması bekleniyor.
Türkiye’nin uzun vadeli hedefi ise tamamen yerli ve milli sistemlerle bağımsız bir hava savunma altyapısı kurmak.
Süreç neden tıkanmıştı?
SAMP-T projesi daha önce Fransa’nın da dahil olduğu üçlü bir yapı içinde gündeme gelmişti. Ancak siyasi gerilimler ve Türkiye’nin hassasiyetlerinin yeterince karşılanmaması nedeniyle süreçte ilerleme kaydedilememişti.
Yeni dönemde ise Türkiye ile İtalya arasındaki ikili ilişkilerde yakalanan olumlu ivmenin, süreci daha gerçekçi ve sonuç odaklı bir zemine taşıdığı değerlendiriliyor.